- AKP'li Üsküdar Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin hayatını kaybetti
- Eski İlçe Başkanlarından kongre sürecine ilişkin açıklama: "Değişim söylemde kalmamalı"
- Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'dan seçim tarihi açıklaması: 'Büyük oranda netleşti'
- Arda Güler, Roma karşısında Real Madrid’i canlandırdı: İspanyol basını “üç mucize” dedi
- Sökeli öğrenciler, Kuşadası'nda kitapların büyülü dünyasıyla buluştu
Özgür Özel'den Silivri'de Halk TV'ye kayyım tepkisi: Zamanlamasına dikkat çekti
İBB davasında Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının ikinci günü öncesinde Silivri'de açıklamalarda bulunan Özgür Özel, Halk TV'ye kayyım atanmasına tepki gösterdi. Kararın zamanlamasına dikkat çeken Özel, "Susturulan Halk TV değildir. Susturulan bir televizyon kanalı değildir. Susturulmaya çalışılan halkın haber alma hakkıdır" dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davada Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının ikinci günü öncesinde Silivri'ye gelen Özgür Özel, gazetecilere açıklamalarda bulundu.
İmamoğlu hakkında uzun süredir ortaya atılan iddiaların iddianamede yer almadığını ifade eden Özel, iktidara yakın medya kuruluşlarının savunmaya yeterince yer vermediğini söyledi.
Halk TV'ye kayyım atanmasının İmamoğlu'nun savunmasına başlamasından saatler önce gerçekleşmesine tepki gösteren Özel, kararın zamanlamasının tesadüf olmadığını kaydetti. Özel, iktidarın İmamoğlu'nun savunmasının kamuoyuna ulaşmasını engellemeye çalıştığını sözlerine ekledi.
Fon krizine de değinen Özel, Halk TV'nin iktidar seçmenlerinin de gelişmeleri takip ettiği kanallardan biri olduğunu belirtti. Kanalın yayınlarının durdurulmasının hem İmamoğlu'nun savunmasının hem de fon krizine ilişkin iddiaların duyulmasını engellemeye yönelik olduğunu belirten Özel, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkına vurgu yaptı.

"BİR TANESİ BİLE İDDİANAMEDE YOK"
Özgür Özel, şunları söyledi:
"Bir buçuk yılı geçen bir süredir bugünler bekleniyor. Ekrem başkana 1,5 yıldır hak etmediği dünya kadar iftira atıldı. Biliyorsunuz iddianame beklerken size defalarca bu Silivri'nin önünde söyledim. Biz o iddianameyi bekliyoruz çünkü göreceksiniz bu iftiraların hiçbirisi içinde olmayacak dedim. Biz iddianameyi haklılığımızı kanıtlamak için, yargılanmak değil yargılamak için bekliyoruz demiştik.
İddianame çıktı, defalarca saydım burada bir daha söylemeyeyim ama örneğin, KİPTAŞ'tan daireler verildi delegelere denmişti; iddianamede yok. 'Cep telefonları dağıtıldı' dendi, Ekrem İmamoğlu 1200 cep telefonu; bir tanesi bile yok. İBB'de parkelerin altından para çıktığı görüntüleri söylendi aylarca; bir kuruş bile yok, görüntü yok. Efendim, çantaların içinde para taşındı dendi; İl Başkanımız 'Jammer' olduğunu gösterdi, iddianamede Jammer olduğu yazıyor, İl Başkanını doğruluyor, para ifadesi yalan. Efendim, kameralar kapatıldı, oralarda paralar pay edildi, başka görüntüler var dendi; asla ve asla hiçbirisi ortada yok.
"EKREM BAŞKANA SÖZ HAKKI YOK"
Ve bu şartlar altında bu sefer de mart ayından itibaren 6 aydır yargılama yapılıyor, Ekrem başkana söz hakkı yok. Haziranda verilmedi, ağustosta verilmedi. Nihayet bugün savunma hakkı dünden itibaren kullanılmaya başlanıyor. Peki bu savunmaya merkez medya gerekli ilgiyi gösteriyor mu? Hayır. Yandaş medya ne yapıyor, iktidar yanlısı medya savunmayı görmezden geliyor. Ama burada olumsuz yöne istismar edebileceği bir gelişme olsa onu büyütmeye çalışıyor.
Peki kim söyleyecek? Bu savunmayı Türkiye'ye kim duyuracak? Özgürce habercilik yapmaya çalışan muhalefetin de sesini duyurmaya çalışan birkaç kanal var işte Halk TV, Sözcü TV, Koza TV ve sosyal medya kanalları var, onun dışındaki yerlerde çok kısıtlı yerler. Dün sabah savunmanın başlamasına birkaç saat kala Halk TV'ye kayyum atadılar. Yani Allah'ın günü torbaya girdi, kayyum atamanın kabul edecek bir tarafı yok ama... Allah'ın günü torbaya girdi de 590 gün sonra Ekrem İmamoğlu savunma kürsüsüne çıkmadan birkaç saat önce mi kayyum atadınız?
"BURADA MESAJ NETTİR..."
Burada mesaj nettir: Ekrem İmamoğlu'na attığımız iftiraları altını dolduramadık, bunun böyle olduğunu yayınlanmasını istemiyoruz, bu konuyu durdurmak istiyoruz. Bu birincisi bir kere. Bunu bir kenara koyalım.
İkincisi fon meselesi: Atayan AK Partili, atanan AK Partili, çalan AK Partili, parası çalınan, geleceği çalınan AK Partili. Sesini duyuran kim? AK Partili kanallar duyuruyor mu? Hayır, kim duyuruyor sesini? Yine muhalif kanallar duyuruyor. İlk kez iktidara oy veren seçmenin yüzünü döndüğü ekranlardan biri Halk TV. Onu kapatıyorlar, ne için kapatıyorlar? Fon krizi duyulmasın, konuşulmasın.
Ve üçüncü husus, daha geniş zamanlı bir husus; içeride bugün ifade veren, bugün savunma yapan kişi kim? 15,5 milyon kişinin sandık başında belirlediği cumhurbaşkanı adayı. Önümüzdeki seçimlerde bir siyasi hareketi adaysızlaştırma, kurumsuzlaştırma, lidersizleştirme ve son olarak sessizleştirme evresindeyiz. Adayımız içeride, partimize kayyum atamışlar, partiyi elimizden almışlar, partinin Genel Başkanını zorla değiştirmeye çalışmışlar. Şimdi gelinen noktada da cumhurbaşkanı adayının ve ana muhalefet partisinin sesini veren kanalları susturmaya çalışıyorlar.
"SUSTURULAN HABER ALMA HAKKI"
Durum bundan ibaret, bu kadar net, bu kadar açık. Bunun için burada yapılan iş ve işlemlerin tamamının Türkiye'nin geleceğini karartmaya yönelik olduğunu görelim. Susturulan Halk TV değildir. Susturulan bir televizyon kanalı değildir. Susturulmaya çalışılan halkın haber alma hakkıdır. Siz bir ülkede en çok reyting alan, en çok izlenen haber kanalını kapatıyorsanız o ülkede gerçeğin üstünü kapatıyorsunuz demektir. İtirazın üstünü örtmeye çalışıyorsunuz demektir. Değişim umuduna karşı siyaset üretemiyorsunuz, zor ve baskı üretiyorsunuz demektir.
Bir utanç dönemini hep birlikte yaşıyoruz. Onun için biz burada olmaya, Ekrem Başkan'ın savunmasını dinlemeye, onun sesini bir şekilde Türkiye'ye duyurmaya devam edeceğiz. O savunmayı okumayan, duymayan, bilmeyen kimse kalmayacak. En sonunda da bir kez daha söylerim, dün ilk saatlerde de söyledim: Kimse moralini bozmasın. Elbette zorluklar, güçlükler yaşıyoruz, yaşamaya devam edeceğiz. Ama asla teslim olmayacağız. Bir de böyle dünya böyle bir dünya değil. Yani birileri televizyon kapatarak, aday tutuklayarak, parti kapatarak, partinin genel başkanını değiştirerek 86 milyonluk bu koskoca ülkenin iradesini zapt edemez. O irade gelir seni de önüne alır, katar götürür. Alır seni demokrasi dalgası olarak denize döker. Ve en sonunda sular akar, sular durulur, bir bakmışsınız yeniden demokrasi kurulmuş.
"BENİM İKTİDARA ÖNERİM ŞU..."
Böylesine benim bu iktidara önerim şu: Bu tip halkın iradesine kafa tutan işler yapmak yerine halkı anlayan ve demokrasinin seçildiğin zaman gelip seçilmediğin zaman gitme demek olduğunu idrak eden demokrat bir tutum içinde olmaları gerekir. Aksi durum millet tarafından hoş görülmez. Şunu bilsinler: Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in en önemli kazanımı sandıktır. Bu millet canını istiyorsun veriyor. Evladını istiyorsun veriyor. Parasını alıyorsun susuyor. Ama sandığa el uzattığında o eli hep kırdı. Bundan sonra da kıracaktır. Bu iktidar sandığa el uzatmaktadır. Milletin bunla olan mücadelesi eninde sonunda başarıya ulaşacaktır. Biz ödememiz gereken bedel neyse onu ödemek üzere dimdik ayaktayız. Kimsenin bundan şüphesi olmasın."
FON KRİZİNE İLİŞKİN SORUYA YANIT
Gazetecilerin fon krizine ilişkin Meclis'te atılacak adımları sorması üzerine Özel, şu yanıtı verdi:
"O konuyu hep birlikte takip ediyoruz. Zaten bugünkü fon vurgununu eğer biz dile getirmeseydik Türkiye'de kimse konuşmuyordu, üstünü örtüyorlardı. Hatta gördünüz bir tövbe hesabı açmışlar; 'günahla elde ettiğin parayı gel buraya koy, biz sana karışmayacağız' diyorlar. Fatma Betül Sayan Kaya'nın ismini biz söylemeseydik üstünü örteceklerdi. Hiç kimsenin ismini açıklamadan 'bir şeyler oldu, yaptık, ettik' deyip bu işin üstünü örteceklerdi.
Biz bu işin üstünün örtülmesine bugüne kadar izin vermedik, bundan sonra da izin vermeyeceğiz. Hem meclis zemininde hem diğer zeminlerde bu konuda mücadeleyi arkadaşlarımız sonuna kadar sürdürüyorlar, sürdürmeye de devam edeceğiz. Teşekkürler."
NE OLMUŞTU?
Halk TV'ye 14 Ekim sabahı gerçekleştirilen operasyonun ardından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atanmış ve kanalın yayını durdurulmuştu. Kanal çalışanları binaya alınmazken Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, çalışanlarla birlikte yayımladığı videoda ana kumandaya el konulduğunu ve bu nedenle izleyicilere canlı yayından veda edemediklerini açıklamıştı.
Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu da sosyal medya hesabından yayımladığı videoda karara tepki göstererek yaşananları basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik bir müdahale olarak değerlendirmişti.
Cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
AKP'li Üsküdar Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin hayatını kaybetti
Düzce geçişinde üç aracın karıştığı zincirleme kazada 1’i ağır 5 kişi yaralandı. Kazada ağır yaralanan AKP’li Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin hayatını kaybetti. Anadol...
Mansur Yavaş: Ülkemiz rövanş hukukundan vazgeçmeli
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, TBB Başkan Vekili seçimi öncesinde, belediye başkanlarına tutuklanmadan yargılanma hakkı tanınması gerektiğini belirterek, “Yarın beraat e...
AKP'li Üsküdar Belediye Başkan Vekili Gültekin de yaralandı
Düzce geçişinde üç aracın karıştığı zincirleme kazada 1’i ağır 5 kişi yaralandı. Olay yerinden geçen bir doktor, kalbi duran ağır yaralıya müdahale ederek yeniden hayata döndürdü. Yaralan...
Erdoğan'ın katılmadığı zirvede yeni gelişme: Aliyev, Hakan Fidan'ı kabul etti
Türkiye ile Azerbaycan arasında başörtüsü tartışmaları nedeniyle yaşanan gerilimin ardından, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılmadığı CICA Zirvesi'nde yeni bir gelişme yaşandı. Erdoğan...
Türkiye, Suudi Arabistan'a asker gönderecek mi?
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Mekke Savunma İttifakı kapsamında Türkiye'nin Suudi Arabistan'a sağlayabileceği askeri katkıya ilişkin açıklama yaptı. Anlaşmanın TBMM tarafından uygun bulu...
Ayazağa'da sel suları araçları sürükledi: Sokak havadan görüntüledi
Sarıyer Ayazağa'da şiddetli yağış nedeniyle ev, iş yeri ve yollar göle döndü. Sel sularına kapılan araçlar sürüklenerek üst üste yığıldı. Bölgedeki hasar havadan görüntülendi. İstanbul'da...
Halk TV'ye kayyım atanmasına 284 eski parlamenterden tepki: Basın özgürlüğü ve erken seçim çağrısı
Aralarında eski bakan, milletvekili ve senatörlerin de bulunduğu, YENİ Parti'yi destekleyen 284 eski parlamenter, Halk TV'ye kayyım atanmasına ortak açıklamayla tepki gösterdi. Basın özgü...
İstanbul Valisi Davut Gül açıkladı: Sağanak nedeniyle okullar yarın da tatil edildi
İstanbul'da dün başlayan ve kent genelinde etkili olan sağanak yağışın ardından İstanbul Valisi Davut Gül, son duruma ilişkin açıklamalarda bulundu. Gül, kent genelindeki okulların 16 Eki...
TBB'de başkanvekili seçimi bugün
Türkiye Belediyeler Birliği'nde (TBB), Vahap Seçer'in tutuklanmasının ardından boşalan başkanlık koltuğu için bugün seçim yapılacak. Cumhur İttifakı'nın adayı Tahir Büyükakın ile YENİ Par...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Şiddetli sağanak Alişan'ın evini vurdu: 'Belimize kadar su bastı'
İstanbul'da etkili olan şiddetli sağanak yağış, ünlü şarkıcı Alişan'ın evinde de su baskınına neden oldu. Bodrum katı suyla dolan Alişan, İstanbul İtfaiyesi'nin müdahalesiyle suyun tahliy...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Tükenmişlik sendromu: İş stresini eve taşımayın!
Yoğun iş temposu, süreğen stres ve dijitalleşmenin yarattığı sürekli ulaşılabilir olma baskısının tükenmişlik sendromunu tetiklediğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Talat Sarıkavak; hobi edinmek, sınır koymak, psikoterapi desteği almak ve akşam saatlerinde ekran kullanımını sınırlandırmanın zihinsel ve fiziksel sağlığı korumada kritik rol oynadığını vurguladı.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.