Yukarı
449320

Ekrem İmamoğlu'ndan 'kurultay' mesajı: 'Engellenirse, siyaseten, ruhen ve bedenen hazırız'

16 Haziran 2026 10:45

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP'deki Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin 'kurultay' taleplerini reddeden tavrına ilişkin “Kurultay zorla engellenirse, siyaseten, ruhen ve bedenen hazırız" mesajı verdi. İmamoğlu, Kılıçdaroğlu için de "Dâhili bedhah kayyımın ne düşündüğünü bilmem. Milletimize de huzurlarının kaçmaması adına bu kişiyi kaale almamasını tavsiye ederim” dedi.

Marmara (Silivri) Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP'nin 38'inci kurultayına yönelik 'mutlak butlan' kararı başta olmak üzere gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kararla partide genel başkanlık koltuğuna oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu’nu “dahili bedhah kayyım” olarak tanımlayan İmamoğlu, "Milletimize de huzurlarının kaçmaması adına bu kişiyi kâle almamasını tavsiye ederim" dedi. 

Kılıçdaroğlu ve ekibine yönelik "İnanın, iktidarın onlara biçtiği rolü koşa koşa kabul edenlerin hiçbir önemi yok. Milletimiz de onlara bakıp hiç canlarını sıkmasın" diyen İmamoğlu, olası yeni parti hamlesine ilişkin de "Şimdi bine yakın delegemiz kurultay için imzasını verdi. Biz hala kurultayımızın gerçekleşmesi için uğraşıyoruz. Fakat CHP’lilerin talebi olan kurultay zorla engellenirse, milletin yürüyüşünü yavaşlatmak bir yana, giderek hızlandıracak yola siyaseten, ruhen ve bedenen hazırız" mesajı verdi.  

İlke TV'den Ahmet Ayva'nın sorularını yanıtlayan İmamoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"19 MART DARBESİ DEVAM EDİYOR"

Siyaset içerisinde benim tutukluluğum ve CHP’ye yaşatılanlar üzerinden bütün ülkeyi esir almaya çalışan, rejim değişikliğine heveslenen ve ‘Erdoğan sonrası’ için şimdiden birbiriyle köşe kapmaca oyunlarına başlayan sefil bir yapı var.

Karşılarında ise milletiyle bağını her geçen gün daha fazla sağlamlaştıran bir siyaset, Türkiye için hayal kuran, hedefleri olan ve güçlü bir hareket var. Milletin umutları ve yarınları var. Türkiye’nin bir gün barış ve huzur içerisinde bir ülke olma imkanını sahiplenenler var.

Öyle bir süreç yürütülüyor ki milletin yaşayacağı tehlikeyi her gün canlı canlı gözlerimizle görüyoruz. HSK yeni adli yargı kararnamesini yayınladı işte. Yargıda binlerce savcı-hakimin, siyasetten emir alan, gruplaşmalara dahil olanların dahi yeri değişiyor. Neden? Çünkü 19 Mart’ta başlayan darbe hala sürüyor. Bu darbe bize değil, tüm Türkiye’ye yapılıyor. Bugün benim diplomamı alan yarın sizlerin bankadaki parasına, tapusuna, malına mülküne çöker demiştim. Aynı dediğim gibi oluyor. Şimdi de diyorum ki: Bugün sahadaki piyonlarıyla CHP’ye zorla çökenler, yarın bu ülkenin bütün partilerine, seçim kurullarına çöker ve çökecektir.

 

19 Mart’ta başladı bu darbe, Cumhurbaşkanı adaylığım engellenmek istendi. Fakat hazırlıklar, bu tarihten de önce başladı.

"REJİM DEĞİŞİKLİĞİ OPERASYONU"

Hakkımda siyasi yasak istenen Ahmak Davası’nın yargıcı görevden alındı ve hakkımda mahkumiyet kararı verildi. Karar istinaftayken bütün yargıçlar değiştirildi ve böylece itirazım reddedildi.

Diploma ceza davasının yargıcı görevden alındı. Diploma idare davasına bakacak mahkeme ‘yeniden’ oluşturuldu ve hemen davamı reddetti. Kararı istinaf ettik, bu kez istinaf dairesinin mahkeme başkanı görevden alındı ve hemen ondan sonra talebim reddedildi.

19 Mart Darbesi’nin ürünü İBB iddianamesi için İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi baştan oluşturuldu.

Son kararname ile bu kez Casusluk Davasının mahkeme başkanı dosyadan alındı.

Yine son kararnameyle Tuzla Belediye Başkanının açtığı davanın, daha önce hakkımda beraat kararı veren yargıcı da görevden alındı.

Şimdi son kararnameyle bu zatın tüm yargıyı kendi ajandasına göre tasarladığını görüyoruz. Birlikte İBB iddianamesini hazırladıkları kişinin Ankara Başsavcısı yapılmasını bu millet nasıl yorumlasın yani? Koskoca Adalet Bakanlığı’nın, herhangi bir il başkanlığı zihniyetiyle ve ekipçiliğiyle yönetilmesini yargı mensupları ve hukukçular nasıl yorumlayacak?

Ben yargı mensuplarına ve hukukçulara sesleniyorum: Böylesi vahşi bir siyasi yargı düzeni oluşturanlara sesini çıkarmayanlar, kendisini nereye, nasıl konumlandıracak? ‘Ama ses çıkaramazlar, konuşamazlar’ bahanesini kabullenmek ve devletin yargısı adına bunu kaldırmak mümkün değildir. Bakın işte, sesini çıkarmayana, hatta onlardan emir alana bile tenzili rütbe uygulanıyor. Biliyorum ki bu ülkede namuslu, liyakatli, derdi milletine ve devletine hizmet olan şerefli yargı mensupları da var. Onlar konuşmadan, uyarmadan, sesini çıkarmadan, millet de devlet de bu kara düzenden kurtulamayacak.

Bunun adı 19 Mart darbesidir. Bu darbe bir rejim değişikliği operasyonudur. Hedefi milletin iradesini elinden almaktır. Bu operasyona dur diyecek olan da millettir. Milletin sesi olacak güçlü siyasettir. Biz insanımızın iradesini korumaya devam edeceğiz.

"DAHİLİ BEDHAH KAYYIMI KÂLE ALMAYIN"

“Dâhili bedhah kayyımın ne düşündüğünü bilmem, ilgilenmiyorum da. Milletimize de huzurlarının kaçmaması adına bu kişiyi kâle almamasını tavsiye ederim. Çünkü Türkiye’nin ondan çok daha önemli, çok daha ciddi meseleleri var.

Benim gördüğüm, Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletin gündeminden koparılmak istendiğidir. İktidarın en büyük arzusu da bu zaten. Çünkü onlar Cumhuriyet Halk Partisi’nin emeklileri, gençleri, işsizleri, çiftçileri, kadınları, kaçıp giden yatırımları, açlığı, umutsuzluğu konuşmasını değil; hukuk maşa yapılarak sanki bir iç mesele varmış gibi onunla meşgul olmasını istiyor. Muhterisler, milyonlarca insanın umudunu büyüten, Türkiye’nin birinci partisi olmuş, iktidara yürüyen bir partiyi kendi içine kapatıyor, enerjisini milletin sorunlarından koparmaya çalışıyor.

"KASTETTİKLERİ BAŞKA DEVLETLERİN AKLI OLABİLİR"

Türk devletinin aklı, milletinin aklını rehber edinirse anlam taşır. Devlet yönetimi ne zaman milletin aklından, halkın vicdanından, kamunun menfaatinden ve adaletten uzaklaşırsa, orada akıl kendini inkâr eder ve birilerinin hizmetine girer. Burada devlet aklı gider, vesayet aklı gelir.

Bunların ‘devlet aklı’ dediği, beceriksizlik ile iç içe geçmiş kötülüğün perdesi olarak kurgulanmıştır. Meşruiyetini yurt dışında arayan bir anlayış, devlet aklının yanından geçmez. Belki başka devletlerin aklı olabilir kastettikleri. Koltuk uğruna Cumhuriyeti, demokrasiyi ortadan kaldırmaya çalışan akıl, benim devletimin aklı olmaz.

"ERDOĞAN SONRASI İÇİN KÖŞE KAPMACA OYNAYAN SEFİL BİR YAPI VAR"

Siyaset içerisinde benim tutukluluğum ve CHP’ye yaşatılanlar üzerinden bütün ülkeyi esir almaya çalışan, rejim değişikliğine heveslenen ve ‘Erdoğan sonrası’ için şimdiden birbiriyle köşe kapmaca oyunlarına başlayan sefil bir yapı var.

Öyle bir süreç yürütülüyor ki milletin yaşayacağı tehlikeyi her gün canlı canlı gözlerimizle görüyoruz. HSK yeni adli yargı kararnamesini yayınladı işte. Yargıda binlerce savcı-hakimin, siyasetten emir alan, gruplaşmalara dahil olanların dahi yeri değişiyor. Neden? Çünkü 19 Mart’ta başlayan darbe hala sürüyor. 

"KURULTAY ENGELLENİRSE HAZIRIZ"

CHP birdir, zorla esir alınmış ve CHP delegesinden değil, Erdoğan’dan medet umanların eline geçmiştir. Zor kullanarak, şaibeli yargı süreçleri oluşturarak, medyada iftira kampanyaları düzenleyerek işgal edilmiştir CHP. Bu operasyon, 19 Mart’ta başlayan darbenin ikinci adımıdır. Sahibi de Erdoğan’dır.

Partimizin delegesinin iradesi Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’i lider olarak seçmiştir. Hukukun gereği olan kurultay kararının verilmesi halinde yine seçecektir. Fakat kayyım olmak için kırk takla atanlar gördüğümüz üzere kurultaydan adeta kaçmaktadır. CHP’nin delegesinden utanmaktadır. Genel merkez binamıza polisle girerek partiyi yönetebileceklerini zannetmiş ve adeta çöktükleri genel merkezimizde ‘CHP’cilik’ oynayacak hale gelmişlerdir.

İnanın, iktidarın onlara biçtiği rolü koşa koşa kabul edenlerin hiçbir önemi yok. Milletimiz de onlara bakıp hiç canlarını sıkmasın.

Şimdi bine yakın delegemiz kurultay için imzasını verdi. Biz hala kurultayımızın gerçekleşmesi için uğraşıyoruz. Fakat CHP’lilerin talebi olan kurultay zorla engellenirse, milletin yürüyüşünü yavaşlatmak bir yana, giderek hızlandıracak yola siyaseten, ruhen ve bedenen hazırız. Bu iktidara bir seçimin daha hediye edilmesine izin vermeyeceğimizin bilinmesini isterim.

Türkiye’de artık CHP değil, çok partili siyaset ve Cumhuriyet tehlike altındadır. Demokrasi ve adalet tarumar edilmiştir. Bizler bu sorumlulukla 86 milyon yurttaşımızın mücadelede azim ve kararlılığa sahip insanlarız.

'SÜREÇ' MESAJI: TEK SEBEBİ KÜRTLERİN OY GÜCÜ

Böyle bir iktidar anlayışı ile elbette bu süreç hiçbir yere varmaz. Bugün böyle bir süreç varsa bunun tek sebebi Kürt yurttaşların oy gücüdür. Bu işe sadece çatışmayı bitirme mantığıyla bakarak yol yürünemez. Türkiye olarak bu süreci yalnızca değişerek, dönüşerek ve demokratikleşerek başarıyla sonuçlandırabiliriz. ‘Silahlar bırakılsın, barış olsun’ buna kim itiraz edebilir. Burada çıkacak yasalar da silah bırakma aşamasından ileri gitmeyecektir. Güvenlik meselesini, terör meselesini ihmal etmeden Kürt meselesini haklar ve özgürlükler meselesi, demokrasi meselesi, millet olarak zenginleşme, refah ve kalkınma meselesi olarak ele almak gerekirdi. Bu yapılmayıp mesele terör parantezine sıkıştırıldıkça hem haklar ve özgürlükler kısıtlanmaya devam edecek hem de millet olarak demokrasimizden ve refahımızdan feda etmeye devam edeceğiz.

Biz bu nedenle ‘Terörsüz Türkiye’ şeklinde adlandırılan bu sürecin ‘Terörsüz ve Demokratik Türkiye’ şeklinde genişletilmesini önerdik. Fakat iktidarın, özellikle de bu süreci kendi çıkarına olacak biçimde dar tutma eğilimini de görüyoruz ve bunu değiştirmeye çalışıyoruz. İktidar açıkça demokrasiye ve hukuk devletine dönmek istemiyor. Bu dönüşümü varlıklarına, iktidarlarına bir tehdit olarak görüyorlar. Böyle bir yaklaşımla ancak liderlik düzeyinde bireysel pazarlıklar olur. Yurttaş lehine buradan bir şey çıkmasını bu haliyle çok zor görüyorum."

Cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den 15 Temmuz mesajı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'ne ilişkin "15 Temmuz, Türk milletinin tarih boyunca verdiği bağımsızlık mücadelesinin son halkalarından biridir...

Hüseyin Can Güner tutuklandı: Mansur Yavaş'tan 'yanındayız' mesajı

Ankara'nın en büyük ilçe belediyesi Çankaya'nın Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, gece yarısı tutuklandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve çok sayıda siyasetçi karara tepki g...


İmamoğlu'ndan 'Çankaya' açıklaması: 'Ahtapotun kolları' mekanizmasının son merhalesi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çankaya Belediyesi Başkanı Hüseyin Can Güner'in tutuklanması için "19 Mart ve 21 Mayıs darbesinin 'ahtapotun kolları' mekanizmasının son merhalesi" yor...

Hüseyin Can Güner'in de aralarında olduğu 24 kişi tutuklandı!

Çankaya Belediyesi'ne yapılan operasyon kapsamında bu sabah saat 10.00'da gözaltına alınan 30 kişi adliyeye getirildi. Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in savcılık ifadesi yakla...


Erdoğan: 'FETÖ'nün kökünü kazıdık'

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin 10'uncu yıldönümü nedeniyle yazdığı makalede "Bürokrasiden orduya, yargıdan iş dünyasına kadar her alanda FETÖ'nün k...

Kocaeli'de bazı sahillerde denize girmek yasaklandı

Kaymakamlıktan yapılan açıklamaya göre, elverişsiz hava ve deniz koşulları sebebiyle bugün Kovanağzı, Kerpe, Miço ve Seyrek plajları hariç tüm sahillerde denize girmek yasaklandı.


Özel'den şehit aileleri ve gazilerin oturma eylemine destek

CHP'nin seçilmiş lideri Özgür Özel, şehit aileleri ve gazilerin oturma eylemine destek verdi. Özel, "Kanun teklifinin oybirliğiyle geçirilmesi lazım" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CH...

Bakan Göktaş'tan 'suça sürüklenen çocuklar' açıklaması

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Meclis'e sunulan "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin, "Çocuklarımızın kor...


Gaziosmanpaşa Belediyesi davasında ara mütaala

Görevinden uzaklaştırılan Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe ile 8 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Sanık savunmalarının alındığı duruşmanın ardından savcı ...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Sude Burcu ve Mert Öcal bebeklerinin ismini sır gibi saklıyor

Survivor yarışmasında tanışarak geçtiğimiz yıl dünyaevine giren Sude Burcu ve Mert Öcal çifti, ilk bebeklerini kucaklarına almak için gün sayıyor. Kız bebek bekleyen ünlü çift, çocukların...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Hücresel temizliğin püf noktaları

Hücresel temizlik, son yıllarda sağlıklı yaşamın öne çıkan konuları arasında yer alıyor. Bu konuda özellikle internet ortamında; beslenme modelleri, takviyeler ve doğal ürünlerle ilgili bilgi kirliliği artarken, bilimsel veriler bu konuda bilinçli ve dengeli bir yaklaşım gerektiğini gösteriyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR