- Karabağlar Meclisi'nde komisyonlar yeniden şekillendi
- Menderes Belediyesi soruşturmasında Başkan İlkay Çiçek tutuklandı
- TBMM Adalet Komisyonu’nda 'süreç yasası' gerginliği: İzdiham yaşandı, ezilme tehlikesi geçirdiler!
- Hayvancılıkta dijital dönem başladı: Her hayvanın elektronik kimliği olacak
- Ömer Günel'in avukatlarından suç duyurusu
Kim olduğumu bilmese de
12 Mayıs, 2016İnsanoğlunun temel ihtiyaçları vardır. Yemek, içmek, giyinmek ve barınmak gibi. Ama bunlar sadece hayatta kalmamızı sağlayabilir; insan olabilmek ve insanca yaşamak içinse manevi ihtiyaçlara gereksinim duyarız.
İnsanın yaşamdan zevk almasını sağlayan, insanı hayata bağlayan manevi ihtiyaçlarının başında da “sevgi” gelir. Hep söylenir insanı hayvandan ayıran en önemli özelliği “düşünebilmesidir”. Bense bu gerçek dışında, insanın zaman zaman gösteremediği sevgi örneklerini hayvanların ne kadar güzel gösterdiklerini düşünüp bu düzeye ulaşamayan insanlara üzülmüş ve içerlemişimdir.
Ekranlarda, hikayelerde ve günlük hayatımızda sıkça rastlamışızdır bu sevgi gösterilerine. Kendisinden çok daha güçlü düşmana karşı yavrusunu koruyan bir kediyi, kartalla savaşan ördeği ve sahibinin başında günlerce bekleyen vefakar bir köpeği imreni ve keyifle izlemişizdir.
Elbette insanoğlu da sevgisiz değil ancak yaşanan savaşlar, acımasızca davranışlar, şu veya bu ad altında işlenen cinayetler ve paranın adeta esir aldığı insanların bu kötü örnekleri ne kadar da çok değil mi? Ama içinde sevgiyi öylesine güzel yaşayan ve hatta karşılık dahi beklemeden seven güzel insanların varlığını da inkar edemeyiz. İşte bu güzel insanlardan bir tanesinin kısa bir hikayesini sizlerle paylaşmak istedim.
Yaşlı bir adam sokakta yürürken kendisine bir araba çarpar ve hafif bir şekilde yaralanır. Hem yaşından dolayı hem de görünmeyen bir hasarın olup olmadığını tespit için hemen hastaneye götürülür.
Hastanede kendisi ile ilgilenen doktor ve hemşireler, röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini söylerler.
Yaşlı adam huzursuz bir şekilde “acelesi olduğunu, gitmesi gerektiğini ve röntgen istemediğini” söyleyince doktor ve hemşireler merakla acelesinin nedenini sorarlar. Yaşlı adam yanıtlar “Eşim huzur evinde kalıyor. Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum”.
Hemşire “Eşinize burada olduğunuzu iletir gecikeceğinizi söyleriz” deyince; yaşlı adam üzgün bir ifade ile: “Ne yazık ki karım Alzheimer hastası hiç bir şey anlamıyor,hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor” demiş.
Hemşire hayretle:“Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden her gün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz?” diye sormuşlar.
Yaşlı adam cevaplamış:”Ama ben onun kim olduğunu biliyorum..”
Karşılıksız sevmeniz ve sevilmeniz dileklerimle…
Yorum Ekle
Yazarın diğer yazıları
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Usta oyuncu Faruk Peker’in köy hayatı kabusa döndü
"İffet" filminde canlandırdığı Cemil karakteriyle Türk sinemasında iz bırakan Faruk Peker, yıllar sonra özel hayatıyla gündeme geldi. Muğla'nın Köyceğiz ilçesinde sakin bir yaşam kuran us...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Poşet çaydaki tehlike: Sıcak suyla temas ettiğinde...
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, bazı poşet çayların sıcak suyla temas ettiğinde yüksek miktarda mikro ve nanoplastik parçacık salabildiğine dikkat çekti. Müftüoğlu, özellikle polipropilen içeren poşetlerde salınımın daha yüksek olduğuna işaret ederek, “Çayınız dem alsın, plastik değil” dedi.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.