YENİ Parti İzmir İl Başkanı Güç: "Cumhuriyet’in meydanlarında kimsenin sesini kısmaya hakkınız yok"
YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı, Cumhuriyet'in ilanının 103'üncü yıl dönümü dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı'nda tören düzenledi. Törende konuşan YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a yönelik eleştirilerde bulundu. Tören alanına elektrik verilmediğini öne süren Güç, "Cumhuriyet’in meydanlarında kimsenin sesini kısmaya, kimsenin iradesini yok saymaya hakkınız yok" dedi.
YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı tarafından Cumhuriyet'in ilanının 103'üncü yıl dönümü dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı'nda kutlama töreni düzenlendi.
Törene, YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun, İl Gençlik Kolları Başkanı Efe Orbay Tekün, belediye başkanları, il ve ilçe yöneticileri ile partililer katıldı.
YENİ Parti İzmir İl Başkanı Güç, İl Kadın Kolları Başkanı Kurun ve İl Gençlik Kolları Başkanı Tekün'ün Atatürk Anıtı'na çelenk bırakmasıyla başlayan tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla devam etti.
"ELEKTRİK BAĞLAMADILAR, JENERATÖRÜMÜZÜ TUTTUK"
Törende konuşan YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, konuşmasının başında, tören alanına elektrik verilmediğini öne sürerek, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne tepki gösterdi. Güç, "Zor günlerden geçiyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden bir haber aldık. Elektrik bağlamadılar. Biz jeneratörümüzü tuttuk, şu anda konuşmamızı yapıyoruz" dedi.
Güç, tutuklu Üsküdür Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın ev hapsine çıkarıldığı yönünde haber aldıklarını da belirterek şunları söyledi:
"Bu mutluluk ama bu gerçekten ülke adına acı verici bir şey. Suçsuz, günahsız birçok siyasi arkadaşımız içeride yatıyor. Korkanlar AKP'ye geçiyor, görüyorsunuz. Şurada söyleyeceğimiz laflardan korkanlar elektrik vermiyorlar. Bu insanların korkuları, bu iktidarın korkuları hiçbir fayda görmeyecek. Bu memleketi biz kurtaracağız. Yeni Parti kurtaracak.
Hepiniz hatırlarsınız, Cemil Tugay'ın ilk geçtiği gün Yeni Parti'nin önünde toplanmıştık hep beraber. O gün, valinin yanına gittik. Dedik ki: 'Sayın Valim, biz buradan Gündoğdu'ya yürüyeceğiz, oradan Lozan'ın oraya çıkacağız ve eylemimizi orada açıklamamızı sonuçlandıracağız' dedik. Vali Bey'in tavrı şu şekildeydi. O gün söylemedik. 'Gündoğdu'nun etrafında gezinin' dediler. 'Eylem alanı orası' dediler. Bu devlet, bu devlet bu anlayışı asla hak etmiyor. Ben, ben devlet memuru çocuğuyum. Devlet adamıydı benim annem babam. Böyle davranışları asla yapmazlardı. Bu devlet bu anlayışı asla hak etmiyor. Bu devlet adamlarını asla hak etmiyor. O gün sanki işgal altındaydık burada. Beş binden fazla, on bine yakın polis vardı etrafta. Yirmiden fazla TOMA vardı burada. Her sokağa TOMA koymuşlardı, her sokağa. Ne için? Buradaki temiz yüzlü, vatanperver insanlar için. Ama gelgelelim ülkeyi yangın yerine çeviren, hırsızlık yapan, fondan milletin parasını çalanlar şu anda dışarıda geziyorlar."

"İZMİR, İŞGALDEN KURTULUŞA, KURTULUŞTAN KURULUŞA UZANAN MÜCADELENİN SİMGESİDİR"
İzmir'in, hem Milli Mücadele'de hem de ekonomik bağımsızlık yolunda önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Güç, şöyle devam etti:
"Cumhuriyetimizin 103. yılında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi huzurundayız. Ulu Önderimiz 1935'te, Millî Mücadele'nin ardından kurulan yeni Türkiye'yi şöyle anlatıyordu: 'Uçurum kenarında yıkık bir ülke… Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar… Yıllarca süren savaş… Ondan sonra, içerde ve dışarda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni toplum, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız inkılaplar… İşte Türk Genel Devrimi'nin bir kısa ifadesi…' Biz milletçe uçurumun kenarından başladık. Ve sonra hep birlikte ayağa kalktık. İzmir ise bu kutlu mücadelemizin simgesidir. Zaferin denize ulaştığı şehirdir. 15 Mayıs 1919'da başlayan işgal günlerinde, ilk kurşunu atan Hasan Tahsin'in adıyla özdeşleşen direniş, günden güne büyüyen milli mücadelemizin kıvılcımı oldu.
9 Eylül 1922'de İzmir kurtuldu; yeni bir dönem başladı. Ancak zafer, milli mücadelemizin sonu değildi, asıl mesele bağımsızlığımızı kalıcı kılmaktı. Nitekim şehrimizin yaraları daha sarılmamışken, 17 Şubat 1923'te İzmir İktisat Kongresi toplandı. Çiftçisi, esnafı, işçisi masaya oturdu. Savaşın ardından ülkenin nasıl kalkınacağı, üretimin nasıl artırılacağı, ekonomik bağımsızlığın nasıl sağlanacağı konuşuldu. İzmir'in tarihimizdeki yeri tam da burada netleşiyor; işgalden kurtuluşa, kurtuluştan kuruluşa uzanan milli mücadele dönemimizin simgesidir İzmirdir. Çünkü bir ülkeyi kurtarmak başka, o ülkede insanların yüzünü güldürecek güvenle huzurla adil bir hayat kurmak başkadır. Bağımsızlık, yurttaşın sofrasında, emeğinde ve geleceğe dair umudunda karşılık bulmalıdır. Cumhuriyet'in anlamı da burada başlar.
Çiftçi emeğinin karşılığını alabiliyorsa, işçi alın teriyle insanca yaşayabiliyorsa, gençler önlerini görebiliyorsa, emekliler yıllarca verdikleri emeğin ardından huzurla yaşayabiliyorsa Cumhuriyet'in vaadi hayata geçiyor demektir. Şunu bugün söylemekte önem görüyorum; Atatürk'ün sözleriyle, Cumhuriyet 'bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.' Bugün ise insanlarımız çalışıyor ama geçinemiyor; emek veriyor ama karşılığını alamıyor."

"İZMİR'İN GELECEĞİNİ KAPALI KAPILAR ARDINDA YAPILAN PAZARLIKLARA TESLİM ETMEYECEĞİZ"
Basmane Çukuru arazisi üzerinden yürütülen tartışmalara değinen Çağatay Güç, İzmir'in kamusal değerlerinin korunması gerektiğini savundu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ı eleştiren Güç, törene elektrik verilmemesinin Tugay'ın talimatıyla gerçekleştiğini iddia ederek, şöyle konuştu:
"İstanbul’a ihanet ettiklerini kendi ağızlarıyla itiraf edenler, bugün gözlerini İzmir’e dikmişler! İstanbul’da uyguladıkları rant siyasetini, bugün ilk iş olarak 'Basmane Çukuru' arazisi üzerinden İzmir’e taşımak istiyorlar. Buradan açıkça söylüyorum: İzmir’in toprağı, arsası ve kamusal değerleri kimsenin siyasi hesaplarının ve rant pazarlıklarının malzemesi değildir! İzmir’in geleceğini kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklara teslim etmeyeceğiz. İzmir’in geleceği üzerinden kimlerin, hangi yetkiyle, kimin yararına karar verdiğinin hesabını soracağız! Bugün, Cumhuriyetimizin 103. yılında, çelenk sunma törenimizde Cemil Tugay’ın talimatıyla elektrik verilmemesi, AKP iktidarının ülkemizin umudu olan Yeni Parti’den ne kadar korktuğunun bir sonucudur. Cumhuriyet’in meydanlarında kimsenin sesini kısmaya, kimsenin iradesini yok saymaya hakkınız yoktur! İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı, aldığı oylara karşı sorumluluk taşıyan bir makamdır. Ancak Cemil Tugay ise bu şehrin en yalnız, en mutsuz ve en umutsuz kişisidir. İzmir halkından kaçan, korkarak siyaset yapan ve AKP iktidarının tehditlerine boyun eğen Cemil Tugay, Basmane arazisi üzerinden alınan kararların hesabını İzmir halkına vermek zorundadır. Unutmayın, İzmir; Cumhuriyet’in, halk iradesinin ve kamu yararının şehridir!"
"BU MEMLEKET HEPİMİZİN, BU BAYRAK HEPİMİZİN, BU CUMHURİYET HEPİMİZİN"
Çağatay Güç, Cumhuriyet'in gelecek kuşaklara daha güçlü bir şekilde aktarılması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:
"Sorunlarımız büyük. Engeller yüksek. Ama biz bu yolu çok daha zor koşullarda yürüdük. Varoluş mücadelesi verdik.
Bugün ülkemiz bunca zorluğa rağmen ayaktaysa, milletimizin birlikteliği, ülkemize olan sevgimiz, devletimize ve daha iyi günlere olan inancımız sayesindedir. Biz, yokluklar içinde bağımsızlığını kazanmış, büyük fedakarlıklarla bir devlet kurmuş milletin evlatlarıyız. Bu geçmişle övünmek hakkımızdır. Ancak o geçmişin sorumluluğunu taşımak da görevimizdir. Birbirimize sırtımızı dönmeden; gençlerimizin umudunu, büyüklerimizin huzurunu büyüterek yolumuza devam etmeliyiz. Asla umutsuzluğa kapılmayınız. Milletimiz, tarih boyunca en zor şartlarda bile bağımsızlığından ve kendi geleceğini kurma iradesinden vazgeçmedi.
Cumhuriyet, işte bu iradenin eseridir. İzmir, 1923'te savaşın küllerinin üstünde masaya oturdu ve ülkenin yolunu birlikte çizdi. Bugün de çıkış yolu aynı: ortak akıl, dayanışma ve birlikte üretme iradesi. Bugün de önümüzdeki güçlükleri aşacak güce sahibiz. Yeter ki birbirimize güvenelim, aklı ve bilimi rehber edinelim, adaletten ve dayanışmadan ayrılmayalım. Yeter ki bu ülkenin geleceğini ortak davamız bilelim. Unutmayın; bu memleket hepimizin, bu bayrak hepimizin, bu Cumhuriyet hepimizin. Bizi birbirimize bağlayan, Cumhuriyet'imizi daha güçlü yarınlara taşıma irademizdir. Bizden önceki kuşaklardan bir emanet devraldık. Bu emaneti; bağımsızlığını koruyan, gücünü adaletten alan, ilelebet payidar kalacak bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak devretmek, tarihimize ve milletimize borcumuzdur. İzmir'den, kurtuluşun ve kuruluşun şehrinden, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında mücadelemizi; Emeğin karşılığını bulduğu, adaletin herkese ulaştığı, gençlerin geleceklerini başka ülkelerde aramak zorunda kalmadığı, yurttaşların yarınından korkmadığı bir Türkiye inşa etmek için veriyoruz." ANKA
Yorum Ekle
Diğer Haberler
İzmir’de kasım ayı doğayla iç içe geçecek
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Parkta Etkinlik Var!” programı, kasım ayında da İzmirlileri doğayla buluşturacak. Çevre bilincini güçlendirmek ve kent sakinlerinin yeşil alanlarla bağını...
Çiğli’de Cumhuriyet Coşkusu Sporla Taçlandı
Çiğli Belediyesi’nin Cumhuriyet’in 103. kuruluş yıl dönümü kapsamında düzenlediği spor etkinlikleri, farklı branşlarda gerçekleştirilen turnuvalar ve Cumhuriyet Bayramı Doğa Yürüyüşü ile ...
Pehlivan: Cumhuriyeti 365 gün yüreğimizde taşıyoruz
Menemen'de iki günlük Cumhuriyet Bayramı coşkusunun finali, Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleştirildi. Menemenli sanatçıların sahne almasıyla başlayan gece, Aşkın Nur Yengi'nin hafızalara k...
Cumhuriyetin 103. yılı Çeşme’de büyük coşkuyla kutlandı
Çeşme’de, Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümü 28 Ekim’den itibaren düzenlenen tören, resepsiyon ve çeşitli etkinliklerle büyük bir coşku içinde kutlandı. Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsa...
Kemalpaşa’da Cumhuriyet Coşkusu Sokaklara Taştı
Kemalpaşa’da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, gün boyunca gerçekleştirilen etkinliklerle kutlandı. Kemalpaşa Kaymakamlığı ve Kemalpaşa Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen kutlama programlarına...
Yelkenler Cumhuriyet için açıldı, kupalar sahiplerini buldu
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Türkiye Yelken Federasyonu ve Ege Açık Yat Kulübü iş birliğiyle düzenlenen “103’üncü Yıl 103 Mil Cumhuriyet Kupası Yat Yarışları” sona erd...
“Cumhuriyet, Hepimizin Ortak Değeri ve Geleceğidir”
Cumhuriyetimizin 103. yılı dolayısıyla düzenlenen Cumhuriyet kortejinin ardından konuşan İzmir Barosu Başkanı Av. Serhat Sökmen, Cumhuriyetin ulusal egemenliğin, eşit yurttaşlığın, özgürl...
İzmir depreminin 6. yılında kritik uyarı: '1 milyon binanın yarısından fazlası 1999 öncesi'
İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Bengi Atak, İzmir depreminin altıncı yılında yapı stoku uyarısında bulundu. Kentteki yaklaşık 1 milyon binanın yarısından fazlasının 1999 önce...
Menemen'de Cumhuriyet coşkusu, tarihe geçecek görüntülere sahne oldu
Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümü, Menemen'de on binlerle birlikte kutlandı. Menemen Belediyesi tarafından kurulan dev sahnede Cumhuriyet Bayramı için düzenlenen konserlere, İzmir ve Ege d...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Leğen kemiği kırılan Deniz Seki topuklu ayakkabı giydi
Geçtiğimiz aylarda evinde geçirdiği kaza sonrası leğen kemiği kırılan ve ameliyat geçiren Deniz Seki, topuklu ayakkabı giymeye başladı. 3 ay sonra sahnelere geri dönen Deniz Seki, özgürlü...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Hayatın en yorucu dönemi belli oldu...
İnsan ömrünün en yorucu dönemi bilimsel araştırmayla ortaya kondu. Bristol Üniversitesi uzmanlarının yürüttüğü çalışma, tükenmişlik hissinin zirve yaptığı yaş aralığını açıklarken, biyolojik değişim ile artan sorumluluklar arasındaki tehlikeli ilişkiye dikkat çekti.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.