İzmir’de yürütülen iftira siyaseti
25 Şubat, 2026İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a yönelik bir iftira siyasetidir almış başını gidiyor.
Bu iftiralardan birisi “Tunç Soyer’i Cemil Tugay ihbar etti” yalanıdır. Daha önce defalarca açıklama yapmasına ve olayın içyüzünü detaylı biçimde anlatmasına rağmen, sanki söylememiş gibi Tugay’ın açıklamaları görmezden geliniyor.
Özellikle bu konuyu daha önce yazdığım için, çarpıtan kötü niyetli çevrelere karşı bir kez daha yazayım.
Cemil Tugay’ın kişisel olarak Sayın Soyer’e yönelik bir şikâyeti, ya da ihbarı yok. Sayıştay denetimi sırasında bulgu tespit ediliyor. Bulunan bulguyla ilgili Sayıştay’dan Büyükşehir Belediyesine gerekli incelemeyi yapması için uyarı gidiyor. Büyükşehir İç Denetim Müfettişleri de kurumsal olarak bu bulgunun araştırmasını yaparak gerekli bilgiyi Savcılığa iletmek zorunda olduğu için rapor düzenliyor. Yani kurumsal sorumluluk gereği, Büyükşehir Belediyesi yasal olarak görevini yerine getiriyor.
Peki, bunu yapmasa ne olur?
Şayet ortada suç varsa, uyarılara rağmen o suça göz yummaktan dolayı Büyükşehir Belediyesi ve akabinde Cemil Tugay’da suç işlemiş oluyor. Bir diğer anlamda, iddia edilen suça ortak olmuş oluyor.
Yani bir kısım iftiracı Cemil Tugay’a “neden bu suçu işlemedin?” diye feveran ediyor. Daha da ileriye giderek (geçmişi aklamak için) onu “ihbarcı” olarak yaftalama kepazeliğine soyunuyor.
Şaka gibi değil mi?
Hesap vermesi gerekenler, hesap sormaya çalışıyor. Utanmazlığa bakın!
Tabi Cemil Başkan naif adam. Partisinin kamuoyu önünde zarar görmemesi için gayret etse de, bu çabayı fırsat olarak gören iftiracılar durmuyor.
Yeri gelmişken söylemeden geçmeyeyim. Bunca rezilliğe rağmen, söz konusu iftiracıların bazı CHP’li İlçe Belediyelerinden destek görmesi de ayrı bir tartışma konusu. Bir ara bu konuyu da geniş biçimde ele alacağım. Öyle ya el atmışken yarım bırakmak olmaz.
En kötüsü de nedir biliyor musunuz?
Kendisini özellikle CHP’li çevrelere “muhalif gazeteci” diye yutturmaya çalışan bu iftiracılar, CHP’li Belediyeyi ve Cemil Tugay’ı yıpratmak için iktidar milletvekilleriyle de aynı yerde hizalanıyor olmaları.
Tüm bunlar ne uğruna diyeceksiniz?
Çünkü bu tiplerin geçmişte bir elleri yağ da öteki elleri de baldaydı. Cemil Tugay’ın gelmesiyle birlikte muslukları kesildi!
O nedenledir ki; geçmişin muhasebesini yapmaya kalkışırsak, arkalarında bıraktıkları pisliği değil kendileri hiç kimse temizleyemez.
Şimdilik bu kadar diyelim…
Yorum Ekle
Yazarın diğer yazıları
- Vakıf yapıları AKP’nin malı mı?
- Ah Ümit Kartal ah…
- İzmir’de yürütülen iftira siyaseti
- Cemil Tugay’ın “Bir Yerel Gazete” dediği o gazete kim?
- Görkem Duman’a haksızlık yapılıyor
- Sosyal Belediyecilikte Bornova fark yaratıyor
- Mustafa Günay’ın hakkını teslim edelim
- İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP’li değil mi?
- Kılıçdaroğlu’nu CHP’den atmak için; Ne olması gerekiyor?
- Cemil Tugay’ın haklı isyanı
- Tüm Yazıları
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Mehmet Ali Erbil Boşanma Sonrası Sessizliğini Bozdu
Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil ile kendisinden 40 yaş küçük Gülseren Ceylan’ın kısa süren evliliği resmen sona erdi. Boşanmanın ardından ilk kez konuşan Erbil, dikkat çeken bir açıklamada b...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Her 6 kişiden biri 'sessiz katil' ile yaşıyor!
Dünyanın, bilimsel literatürde ‘Yalnızlık Salgını’ (Loneliness Epidemic) olarak tanımlanan, sessiz ama etkisi çok derin bir salgınla karşı karşıya olduğunu belirten Doç. Dr. Berke Kırıkkanat, “Araştırmalar, 18–25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60’a ulaştığını gösteriyor. Bu, ‘kimsem yok’ yalnızlığı değil; kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik” dedi. Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu da, yalnızlığın klinik etkilerinin artık görmezden gelinemeyecek düzeyde olduğunu ifade etti.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.