İpler Kopuyor Mu?
18 Şubat, 2012Bana katılır mısınız bilmem; iktidara sahip AKP ve kendilerine göre “hizmet”, pek çoklarına göre “cemaat” diye adlandırılan Fethullah Gülen grubu zaman zaman birbirine karıştırılsa da birbirinden iki farklı oluşum diye düşünüyorum. Bu konuda Taraf gazetesi Razaman Yasin’in konuya kısmen değinen “İslamcı cemaatçi ayırma rehberi” sanal gazetemiz Ege’nin Sesi’ne de manşet oldu.
Gerçi konuyu İslamcı ve cemaat diye çok geniş bir perspektifte değerlendiren Yasin ve gazetenin amacı muhtemelen bu konuda bir açılım ortaya koyarak kitlelerin durumu yadsımasını sağlamak olduğundan yazımın konusu ile doğrudan bağlantılı değil. Ben daha çok bu aralar yaşanan bazı gelişmelere farklı bir pencereden bakmaya çalışacağım.
Ülkemizde yüzlerce dini yapılanma ve topluluk mevcut. Bunların bir kısmı hatırı sayılır bir kitleye ve ekonomik güce sahip. Ancak kabul edilebilir bir gerçek şu ki ülkemizi etkisi altına alan cemaatler oluşumları ve siyasete yön vermeleri sebebiyle Gülen cemaati ve diğerleri diye ikiye ayrılıyor. Diğer cemaatler geçmiş dönemlerde siyasette söz sahibi olsalar da bugün gerek ekonomik hayatta, gerek siyasette gerekse önemli kadrolarda çok da etkin olmadıkları gözlenebiliyor.
Ancak hala ABD’de bulunan ve bu konuda çeşitli spekülasyonlara konu olan Gülen cemaati bir hayli etkin ve güçlenmiş durumda. Cemaatin Ecevit hükümetini desteklediği ve hatta bazı isimleri önemli mevkilere getirdiği açıkça ifade ediliyordu. Sonrasında ise bu destek Erdoğan ve AKP’ye döndü. İlk günlerden bugüne az sorunlu olarak devam eden dirsek teması görünen o ki son günlerde biraz sekteye uğramış gibi. AKP veya daha çok Erdoğan ile Gülen cemaatinin aynı oluşummuş gibi değerlendirilmesi de fazlasıyla iç içe geçmiş görünmelerinden kaynaklanmakta. Zaman zaman bu yakın birlikteliği göz ardı edemesek de iki farklı mekanizma olduğunu ayırt etmek gerekiyor. İşte bugün gelinen noktada iki mekanizma arasında çatlaklar oluşmaya başlamış görünüyor.
Erdoğan iktidarı ve iktidarı tek başına yürütmeyi seviyor ve bu konuda çok da taviz vermeyi sevmiyor. Cemaat ise Ramazan Yasin’in de net olarak belirttiği gibi “sızmak” ve “dönüştürmek” niyetiyle hareket eder. Erdoğan sızma ve dönüştürmeye karşı koymaya kendi ekibiyle iktidarı sürdürmeye gayret ediyor. Ancak cemaatin büyük güçlerce desteklenen oluşumu da buna karşı durmaya çalışıyor.
Aslında pek çoklarınca sadece hukuki sürece karşı koyma anlamı taşıyor görünen MİT mensuplarıyla ilgili düzenlemenin temelinde Bana göre Erdoğan’ın cemaate karşı savunmaya çekilmesi yatıyor. MİT müsteşarı cemaatten çok Erdoğan ekibinin içinde yer alan ya da desteklenen bir isim. Son gelişmeler gösterdi ki Hakan Fidan hedefteki isimlerden biri oldu ve Erdoğan da onu kurtlara yem olmaması için korumaya aldı. Yaşanan bu gelişmeler gösteriyor ki cemaatle Erdoğan arasındaki çatlak her geçen gün artıyor. Bakalım ipler ne zaman kopacak?
Son olayda yaşananlar gösterdi ki günü düşünerek yapılan yasa ve düzenlemeler gün gelip kendi ayaklarına bağlanabiliyor. Birilerini yargılamak için çıkartılan yasalar döndü geldi karşılarına çıktı. Bu kez çekirge bir kez daha sıçramayı başardı ancak çekirge kaç kez daha sıçrar? Bilinmez…
Yorum Ekle
Yazarın diğer yazıları
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Saadet Işıl Aksoy: Egomu geri plana attım
20 yıldan fazladır oyunculuk yapan Saadet Işıl Aksoy, kariyerinin ilk gününden bugüne dönüşümünü anlattı: “Kendimle gurur duyuyorum. Egomun ve kendimi başkalarına kabul ettirme çabamın da...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Tansiyonu kontrol altına almak, demansı da yavaşlatıyor
Yüksek tansiyonla mücadelede yoğun destek alan bireylerde demans riskinin daha düşük olduğu ortaya çıktı. Çin ve ABD'den bilim insanlarının ortak yürüttüğü geniş çaplı araştırma, kan basıncını kontrol altına almanın bilişsel hastalıklara karşı etkili bir koruma sağlayabileceğini gösterdi.
Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.