Yukarı
446978

Sadık Gürbüz, 50. sanat yılını kutluyor

07 Mayıs 2026 08:13

Halk müziğinin usta ismi Sadık Gürbüz, yarım asırlık sanat yaşamını konserlerle kutluyor. Ruhi Su geleneğinden beslenen sanatçı, aşkı da kavgayı da türkülerle anlatmayı sürdürüyor.

Karacaoğlan, Yunus Emre, Âşık Ömer, Âşık Fedai, Âşık Kerem, Pir Sultan Abdal, Ruhsati, Kul Mustafa, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Ahmed Arif, Arkadaş Z. Özger ve daha niceleri; hepsinin sözü, onun sesiyle kulaklarımıza değdi. Aşk da sevda da kavga da hep onun sesiyle yüreklerimizde yankılandı: Usta sanatçı Sadık Gürbüz, müzik yaşamının 50’nci yılını kutluyor.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmasına karşın tercihini sanattan yana kullanan, sekiz yıl süren tiyatro emekçiliğinin ardından müziğe yönelen, Ruhi Su’nun öğrencisi olarak yetişen, yarım yüzyıllık müzik yaşamına sekiz albüm, üç sinema filmi müziği ve çok sayıda tiyatro bestesi sığdıran Gürbüz, aynı zamanda sinema ve televizyon dünyasındaki oyunculuk çalışmalarıyla da biliniyor.

Gürbüz, 50’nci sanat yılını üç konserle kutlayacak. Gürbüz, yarın saat 20.30’da İstanbul Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde; 15 Mayıs saat 20.30’da İstanbul Caddebostan Kültür Merkezi Büyük Salon’da ve 12 Haziran saat 20.30’da Avcılar Barış Manço Kültür Merkezi’nde dinleyicileriyle buluşacak. Gürbüz’le, geride bıraktığı 50 yılın izlerini konuştuk.

‘TİYATROYU BIRAKMAK ZORUNDA KALDIM’

- 50 yıl önce bu serüven nasıl başladı?

Tiyatrodan ayrıldığımda 1976 idi. Tiyatrodayken oyun müzikleri de yapıyordum. Sinema filmleri için de yaptım; “Kara Çarşaflı Gelin” (1975), “Kaçak” (1982) ve “Şaşkın Ördek” (1983). Tiyatrodan ayrılmak zorunda kaldıktan sonra öğrencilik devam ediyordu. Halk gecelerinde müzik yapmaya başladım. Sonra müzikten devam ettim.

- Tiyatroyu neden bırakmak zorunda kaldınız?

Biz Muhsin Ertuğrul’un yetiştirdiği özel bir ekiptik. Dönemin iktidarı Muhsin Ertuğrul’u görevden aldıktan sonra, onun yetiştirdiği bizleri de tiyatrodan uzaklaştırdılar. Ama biz arkadaşlarımızla dava açtık. O dava birkaç yıl sonra sonuçlandı ve arkadaşlarımız tiyatroya döndüler. Ben o arada müzikte yolumu almıştım.

RUHİ SU ETKİSİ

- Bu 50 yılın en önemli anısı, sizin için nedir?

Kuşkusuz Ruhi Su’dur. Ruhi Su ile tanışmadan önce ben bağırıyordum. Türkü söylemeyi bağırmak zannediyordum. Onu aslında lisedeki hocam da söylüyordu. Allah rahmet eylesin Hacer Güngör... Bağırarak türkü söylemek, müzik yapmak değildir derdi ama bunu bana söylemiyordu. Bütün sınıfa söylüyordu. Çünkü bize öyle göstermişler, alıştırmışlar. Ama Ruhi Su, türkünün bağırmak olmadığını, alkışın yanıltıcı olduğunu, alkışlara inanılmaması, güvenilmemesi gerektiğini, kalıcı olabilmek için anlatılan şeyler olduğunu bana söyleyen ve beni belli bir yola yönlendiren Ruhi Su’dur.

- Konserler hakkında konuşalım biraz, müziğe dönelim. Bu fikir nasıl ortaya çıktı?

Bu benim düşüncem değildi, 50’nci sanat yılı konseri. Arkadaşlarım önerdi, yapalım, dedim. Biraz tehlikeli yalnız. Çünkü bizim dinleyici çevremiz biraz dar. Bilet fiyatlarını düşük tutmak zorundasınız. Ama 50’nci yıl deyince de boyutunu biraz büyük tutacaksınız. Orkestrayı biraz geniş tuttuk. E tabii yük biraz daha artıyor. Gelen insanların da salona girebilmeleri için, izleyebilmeleri için bilet fiyatlarını düşük tuttuk. Ama yine de endişe taşıyorum. İnsanların ekonomik koşullarını düşünüyorum. Siz nasılsanız, ben nasılsam insanlar da öyle.

‘YAŞAM, KAVGADIR’

- Sadık Gürbüz, dinleyicilerin zihninde nasıl anımsanmak ister? Şener Şen’in oynadığı bir film vardır, onu çok severim: Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni. Çok güzel sevda türkülerini seçip söylüyorum. Aşk türkülerini çok seviyorum. Çünkü ben sevgiye çok önem veririm. Dünyanın temelini sevgi olarak görüyorum. Sevgi olmazsa ne yaşam olur ne yaşamın dengesi ne de katlanılabilir bir tarafı. Barışın da temeli sevgidir, saygıdır. O nedenle ben sevda türkülerine çok önem veriyorum. O nedenle aşk türküleriyle, sevda türküleriyle, gurbet türküleriyle anımsanmak isterim.

- Sizin kavga türküleriniz de var...

Kavga itici geliyor insanlara. Halbuki yaşam bir kavgadır. Yaşam kavgası veririz değil mi? Yaşam kavgası verirken yumruk yumruğa tekme tokat değildir bu. Mücadele derler. Yaşam mücadelesi derler. O sözcüğü kullanmak istemem. Eski bir sözcük. Yaşamla kavga edersiniz. Yaşama karşı galip çıkmak için, yenebilmek için kavga edersiniz.

O kavgayı niçin edersiniz, insan gibi yaşayabilmek için edersiniz. Sevgi içerisinde, barış içerisinde değil mi? Karşılıklı dayanışma içerisinde, toplumsal barış içerisinde yaşamak isterseniz. Çünkü yaşam bir kavgadır. Siyaset de bir kavgadır. Yaşam koşullarının düzeltilmesi için verilen kavgadır. 

‘Çamur deryasına karşı mücadele derneği kurun, örgütlenin!’

- Siz toplumcu bir sanatçısınız, bu duruşunuzla 50 yılı geride bıraktınız. Baskı ortamı odağında, geçmişi ve bugünü nasıl kıyaslarsınız?

Ciğerim paramparça oluyor bu soruya karşı. Böyle bir şey görülmedi. Böyle bir şey, eskilerin deyimiyle tahayyül edilemezdi. Düşünülemezdi bile. Olanaksızdı. Anayasayı dinlemiyorum, diyebilmek ne cürettir ya? Adam anayasayı çiğnediği için asıldı. Vatana ihanetten asıldı. Şimdi Anayasa Mahkemesi’nin hükmü kalmadı. Yasasız ve anayasasız bir ülke haline geldi. Bunu düşünebilir misiniz? Hakkınızı arayamazsınız. Cebinizdeki 5 kuruştan emin olamazsınız. Mal varlığınıza el konuyor ya... Kapitalizmin özüdür mal varlığı, onun bile güvencesi yok artık. Dayanılacak gibi değil. Olmaz diyorsunuz, oluyor, O zaman ne olacak? Olmamalı kardeşim diyebilecek bir örgütlenme olacak. Nerede birleşecekseniz orada birleşeceksiniz. Çamur deryasına karşı mücadele derneği kurun, orada birleşin kardeşim. Çünkü çamurun içerisindeyiz.

Cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Karsu, 'Özgürlük Elçisi' seçildi

Ünlü şarkıcı ve piyanist Karsu, Hollanda’da 2026 yılı Kurtuluş Günü etkinliklerinin "Özgürlük Elçisi" olarak tarihi bir başarıya imza attı. Hollanda Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne ait heliko...

''Türklerden ilgimi çeken erkek yok!''

4 kez nikâh masasına oturan Nilgün Belgün şaşırtıcı bir açıklama yaptı. Usta oyuncu “Türklerden ilgimi çeken erkek yok. Hepsini tanıyorum. Yabancıları merak ediyorum” diye konuştu. Nilgün...


Gençler sahnede

İzmir Şehir Tiyatroları’nın düzenlediği Gençlik Günleri, “Halktan Biri” oyunu ile perde açtı. Bahçeşehir Koleji 50. Yıl Anadolu ve Fen Lisesi öğrencileri ise “Lüküs Hayat”ı sahneledi. Üc...

Bulutsuzluk Özlemi’nin 40 yıllık sanat yolculuğu beyazperdede

“Türkçe rock yapılmaz” denilen bir dönemde yola çıkan Bulutsuzluk Özlemi’nin 40 yıllık hikâyesi, 300 saatlik arşivden derlenen “Yaşamaya Mecbursun” belgeselinde anlatılıyor. Film, festiva...


Halit Çelenk Hukuk Ödülleri sahiplerini buldu

Adaletsizliğe karşı mücadelenin simge isimlerinden Avukat Halit Çelenk adına verilen Hukuk Ödülleri, Türkiye Barolar Birliği Avukat Özdemir Özok Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen tö...

ADK 90. Yılını CSO Ada Ankara'da kutlayacak

Türkiye’nin sanat hafızasına dönüşen, binlerce sanatçı yetiştiren Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı 90. yaşını 6 Mayıs Çarşamba akşamı 19.00’da CSO Ada Ankara’da, Ankara...


Tarık Akan’ın hayatı, Bakırköy’de sahneye taşındı

Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT), Tarık Akan’ın hayatını konu alan "Anne Kafamda Bit Var" adlı oyunu sahneledi. Oyun, sanatçının 80’li yıllarda yaşadığı zorlu süreci ve sinema yolculuğ...

Ayşe Kulin’den Tuba Ünsal’a sert eleştiri

Ünlü yazar Ayşe Kulin, kült eseri "Adı Aylin"i müzikale uyarlayan ancak projesi hüsranla sonuçlanan Tuba Ünsal hakkında sessizliğini bozdu. Ünsal’ın performansını ve projedeki ısrarını el...


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Matthew Perry'nin eşyaları satışa çıkıyor

"Friends" dizisiyle dünya çapında üne kavuşan ve 2023 yılında hayatını kaybeden Matthew Perry’nin kişisel eşyaları ile dizi hatıraları açık artırmaya çıkıyor. Müzayededen elde edilecek ge...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Her 3 yetişkinden biri risk altında: Sessiz katile dikkat!

Hipertansiyonun, dünya genelinde her üç yetişkinden birini etkileyen ve çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen kronik hastalıkların başında geldiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bünyamin Yavuz, “Uzun süre kontrol altına alınmadığında kalp kasında kalınlaşma, damar sertliği ve kalp yetmezliği gibi ciddi sonuçlara yol açabilen bu durum, erken dönemde fark edilmediğinde hayati risk oluşturabiliyor” dedi. Hipertansiyon kalbi yavaş yavaş yorduğunu ifade eden Dr. Yavuz, hipertansiyonun kalp üzerindeki etkilerine dikkat çekerek uyarılarda bulundu.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR