Yukarı
447003

Her 3 yetişkinden biri risk altında: Sessiz katile dikkat!

07 Mayıs 2026 10:20

Hipertansiyonun, dünya genelinde her üç yetişkinden birini etkileyen ve çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen kronik hastalıkların başında geldiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bünyamin Yavuz, “Uzun süre kontrol altına alınmadığında kalp kasında kalınlaşma, damar sertliği ve kalp yetmezliği gibi ciddi sonuçlara yol açabilen bu durum, erken dönemde fark edilmediğinde hayati risk oluşturabiliyor” dedi. Hipertansiyon kalbi yavaş yavaş yorduğunu ifade eden Dr. Yavuz, hipertansiyonun kalp üzerindeki etkilerine dikkat çekerek uyarılarda bulundu.

İlerleyen yaş, hareketsiz yaşam tarzı, aşırı tuz tüketimi ve stres gibi faktörlerin hipertansiyon gelişiminde önemli rol oynadığını belirten Bünyamin Yavuz, özellikle şehir yaşamının getirdiği alışkanlıkların riski artırdığını ifade etti. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bünyamin Yavuz, hipertansiyonun kalp üzerindeki etkileri hakkında, “Kan basıncının uzun süre yüksek seyretmesi, kalbin daha fazla çalışmasına neden olur. Bu durum zamanla kalp kasının kalınlaşmasına yol açar. Başlangıçta bu bir uyum mekanizması gibi görünse de ilerleyen süreçte kalbin gevşeme ve kasılma fonksiyonlarını bozarak kalp yetmezliğine zemin hazırlar” dedi.

‘KALP ÜZERİNDEKİ YÜK GİDEREK ARTIYOR’

Prof. Dr. Yavuz, “Hipertansiyonun kalp üzerindeki etkisi tek yönlü değil; çok katmanlı bir süreç olarak ilerliyor. Yüksek basınç altında çalışan kalp, zamanla hem yapısal hem de fonksiyonel değişikliklere uğruyor. Kalp kasında kalınlaşma (hipertrofi), kalbin oksijen ihtiyacını artırırken, aynı zamanda koroner damarlar üzerindeki baskıyı da yükseltiyor” diye konuştu. Prof. Dr. Yavuz, bu sürecin çoğu zaman fark edilmeden ilerlediğini belirterek, “Hastalar genellikle baş ağrısı, çarpıntı veya nefes darlığı gibi şikayetler ortaya çıktığında hekime başvuruyor. Ancak bu belirtiler görüldüğünde hipertansiyon çoğu zaman uzun süredir mevcut oluyor” diye konuştu.

‘DAMAR YAPISI DA ZARAR GÖRÜYOR’

Hipertansiyon yalnızca kalbi değil, damar sisteminin tamamını etkileyen sistemik bir hastalık olarak değerlendirildiğini söyleyen Prof. Dr. Yavuz, “Sürekli yüksek basınca maruz kalan damar duvarları zamanla esnekliğini kaybediyor ve sertleşiyor. Bu durum, ateroskleroz gelişimini hızlandırarak kalp krizi ve inme riskini artırıyor” dedi.

Damar sağlığındaki bozulmanın sadece büyük damarlarla sınırlı olmadığını ifade eden Prof. Dr. Yavuz, küçük damarların da bu süreçten etkilendiğini belirterek, “Böbrekler, beyin ve göz gibi organlar, küçük damar ağı açısından oldukça zengindir. Hipertansiyon bu bölgelerde mikrovasküler hasara neden olarak organ fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir” ifadelerini kullandı.

‘ERKEN TANI BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR’

Hipertansiyonun kontrol altına alınabilmesi için erken tanının kritik rol oynadığını ancak hastalığın çoğu zaman belirti vermemesinin düzenli ölçüm yapılmadığı sürece fark edilmesini zorlaştırdığını belirten Prof. Dr. Yavuz, hipertansiyonun tanısında düzenli tansiyon ölçümünün önemine dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı:

“Erişkin bireylerin yılda en az bir kez tansiyonlarını ölçtürmeleri önerilir. Risk grubunda yer alan kişilerde bu sıklık artırılmalıdır. Evde yapılan ölçümler de tanı ve takip sürecinde önemli bir yer tutar.”

 

‘YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ BELİRLEYİCİ OLUYOR’

Hipertansiyon yönetiminde yalnızca ilaç tedavisi değil, yaşam tarzı değişiklikleri de büyük önem taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Yavuz, “Bilimsel çalışmalar, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kan basıncını anlamlı ölçüde düşürebildiğini ortaya koyuyor. Hipertansiyon riskini azaltmaya yönelik yaklaşımlar bir bütün olarak ele alınmalı. Buna göre, tuz tüketiminin azaltıldığı ve sebze-meyve ağırlıklı beslenmenin benimsendiği dengeli bir diyetin uygulanması, kan basıncının kontrolünde önemli rol oynuyor. Bununla birlikte, haftada en az 150 dakika orta düzeyde fiziksel aktivite yapılması kalp sağlığını desteklerken, fazla kilonun kontrol altına alınması da hipertansiyon gelişim riskini azaltıyor. Kronik stresin tansiyon değerleri üzerindeki olumsuz etkileri göz önünde bulundurulduğunda, stres yönetiminin sağlanması da önemli bir basamak olarak öne çıkıyor. Ayrıca tütün ürünlerinden uzak durulması ve alkol tüketiminin sınırlandırılması, damar sağlığının korunmasına katkı sağlıyor” dedi.

‘KONTROL ALTINA ALINMADIĞINDA CİDDİ SONUÇLAR DOĞURABİLİR’

Prof. Dr. Yavuz, hipertansiyonun tedavi edilmediği durumlarda kalp yetmezliği, kalp krizi, inme ve böbrek yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirtti. Bu nedenle hastalığın yalnızca bir tansiyon yüksekliği olarak değil, çok yönlü bir risk faktörü olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Yavuz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Hipertansiyon, erken dönemde fark edilip kontrol altına alındığında yönetilebilir bir hastalıktır. Ancak ihmal edildiğinde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabilir. Bu nedenle düzenli takip ve bilinçli yaklaşım büyük önem taşır.”

DHA



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Bilim dünyasından 'orta yaş krizi' ezberini bozan araştırma

Yapılan son araştırmalar, insanların sağlık ve mutluluk dengesinde en yüksek doyuma ulaştığı yaşın 47 olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, 40'lı yaşların sonunun bir kriz dönemi değil, aksine...

Dondurulmuş gıdayı çözdürürken dikkat edilmesi gerekenler

Dondurulmuş gıdaların pratiklik sayesinde mutfakların vazgeçilmezi olsa da yanlış taşınma ve hatalı çözündürme yöntemlerinin sinsi sağlık risklerini beraberinde getirdiğini söyleyen Fonks...


Genç nesilde kanser alarmı...

Bilim dünyası, son yıllarda 20 ila 49 yaş aralığındaki bireylerde hızla artan 11 farklı kanser türünün nedenini araştırıyor. Kanser Araştırma Enstitüsü ve Imperial College London tarafınd...

Düşük kalorili diyetlere dikkat: 'Aç kalarak zayıflanmaz'

Toplumda yaygın olan ‘aç kalmadan zayıflanmaz’ inanışının yanlış olduğunu belirten Diyetisyen Banu Doğanlar, “Kilo vermek için aç kalmak değil, vücudun ihtiyacından biraz daha az enerji a...


Göz sağlığında 'sessiz hırsız' uyarısı

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Karahan, hiçbir belirti vermeden ilerleyen ve kalıcı görme kaybına yol açan glokom (göz tansiyonu) hastalığına karşı uyardı. "Sessiz hırsız" olarak nite...

Sürekli halsiz hissediyorsanız dikkat!

Bahar aylarında artan yorgunluk, halsizlik ve motivasyon kaybı, vücudun mevsimsel değişimlere verdiği doğal bir tepki olarak öne çıkıyor. Uzman Diyetisyen Görkem Gökmen, bu sürecin doğru ...


'Aşısızlık oranı yüzde 10’un üzerine çıktı'

Aşı Haftası kapsamında yapılan uyarılarda, aşı oranlarındaki gerilemenin kızamık ve boğmaca gibi hastalıklarda artışa yol açtığı belirtildi. Uzmanlar, toplum bağışıklığı eşiğinin altına d...

Alerjiler baharı gölgeliyor

Polen mevsimiyle beraber alerjik rinit, astım ve göz alerjileri arttı. Baharın gelişiyle birlikte doğa canlanıyor, ancak milyonlarca kişi için bu dönem keyiften çok zorluk anlamına geliyo...


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Matthew Perry'nin eşyaları satışa çıkıyor

"Friends" dizisiyle dünya çapında üne kavuşan ve 2023 yılında hayatını kaybeden Matthew Perry’nin kişisel eşyaları ile dizi hatıraları açık artırmaya çıkıyor. Müzayededen elde edilecek ge...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Her 3 yetişkinden biri risk altında: Sessiz katile dikkat!

Hipertansiyonun, dünya genelinde her üç yetişkinden birini etkileyen ve çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen kronik hastalıkların başında geldiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bünyamin Yavuz, “Uzun süre kontrol altına alınmadığında kalp kasında kalınlaşma, damar sertliği ve kalp yetmezliği gibi ciddi sonuçlara yol açabilen bu durum, erken dönemde fark edilmediğinde hayati risk oluşturabiliyor” dedi. Hipertansiyon kalbi yavaş yavaş yorduğunu ifade eden Dr. Yavuz, hipertansiyonun kalp üzerindeki etkilerine dikkat çekerek uyarılarda bulundu.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR