Yukarı
455901

Özgür Özel: 'O lanet listeyi kendileri açıklasınlar görelim'

13 Ekim 2026 12:47

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'de gerçekleştirilen grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel, CHP'ye atanan mutlak butlan yönetimini İzmir üzerinden eleştirdi. Özel, "Kimsiniz siz butlancılar, iktidara teslim olanlar... 47 yıllık zaferden sonra kaybetmeye görevlendirilenler!" diye seslendi. Özel'in gündeminde ayrıca ABD Başkanı Donald Trump ve fon krizi de vardı.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM'deki grup toplantısında, geçtiğimiz hafta Mersin'e gittiklerini belirterek, "Hem Silifke'de hem Mersin'de Büyükşehir Belediyesi'nin önünde onları seçenlerle bir araya geldik. O seçimin sonucunda göreve gelen belediye başkanlarına yapılan siyasi maksatlı haksız suçlamaları, gizli tanıkları, itirafçı beyanlarını bahane ederek normal denetim yolları takip edilmeksizin doğrudan savcılık operasyonuyla yapılan bu haksızlığa karşı önce onları seçenlerle sonra kıymetli aileleriyle birlikte olduk" dedi.

"İLK OLAYIN OLDUĞU ANDAN BERİ ORADAYDIK"

Özel, cumartesi günü, Cumhuriyet tarihinin en büyük katliamlarından 10 Ekim Ankara Gar katliamının 11'inci anmasına katıldıklarını belirterek, şunları kaydetti:

"İlk günden beri, ilk gün olayın olduğu andan beri o meydandaydık. Ardından üç gün boyunca adli tıptaydık ve 11 yıldır adalet arayışının peşinde özellikle o dönemlerde canlı bomba oldukları bilinen, istihbaratları alınan, adı soyadı belli bombacıların nasıl oldu da Manisa'dan, Malatya'dan, Trabzon'dan, Antalya'dan barış için miting yapmaya gelenler dörder kez aranmışken, önlerine hiçbir arama, hiçbir engel, hiçbir bariyer çıkmadan miting meydanına kadar geldiklerini, IŞİD'li militanların halen daha firari olanlarıyla ilişkili, ailelerin mücadelesini, yakalanmış olanların yargılanmasını ve en önemlisi de bunun insanlığa karşı bir suç olmasından dolayı zaman aşımına uğramamasını ve kamu görevlilerinin bu iktidar döneminde olamıyorsa da günü geldiğinde hesap vermeleri için ailelerin bu beklentilerini bir kez daha dile getirdikleri anma töreninde onlarla birlikte olduk."

Özel, "Mersin'de de andık, üzüldük, konuştuk. Girne-Taşucu seferini yapan gemimiz 30 Ağustos'ta battı. 27 yurttaşımızı kaybettik. Bir kişinin naaşına halen ulaşılamadı. Bundan yalnızca üç gün sonra da Silivri'de Tuğberk İmamoğlu gemisi battı ve bir yurttaşımızı kaybettik, dokuz yurttaşımıza halen ulaşılamadı. Burada aileler, biraz önce salona girdiğimde bana konu hakkında bir bilgi notunu ve ikinci sayfasında beş maddeden oluşan haklı taleplerini ilettiler. Tahmin ediyorum bunu bugün diğer siyasi partilere de iletecekler" dedi. 

 

"HEPİNİZİN YANINDAYIZ"

Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu'nun gemi kazalarını çok yakından takip ettiğini söyleyen Özel, "Biz CHP Grubu olarak ilk günden beri meseleye duyarlılığımızı sürdürüyoruz. Bilgi notunu aldık. Buradaki talepleri kendimize dile getirilecek birer görev, birer ödev olarak alıyoruz. Acınızı paylaşıyoruz, talepleriniz doğrultusunda kayıplara ulaşılana kadar aramaların devam etmesini, adil bir soruşturma sürecine ilişkin beklentinizin karşılanmasının sonuna kadar arkanızdayız, hepinizin yanınızdayız. Hepinizi acınızı paylaşarak kucaklıyoruz" diye konuştu.

"KARADENİZ'DEKİ GEMİLERİN İÇİNDEKİ HER BİR CANI YOK SAYIYORLAR"

Özel gemi kazalarının yanında bir de gemi saldırılarının olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Rusya-Ukrayna savaşı seyrüsefer güvenliğini tehdit ediyor. Tabii bu savaş çoktandır var ama Türkiye'nin dış politikadaki birtakım savrulmaları, Karadeniz'de yaşanan birtakım saldırılar ve buna karşı sessizliği de manalı kılıyor. Bugüne kadar yaklaşık 220 ticaret gemisi saldırıya uğradı. En az dokuz Türk bayraklı ve en az 45 Türkiye bağlantılı ticaret gemisi saldırıya uğradı ve bunların bir kısmı battı.

Son iki gün içerisinde dahi üç Türkiye bağlantılı ticaret gemisinin saldırıya uğraması, meseleyi çok ciddi bir boyuta taşımış durumdadır. Gemilerimiz vuruluyor, iktidardan ses yok, adeta ölü taklidi yapıyorlar. Bu konuda hiçbir politikaları, hiçbir girişimleri yok. Gemilerimizi güvende tutamıyorlar, gemicilerimizin hayatlarıyla ilgili tehlikeleri bertaraf etmiyorlar ve bu konuda millete açıklama dahi yapmıyorlar. Sanki orada insansız hava araçları insansız gemileri, insansız deniz araçlarını vuruyormuş gibi davranıyorlar. Karadeniz'deki gemilerin içindeki her bir canı ve evlerinde onların yolunu bekleyen ailelerini yok sayıyorlar. Bu konudaki dikkatimizi, duyarlılığımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum."

"TÜRK ASKERİNİ YEMEN ÇÖLLERİNE GÖNDDERMEKLE MEŞGULLER"

Özel, "Bizimkiler dış politikada Türk askerlerini Yemen çöllerine göndermekle meşguller. Bunun hesabındalar. Öyle evirmeden çevirmeden, kitabın ortasından söylemek gerekirse, Türk askerini Yemen'e göndermek, Türkiye'nin hesabı değildir. Düne kadar böyle bir konumuz var mıydı? Türk askerini Yemen'e göndermek Türkiye'nin planı, programı değildir" ifadesini kullandı.

Özel, Türk askerini Yemen'e göndermenin ABD Başkanı Donald Trump'ın planı olduğunu, İsrail ve Amerika'nın çıkarlarına hizmet etmek olduğunu söyledi. Özel, "Meclis'e gelmemiş, somut bir anlaşmaya dönüşmemiş, Anayasa'nın 90 ve 92. maddelerini, yani uluslararası anlaşmaların usulüne uygun müzakere ve yürürlüğe girmesini ve yurt dışına asker göndermedeki Meclis yetkisini ihlal edemez. Türkiye, bu savaşın tarafı haline getirilmemelidir. Böyle pakt anlaşmaları, barış zamanında güçleri birleştirmek, caydırıcılığı arttırmak, savaşa mani olmak, tarafların hiçbirisinin savaşa muhatap olmamasını temin etmek için yapılır" dedi.

Özel, şunları kaydetti:

"SONUNA KADAR KARŞI ÇIKACAĞIZ"

"Savaştaki bir ülkeyle 'sana saldıran bana saldırmıştır' anlaşması yapmak, ülkeyi doğrudan savaşa sokmaktır. Ne böyle bir savaşa taraf olmak kabul edilebilir ne böyle bir anlaşmayı imzalayıp, imzaya rağmen o ülkelerden birine saldırılıyorken böyle bir anlaşma varken buna cevap vermemek. Bir tanesi, attığınız imzayı değersiz, bundan sonra yapacağınız anlaşmaları hükümsüz, sizi muhataplarınız nezdinde kıymetsiz kılar. Diğeri hiç suçsuz günahsız Mehmetçiği, Yemen çöllerinde boşu boşuna hayatlarını tehlikeye atar.

Dış politika, Tayyip Bey ve çevresinin şahsi ilişkilerine göre, Amerika ile kurdukları al-ver ilişkisine göre, 'Ben senin her istediğini yapayım, sen bende olmayan meşruiyeti bana ver, öyle anlaştık Tom Barrack ile' ilişkilerine göre olmaz. Böyle bir durumda, herkes şunu bilsin ki, kendine ait bir planı olmayan başkasının planının parçasıdır. Yemen çöllerine ilişkin Türkiye'nin bir planı, programı yoktur. Trump'ın figüranı, İsrail'in koruyucusu olmaya, Mehmetçiği burada kullanmaya kimsenin hakkı yoktur. Sonuna kadar karşı çıkacağız."

"BU MİLLETİN ELİNDEN SİZİ TRUMP KURTARAMAZ"

3 Kasım'da ABD'de yapılacak ara seçimlere değinen Özel, Trump'ın gecede birkaç saat uyuduğunu, çok endişeli olduğunu söyledi. Özel, "Bizimkiler onun kadar da uyumuyor. Bütün meseleyi Trump'ın varlığına, Trump'ın bunlara tanıyacağı meşruiyete, seçimlerde bunlara vereceği desteğe ve Trump ile olan ilişkinin kendilerini burada bir dönem daha iktidar yapmasına bağlamış durumdalar. Önce şunu söyleyeyim, ister Trump olsun, ister olmasın, ister topal ördek olsun, ister çift ayakla çifte telli oynasın, bu milletin elinden sizi Trump kurtaramaz. Bunu bilin" diye konuştu.

Özel, Trump'ın Temsilciler Meclisi'ndeki seçim stratejisini gerginliğe, kutuplaşmaya, yabancı düşmanlığına bağlayarak kendi arkasını kalabalıklaştırmaya çalıştığına işaret etti.

Temsilciler Meclisi üyesi Ilhan Omar'ın evinde arama yaptırıldığına işaret eden Özel, şunları kaydetti:

"Trump onu hedef almış. Temsilciler Meclisi üyesinin dün evini bastırdı. Evinde arama yaptırdı. Ve aradığı belge, göçmen kayıt belgesi. Yani, düşünün ki, milletvekili seçilmiş birisine, 'Sen bu ülkeye kaçak mı girdin, göçmen kayıt belgen var mı?' bahanesiyle, Somalili kadının evini bastırıp, ona dünya kadar zulmedip, bunu servis edip yabancı düşmanlığı üzerinden kendisine destek sağlamaya çalışıyor.

Dünyada tüm duyarlı insan hakları aktivistleri, tüm ülkeler, özellikle İslam ülkeleri, başörtülü Ilhan Omar'a yapılan zulme karşı çıkıyor, ses çıkarmayan bir tek ülke var, Türkiye. Ses etmeyen birisi var, başörtülü bacımı Trump'ın yaptığı zulme bırakan, ona sahip çıkmayan Recep Tayyip Erdoğan. Çünkü bütün ilişkisini Trump'ın desteğine bağlamış. Trump'ın İslamofobik çabalarına karşı ses çıkaramayacak kadar göbeğinden Trump'a bağlı."

"BİZ BU İŞİN HİÇBİR TARAFINDA YOKUZ"

Özel, konuşmasına şöyle devam etti:

- "Dış politikada ilkesiz, ekonomide basiretsiz, yönetimde liyakatsiz, hukukta adaletsiz bir iktidarla karşı karşıyayız. Fon vurgununun yarattığı ağır kriz ortamı sürüyor. Yük git gide artıyor. İktidar partisi mensuplarının içinde olduğu asrın soygunu gerçekleşti. Şimdi asrın soygununun nasıl olduğunu ve nasıl yaşandığını düşünmekle meşguller. Vatandaşın yatırımlarına çöktüler."

- "Bu işin içinde kimler var? Erdoğan'ın atadıkları var. Fon şirketlerinin yönetiminde büyükelçi ararsan var, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı var, eski milletvekili var. Aklınıza gelebilecek yönetimdeki herkes AK Partili. Burada fazladan kazanç sağlayanlara baktığınızda Fatma Betül Sayan Kaya'dan başlayın aklınıza gelebilecek ne kadar AK Partili varsa bütün isimler orada teker teker var."

- "Sayın Erdoğan'ın zaman zaman ifade ettiği bir şey var. Tam olarak kendisine söyleyeyim. Ey Erdoğan; atayan AK Partili, atanan AK Partili, soyan AK Partili, soyulan AK Partili. Biz bu işin hiçbir tarafında yokuz, sen tam göbeğindesin. Biz bu işin mağdurlar tarafındayız."

- "İlk duyulan meşhur isim, Fatma Betül Sayan Kaya. İlk önce bu çıkana kadar, günlerce sustular. Biz bir isim açıklayana kadar yokmuş gibi davrandılar. Tamamen gizlemeye niyetlendiler. Harıl harıl 'nasıl yaparız da isimler ortaya dökülmeden, konuşulmadan bu işi örteriz' dediler. Çünkü biliyor ki genel başkan yardımcıları orada, mevcut bakanlar orada, bürokratlar orada, sarayın tamamı neredeyse orada. İşe aileden bulaşan da var, siyasetten bulaşan da var. O yüzden bu işi örtbas etmenin peşindeydiler."

- "Ne zaman ki çıktı hanımefendi, 163 milyon lirayı (yani 27 ev parasını) koyup 5 ay sonra 2.2 milyarı (yani 367 ev parasını) çekmiş. Yani 27 ev parası koyup 340 ev parasını milletin sırtından fonlara borsalara koyanların parasını almış ve çekilmiş. İsmi açıkladık, ondan sonra yavaş yavaş dökülmeye başladılar. Tabii bir yandan şunu kabul edelim, şunu düşünelim. Cumhuriyet Halk Partili belediyelere, ya da muhalif insanlara... Attığı bir tweetten, ya da hakkında açılmış bir soruşturmadan... 'Ya İBB'de 20.000 lira yemek yemişler 7-8 kişi, 7 kişi parayı birinin hesabına atmış, o atılan paraların hesaplarını sormak için' bürokratlarımızı topluyorlar, sabah 6'da basıyorlar, ensesine basıyorlar, ters kelepçe icabında yapıyorlar, doktora giderken ayrı video, doktordan çıkarken ayrı video günlerce döndürüyorlar. Ya da sanatçı, 20 sanatçıyı alıyorlar 'uyuşturucu' diye, 3 gün oynatıyorlar, 10 gün sonra tahlil sonucu geliyor 17'si temiz. Hangi üçüydü bilen yok. Hepsi birden kirlendi, melekendi, utandı, sıkıntıya düştü."

- "Ama yok. Eğer yaşam biçimi kendinden değilse, AK Partili değilse, hele hele birazcık muhalifse, bas ensesine, ver görüntüleri ekranlara, yap itibar suikastlerini... 2.000 lira, 20.000 lira, 200.000 lira evinde bulunamamış insanlar o haysiyet suikastlerine muhatap oldular. 2.2 milyar lira, 367 ev parası suçüstü yakalanmış kişi, Fatma Betül Sayan Kaya ifade verecek. Ertesi gün yazıyor 'Fatma Betül Sayan Kaya ifade verdi'. Nerede verdi? Burada verdi. Nereden girdi? VIP'den. Nasıl çıktı? Özel asansörle. Kime verdi? Bilmiyoruz. Ne soruldu? Cevap yok.   

"FOTOSENTEZ YAPARAK İFADE VERDİ"

- "Gizlilik olan soruşturmalarda, kişinin sabah evinden çıkışını, üstündeki gece kıyafetine kadar servis edenler, sabah evinden çıkıp verdiği ifadeyi dakika dakika servis edenler, cep telefonunun içindeki soruşturmayla hiç ilgisiz bütün konuşmaları, yazışmaları, fotoğrafları doğru yanlış servis edenler, Fatma Betül Sayan Kaya'yı havaya temas ettirmeden ifade verip uzaklaştırdılar. Geçmişin bir kirlisi, sakız çiğneye çiğneye geldi, Türkiye Cumhuriyeti devletine meydan okuya okuya. Fatma Betül Sayan Kaya fotosentez yaparak ifade verdi. Nasıl oldu, nasıl bitti kimsenin haberi yok. İşte AK Parti'nin ikili hukuk sistemi budur."

- "Soygunu bizzat yapanlar şimdi 'biz bu işi çözeceğiz' diyor. Gazeteciler ya da AK Partililer... 'Mahinur Hanım'dan özür dilensin.' Allah Allah ya, Ne güzel memleket, ne kadar normal şartlar. İlk kez biri mağdur oldu, 'Mahinur Hanım'dan özür dilensin.' Ben kendim, partinin genel başkanı olarak Mahinur Hanım'ın babasının ellerinden öpüyorum, dedim. Ve burada, Mahinur Hanım'a önemli bir sorumluluk yükledim. O kadar iyi oldu ki bu iş, o kadar iyi oldu.

- "'Babam karalandı'. Ne kadar zaman? 7 dakika. Liste sizin elinizde. Bakarsın TC'sine, 'Babam karalandı'. 7 dakika sürdü babanın karalanması. 7 dakika! Ekrem İmamoğlu'nun babası, 18 ay, 'senin oğlun hırsız' diyorlar. Gidip babasının köydeki evinin bahçesini 3 farklı kez dozerle kazıyorlar 'buraya para sakladı mı?' diye. Babasının evinin köşesindeki su kuyusunun dibinde kasa arıyorlar. 6 yaşındaki küçücük Gizem'in kulağındaki küpeye sabahın altısında dedektör tutuyorlar 'altın mı, babası aldı da altına çevirdi rüşvet parasını da, kızın kulağına mı taktı?' diye. Altın diye öterse çıkartıp, kulağından 6 yaşında kızın küpesini alıyorlar.

- "Küçücük çocuklar okula gidiyor, 'dün senin babanı televizyonda gördüm' diyor, bütün gece babaların, annelerin görüntüsü fır fır A Haber'de, TRT'de dönüyor. Gaziosmanpaşa Belediye Başkanının mühür çıkan kasasından yalan dolan görüntüsü servis ettiler. Stok görüntü... 'Boş kasa görüntüsü yoktu, onu koyduk' dediler. İnsanların dağdaki evlerinin kasasından mermi çıkıyor, 'Euro çıktı' diyorlar. Sonra yalan çıkınca Allah'ın kulu özür dilemiyor. Mahinur Hanım, babanızın 7 dakika uğradığı mağduriyete 7 ay, bir yıl 7 ay, 1,5 yıldır muhatap olan ailelerin dayanışma ağı, oraya gidin. Oraya, haysiyet suikastı nasıl yapılıyor onlardan öğrenin!"

"KENDİLERİ AÇIKLASINLAR GÖRELİM"

- "Sizin okuduğunuz, sizi savunan gazeteler yıllardır bu insanlara ne yaptı görün. Deyin ki: '7 dakika başıma geldi, doğrusunu söyledim. Özgür Bey bile babama selam yolladı, özür diledi. Ama ben de bir şeyi öğrendim. Bu memlekette böyle oluyormuş bunlar.' deyin, o zaman Aile Bakanısınız. O ailelere sahip çıkarsanız Aile Bakanısınız. Buradan şunu söyleyeyim, bütün milletvekili arkadaşlarıma söylüyorum: Eline belge gelen, bilgisi olan bu bilgiyi, aman ha öyle mi olur böyle mi olur; kaya gibi arkanızdayız, kaya gibi bütün Türkiye, koyacaksınız ortaya, doğru mu yanlış mı onlar söyleyecek!"

- "Eğer yanılgı olsun istemiyorlarsa o lanet listeyi kendileri açıklasınlar görelim, kendileri açıklasın haramzadeler! Sen listeyi açıklama, 'TC'si yanlış' sanki iftira atmış. Birbirinize iftirayı birbiriniz atıyorsunuz, attırıyorsunuz. Parti içinde birbirinizi yiyorsunuz sonra gelip bize ahkam kesiyorsunuz. Hadi oradan!"

"TARAFSIZ BİR GÖZLE DİNLEMEYE DAVET EDİYORUM"

- "15,5 milyon insanın oy vererek cumhurbaşkanı adayı yaptığı Ekrem İmamoğlu bir dava-bir darbe davasında yargılanıyor. 18 aydır hiçbir delil olmadan, bir kuruş dahi para bulunmadan, gizli tanıkların ve itirafçıların, iftiracıların beyanıyla tutuklu. Adil yargılanma hakkı nasıl elinden alındı takip ettiniz. Ekrem Başkan savunmasını kitap yaptı, matbaayı bastılar, kitaplara el koydular savunması ulaşmasın diye. Şimdi nihayet, umarız yarın Ekrem Başkan savunma yapmak için, yeni bir dalavere alavere olmazsa, kürsüde olacak. Ben demokrasiye ve adalete inanan herkesi Ekrem İmamoğlu'nu savunmak için değil, avukatları savunur; Ekrem İmamoğlu'na inanmak için değil, inananlar inanıyor, sevenleri inanıyor; siz tarafsız bir gözle, adil yargılanma hakkını savunmak için İmamoğlu davasına gelebiliyorsa gelmeye, gelemeyenleri kulak vermeye, ne söylüyor diye bir dinlemeye, okumaya; yani 'Ekrem İmamoğlu'na 1,5 yıldır bu kadar iftira atılıyor' diyorlar, tarafsız bir gözle dinlemeye davet ediyorum."

- "Çünkü Ekrem İmamoğlu'nu desteğe davet etmiyorum. Ona destek veren çok, var, bulunur. Biz adil yargılanma hakkını savunmaya, savunmasının kısıtlanmamasını savunmaya ve tarafsız bir gözle milletimizi bu savunmayı dinlemeye davet ediyorum.   Ve sonunda şuna inanıyorum ki: Aktroller çetesinin talimatı ne olursa olsun ya da mahkemeyi yönetecek hâkimin, heyetin kararı ne olursa olsun İmamoğlu'nun ihtiyacı olan şey milletin vicdanında yargılanıp milletin vicdanında aklanmaktır. Ben onu dinleyen, anlamak için dinleyen herkesin onun masumiyetine, haklılığına ve temizliğine inanacağına yürekten inanıyorum."

"İZMİR ÇOK BÜYÜK BİR ZAFERDİ"

- "Genel başkan seçildikten sonra, hatırlayın o köşe yazarlarını, efendim ‘İzmir'i felaket bekliyor, İzmirli küskün, İzmirli kırgın’ yazıları arasında İzmir'de 31 belediye başkanı adayı göstermiş ve 29'unun seçilmesini 31 Mart akşamı sevincini sizlerle birlikte yaşamış birisiyim ben. O gün, o gün İzmir'in bugün bizde olanlar olmayanlar, bütün milletvekilleri başarıyı sahipleniyorlardı. Bugün orada burada yalan beyanlarda bulunanlar ilk telefonla kutlamaları yapıyorlardı. Türkiye tarihinin en büyük yerel seçim başarısıydı. Türkiye'nin yüzde 65'i, ekonominin yüzde 85'i; İzmir'de bir Menemen ve Aliağa özel durumu olan iki ilçe dışında tamamı kazanılmıştı ve çok büyük bir zaferdi."

- "O gün belirlenen, çeşitli yöntemlerle diğer adayların belirlendiği gibi belirlenen aday bugün ihanet etti. Şimdi birileri, o gün 'Büyük bir zafer, başarı' deyip sahiplenen birileri dönmüş bize ıvır zıvır konuşuyor. 'Onu yapacak mısın, bunu yapacak mısın, özeleştiri yapacak mısın?' Özeleştirine, özeleştirine... İçim yanıyor, içim! Bakın özeleştirinin şusunu söyleyeyim: Cemil Tugay'a eğer son imzayı bu el attıysa, bu el kırılaydı, bu kafa kırılaydı! Bugünü görmeyeydi de o namussuza da yapmayaydı ama kendilerinin ilk ilan ettiği aday, prensesleri Aydın'da topuklayıp kaçarken hiç orada sorumluluk almayanlar çıkıp da bize, İzmir'le aramıza girip 'Özür dileyecek misin?'"

"KİMSİNİZ SİZ, BUTLANCILAR!"

- "İzmirlinin ayağının altına yatarım ama sizin gibi haysiyetsizlik peşinde koşanlara bu partiyi teslim etmem. Aklınızı başınıza alın, Kimsiniz siz, butlancılar, kimsiniz siz, iktidara teslim olanlar! 47 yıllık zaferden sonra kaybetmeye görevlendirilenler... Herkes şunu bilsin. İzmir'le YENİ Parti'nin arasına, İzmir'le Özgür Özel'in arasına kimse giremez. İzmir'de bir üzülen varsa, bir gözyaşı döken varsa kurban olayım ona. Özür ne, özür ne; köle olayım ona. Ama herkes haddini bilecek! O İzmir'i 31'de 31 alacağız. O seçimlerde İzmir'de dünya rekoru kıracağız. Haydi bakalım. İzmir, sana selam olsun! İzmir, YENİ Parti ve Özgür Özel sana kurban olsun."

Cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Ankara'nın başkent oluşunun 103'üncü yıl dönümü kutlandı

Ankara'nın başkent oluşunun 103'üncü yıl dönümü, kent protokolünün katılımıyla bir dizi etkinlikle kutlandı. Anıtkabir ile 1’inci TBMM Binası'nda tören düzenlendi. 1'inci TBMM binası önün...

AKP'den Şaban Sevinç, Soykan ve Zeynel Emre'ye tazminat davası!

AKP Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, partinin kurumsal kimliğini, itibarını ve saygınlığını hedef aldığı iddia edilen açıklama ve yayınlar nedeniyle; gazeteciler Şaban Sevinç, Timur Soyk...


'156 belediyede 36,5 milyon seçmenin iradesi hedef alındı'

YENİ Partili İbrahim Arslan, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra 106 belediye başkanının AKP'ye geçtiğini ya da geçirildiğini, 13 belediyeye kayyım atandığını 11 belediyede ise tutukla...

Mansur Yavaş'tan 'Ankara' açıklaması

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara’nın Başkent oluşunun 103’üncü yıl dönümünü sosyal medya hesabından yayımladığı videolu mesajla kutladı. Yavaş, “Cumhuriyetimizin ka...


Avrupa’nın atığı Çukurova’yı tehdit ediyor: YENİ Parti'den sert tepki

YENİ Parti Adana Milletvekili Bilal Bilici, Avrupa’dan Mersin Limanı üzerinden Türkiye’ye getirilen ve Adana’daki tesislerde işlenen atıkların oluşturduğu çevre tehlikesi ve mikroplastik ...

Ağıralioğlu'ndan iktidara Katılımevim ve Birevim soruları

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Emlak Katılım’ın Katılımevim ve Birevim’i devralmasına ilişkin süreçte şirket değerlemesi, hisse devri ve işlem gerekçelerinin açıklanmasını...


Etimesgut Belediyesi'ne 2. dalga operasyon: Başkan yardımcıları dahil 25 kişi gözaltına alındı

CHP’li Etimesgut Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında düzenlenen yeni operasyonda, aralarında belediye başkan yardımcıları Fikret Gözüoğlu ve Gültekin Bayındır’ın da bulunduğu 25 k...

YENİ Parili Emre'den 'fon vurgunu' tepkisi: 'Liste ellerinde'

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, 90 milyar doları aştığını öne sürdüğü fon skandalına ilişkin iktidara sert eleştiriler yöneltti. Adalet Bakanı'nın 100 milyon liranın üzerinde haksız kazan...


Yenişehir ve Mezitli’de belediye başkanvekili seçiliyor

Mersin'in Yenişehir ve Mezitli ilçelerinde belediye başkanvekili seçimlerinin ilk tur oylamaları tamamlandı. Adayların gerekli çoğunluğu sağlayamaması üzerine her iki ilçede de seçimler i...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Selma Blair kefaletle serbest bırakıldı

Legally Blonde ve Hellboy filmleriyle tanınan oyuncu Selma Blair, uçuş sırasında yaşanan olayın ardından tutuklandı. Mürettebata saldırmakla suçlanan oyuncu, avukatlarının sağlık durumuna...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Tükenmişlik sendromu: İş stresini eve taşımayın!

Yoğun iş temposu, süreğen stres ve dijitalleşmenin yarattığı sürekli ulaşılabilir olma baskısının tükenmişlik sendromunu tetiklediğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Talat Sarıkavak; hobi edinmek, sınır koymak, psikoterapi desteği almak ve akşam saatlerinde ekran kullanımını sınırlandırmanın zihinsel ve fiziksel sağlığı korumada kritik rol oynadığını vurguladı.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR