Yukarı
446976

Cephanede kritik açık: Müttefikleri de tetikte!

07 Mayıs 2026 08:05

Trump’ın İran ile savaşının uzamasıyla ABD’nin cephanesi kritik seviyelere düştü. Savunma Bakanı Pete Hegseth, ilave askeri harcamalar için Kongre’den tam 1,5 trilyon dolar talep etti ve bu isteği kabul görmedi. Müttefikleri ise ABD’nin silahlarının azalmasından hayli endişeli…

ABD Savunma Bakanı (resmi adıyla Savaş Bakanı) Pete Hegseth’in silahları da parası da bitiyor mu? Hegseth, geçtiğimiz hafta ABD Kongresi’nden ilave askeri harcamalar için yaklaşık 1,5 trilyon dolar talep etti. Ricacıdan çok kavgacı bir tutum sergileyen Hegseth, altı saat süren komite oturumu boyunca desteklerine ihtiyaç duyduğu senatörleri eleştirdi.

Aşırı sağcı bakan, “Mevcut durumda karşı karşıya olduğumuz en büyük düşman, Kongre'deki Demokratların ve bazı Cumhuriyetçilerin pervasız, beceriksiz ve teslimiyetçi sözleri” diye konuştu. Hegseth ve Pentagon’un nakde acil ihtiyacı olduğu düşünüldüğünde Bakan’ın bu tavrı “garip şekilde hırçın” olarak yorumlandı.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) analizine göre, İran savaşı ABD’nin cephanesindeki bazı önemli ve pahalı silahların stoklarını kritik şekilde azalttı. ABD ateşkese kadar geçen 38 günde, İran’daki 13 bin hedefe büyük miktarda silah fırlatmak ve İran füzeleri ile dronelarını vurmak için en az 25 milyar dolar harcadı.

İRAN’DA KULLANILANLARIN YERİNE KOYULMASI 4-5 YIL SÜRECEK

Patriot ve Tomahawk füzeleri ile THAAD hava savunma sistemleri gibi kilit silahların stoklarının 3’te biri ila yarısı kullanıldı. Bu silahların yerine yenilerinin koyulması için ise gereken süre dört ila beş yıl. Silah üreticileri de Kongre bütçeyi onaylayana kadar üretimi arttırmaya yanaşmıyor.

Gelişmeler, ABD’nin Avrupa ve Asya’daki müttefikleri tarafından endişeyle takip ediliyor. ABD’nin müttefiklerini korumak için konuşlandırdığı kritik savunma sistemlerini Orta Doğu’ya kaydırması, ilgili müttefiklerde kaygıya neden oluyor. Donald Trump, Cuma günü yaptığı konuşmada, “Dünyanın dört bir yanında envanterimiz var ve ihtiyaç duyduğumuzda bunları alabiliriz” dedi.

Trump’ın ‘Savaş Bakanı’nın parası da silahı da bitti | Cephanede kritik açık: Müttefikleri de tetikte

Pete Hegseth'in oturumdaki tutumu hayli kavgacı olarak ifade ediliyor. Fotoğraf: AP

Mesele sadece ABD’nin silahlarını söz konusu bölgelerden çekmesi değil. Müttefikler ayrıca, Pentagon'un stokları azaldıkça kendi tedariklerinin de bu durumdan olumsuz etkilenmesinden korkuyor.

ABD, Japonya, Estonya, Litvanya, Polonya ve İngiltere gibi ülkelere, halihazırda sipariş ettikleri askeri ekipmanlar için aylar veya yıllarca bekleyebileceklerini ve sipariş kuyruğunun sonuna geçebileceklerini söylüyor.

‘MÜTTEFİKLER BAŞKA YERLERE GİDEBİLİR’

CSIS’ta çalışmalar yürüten eski deniz piyade albayı Mark Cancian, müttefiklerin normalden daha uzun bekleme ihtimallerine dikkat çekerek, “ABD’nin güvenilmez bir tedarikçi olarak görülmesi ve müttefiklerin başka yerlere yönelmesi gibi bir risk de var” dedi.

Analistleri endişelendiren en büyük endişe ise, İran'da mühimmatın azalmasının, ABD’nin Rusya veya Çin'den gelebilecek daha büyük tehditlere karşı kendisini ve müttefiklerini savunamaz hale getirmesi ihtimali... Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt geçen hafta yaptığı açıklamada, bu durumu hafife alarak, ABD'nin “vatanı etkili bir şekilde savunmak ve başkomutan tarafından emredilen her türlü askeri operasyonu gerçekleştirmek için hem yurt içindeki hem de dünya genelindeki stoklarda fazlasıyla yeterli silah ve mühimmata sahip olduğunu” söyledi.

Ancak Cancian bu açıklamadan pek tatmin olmamış:

“Pasifik’in batısındaki çatışmalar için ihtiyaç duyduğumuz her şeye sahip olduğumuzu söylemek zorundalar. Farklı bir söyleselerdi kırmızı alarm olurdu.”

Cancian ve CSIS’teki meslektaşları tarafından yapılan stok analizleri, daha farklı ve ABD açısından daha rahatsız edici bir tablo sunuyor. CSIS’in analizine göre, yeniden tedarik edilmesi gerekenlerin başında uzun menzilli Tomahawk'lar geliyor. ABD, savaşın ilk günlerinde İran’a binden fazla Tomahawk ateşledi; bu füzelerin tanesi 2 milyon 600 bin dolar değerinde. Bu miktar ayrıca, ABD’nin yıl boyunca sipariş ettiği Tomahawk füzesi sayısının 10 katından fazla. ABD’nin cephaneliğinde hala 2 bin kadar Tomahawk mevcut ve üretici RTX firması Beyaz Saray’a üretim kapasitesini yıllık binin üzerine çıkarma taahhüdü verdi.

Basında çıkan haberlerde, Japonya’ya Çin tehdidine karşı sipariş ettiği 400 Tomahawk’ın sevkiyatının gecikebileceği bildirildi.

RTX ayrıca, gemi tabanlı fırlatıcılardan ateşlenen ve balistik füzeleri vuran SM savunma sisteminin (standart füze önleyicilerin) de üreticisi. Pentagon'un elindeki SM-3'lerin yarısından fazlasının ve SM-6'ların üçte birinin İran'da kullanılmış olabileceği belirtiliyor. RTX, Trump’a SM-6 üretimini yılda 500'ün üzerine çıkaracağını taahhüt etti fakat her bir füzenin maliyeti 5 milyon dolardan fazla.

ABD ayrıca, bin kadar uzun menzilli, havadan fırlatılan hayalet JASSM füzelerinden de ateşledi. Bu miktar da stokların dörtte biri ila yarısına tekabül ediyor ve bunları yeniden tedarik etmek dört yıl sürecek.

GÜNEY KORE’DEKİ BATARYALAR DA KAYDIRILDI

Tedariklerde yaşanan en büyük eksiklik ise, ABD’nin Körfez’deki müttefiklerinin İran’dan gelen füzeleri durdurmak için kullandığı THAAD hava savunma sistemi olabilir. ABD, sekiz bataryasının büyük kısmını Orta Doğu’ya kaydırdı. Bunlara, Kuzey Kore karşısında önlem almak amacıyla Güney Kore’ye konuşlandırdığı THAAD sistemleri de dahil. Stokun yüzde 50 ila 80 kadarı kullanıldı. Üretici Lockheed Martin, üretimi yıllık 400’e çıkaracağını ancak en az bir sene boyunca hiç teslimat yapmayacağını açıkladı. THAAD hava savunma sistemlerinin her birinin maliyeti 15 milyon doları geçiyor.

Trump’ın ‘Savaş Bakanı’nın parası da silahı da bitti | Cephanede kritik açık: Müttefikleri de tetikte

ABD'nin 'Destansı Öfke' harekatında İran'a fırlattığı Tomahawk'lardan biri. Fotoğraf: AP

Patriot savunma sisteminin tanesi ise 3 milyon 900 bin dolara mal ediliyor ve bu füzeler 18 ülke tarafından kullanılıyor. Savaştan önce ABD’nin elinde iki bin 330 adet Patriot olduğu tahmin ediliyordu, bunun bin 430’u Körfez’de kullanıldı. Lockheed Martin, mevcut 600 olan yıllık üretimi 2030’a kadar iki bine çıkarmayı taahhüt etti. Normalde yıllık üretimin yarısı Ukrayna gibi ABD’nin müttefikleri ile ortaklarına gidiyordu ama gelecekte bu durum değişebilir.

UKRAYNA’YA TEDARİK AKSAYACAK MI?

Ukrayna ABD’den karadan fırlatılan PrSM isimli hassas vuruş füzesi de istiyor. Bazı raporlar ABD’nin cephanesindeki 90 tane PrSM’nin tamamının İran savaşında kullanıldığını yazıyor. Lockheed Martin, adedi bir milyon 600 bin dolara üretilen bu füzelerin üretimini yıllık 400 seviyesine çıkarmayı planlıyor. Ancak Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'nin üretim hattından çıkan ilk ürünleri alması pek olası görünmüyor.

Pentagon’dan geçen hafta Financial Times'a yapılan açıklamada, ABD'nin operasyonel ihtiyaçlarla uyum sağlamak için hem yeni talepleri hem de mevcut silah transferlerini dikkatle değerlendirdiği belirtildi.

ABD kendi stoklarını yenilemeye öncelik vereceği için birçok müttefikin ya kendi silahlarını üretmeye başlaması ya da başka yerlerden sistem satın alması bekleniyor. Japonya, geçen ay öldürücü silah ihracatı yasağını kaldırarak, müttefiklerine satışları artırabileceğinin sinyalini verdi. İsviçre'nin ise Patriot siparişinin gecikme ihtimali karşısında alternatif arayışına girdiği bildiriliyor.

Ancak Cancian birebir ikame bulmanın zor olacağı konusunda uyarıyor:

“Alternatifler var ama hepsinin ABD'nin sağladığı kadar yetenekli olup olmadığı net değil.”

ABD’nin Körfez'deki müttefikleri haricindeki ülkeler için durum parlak görünmüyor. Asya’daki ortakları ise, sadece silahların Körfez’e kaydırılmasından endişe duymuyor. Bölgeye gönderilen askeri varlıklar arasında, 4 binden fazla denizciyi taşıyan USS Abraham Lincoln uçak gemisi de var.

Üstelik Trump'ın İran'la savaşının ABD’ye tek maliyeti mühimmat değil. Liste, düşürülen çok sayıda hava aracı, bölgede hasar gören askeri üsler ve radar sistemleri, donanmanın büyük bir kısmını Körfez'e göndermenin operasyonel masrafları şeklinde uzayıp gidiyor...

Hegseth’in 1,5 trilyon dolarlık önerisi, savunma harcamalarında yüzde 40’tan fazla bir artış anlamına geliyor ve bu da Amerika’nın zaten zorlanan kamu maliyesine ağır bir darbe olarak görülüyor.

Ancak yine de tek başına nakit para bulmak sorunu çözmeyebilir. Gerçek şu ki, Trump, füzeleri savunma sanayinin üretim hızından çok daha hızlı bir şekilde harcadı. Cancian durumu şu sözlerle özetliyor:

“Mevcut durumda kapasitemizin sonuna geldiğimiz bir noktadayız. Bu yüzden sadece para ilave etmek işe yaramıyor.”

The Telegraph’ta yayımlanan “America’s arsenal runs dangerously short as Trump’s war drags on” başlıklı makaleden Türkçeleştirildi.

Hürriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

İran’dan Hürmüz mesajı: Ticari gemilere destek duyurusu

İran Limanlar ve Denizcilik Kurumu, Hürmüz Boğazı ve bölge sularında bulunan ticari gemi kaptanlarına hitaben yayımladığı mesajda, İran limanlarının, genel denizcilik hizmetleri, teknik d...

Fransız Meclisi’nden İsrail kararı: Askıya alma teklifi reddedildi

Fransız Ulusal Meclisi, insan hakları ve uluslararası hukuk ihlalleri nedeniyle İsrail ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınmasına yönelik karar tasarısını...


Ege'de Türk mürettebatın bulunduğu gemi battı

Ege Denizi'nde 8'i Türk 9 mürettebatın bulunduğu kargo gemisi battı. Kurtarılan mürettebatın Andre Adası'na götürüldüğü öğrenildi. Yunan Devlet Televizyonu ERT'in haberinde, Ege Denizi'nd...

ABD'den Hürmüz Boğazı'nda Geri Adım: Trump İki Günlük Operasyonu Durdurdu

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nda başlattıkları Özgürlük Projesi'nin kısa süreliğine durdurulduğunu ifade ederken, ablukanın ise süreceğini belirtti. İran basını ise yaşanan gel...


446 Eski AB Yetkilisinden İsrail’e Karşı Acil Adım Çağrısı

Yetkililer, 11 Mayıs’ta yapılacak AB Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde yayımladıkları ortak açıklamada, özellikle E1 bölgesinde planlanan geniş kapsamlı yerleşim projesine dikkat ç...

ABD'den Hürmüz Açıklaması: 10 Denizci Hayatını Kaybetti

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hürmüz Boğazı’ndaki çatışmalarda 10 sivil denizcinin hayatını kaybettiğini açıkladı.


Lübnan’dan İsrail açıklaması

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, "savaşı sona erdirme" çabalarını sürdürdüklerini belirterek, "Savaş dahil diğer tüm seçeneklerin tükenmesinin ardından müzakere süreci elimizde kalan tek ...

Romanya'da hükümet düştü

Romanya'da merkez sol Sosyal Demokrat Parti (PSD) ve aşırı sağcı Rumenlerin Birlik İttifakı (AUR) tarafından Başbakan Ilie Bolojan liderliğindeki hükümetin düşürülmesi için yapılan gensor...


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Matthew Perry'nin eşyaları satışa çıkıyor

"Friends" dizisiyle dünya çapında üne kavuşan ve 2023 yılında hayatını kaybeden Matthew Perry’nin kişisel eşyaları ile dizi hatıraları açık artırmaya çıkıyor. Müzayededen elde edilecek ge...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Her 3 yetişkinden biri risk altında: Sessiz katile dikkat!

Hipertansiyonun, dünya genelinde her üç yetişkinden birini etkileyen ve çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen kronik hastalıkların başında geldiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bünyamin Yavuz, “Uzun süre kontrol altına alınmadığında kalp kasında kalınlaşma, damar sertliği ve kalp yetmezliği gibi ciddi sonuçlara yol açabilen bu durum, erken dönemde fark edilmediğinde hayati risk oluşturabiliyor” dedi. Hipertansiyon kalbi yavaş yavaş yorduğunu ifade eden Dr. Yavuz, hipertansiyonun kalp üzerindeki etkilerine dikkat çekerek uyarılarda bulundu.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR