Yukarı
442502

DEM Parti İmralı Heyeti Duyurdu: Öcalan 'Terörsüz Türkiye' Komisyonunun Raporu İçin Ne Dedi?

18 Şubat 2026 15:12

DEM Parti İmralı Heyeti, 'Terörsüz Türkiye' hedefi doğrultusunda TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı raporun komisyonda oylama için görüşüldüğü dakikalarda terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'ın açıklamalarını duyurdu. Vatandaşlık tanımı ve rapor konularında çarpıcı mesajlar veren Öcalan, Suriye için de önerisini açıkladı.

DEM Parti İmralı Heyeti, süreç raporunun oylama için görüşüldüğü dakikalarda terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'ın mesajına ilişkin açıklama yaptı.

16 Şubat'ta İmralı’da Öcalan ile yaklaşık 3,5 saat süren bir görüşme gerçekleştiren heyetin yayımladığı mesaja göre Öcalan şunları aktardı:

''TERÖRÜ TASFİYE' MANTIĞI...'

“Yaşamım, ailedeki ilk isyanımdan bu yana hep büyük bir tempoda geçti. Halen buna devam ediyorum. Geride bıraktığımız süreç, öz itibariyle şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi sağlayacak müzakere yeteneğini ve gücümüzü kanıtlamıştır.

TBMM Komisyon raporunun temel toplumsal gerçeklerle uyumlu olması gerekir. Sürecin bundan sonraki ilerleyişinde komisyon raporunun bu niteliği son derece önemli olacaktır. “Terörü tasfiye” mantığıyla yaklaşan bir siyaset çözümü değil, çözümsüzlüğü ifade eder.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci, kendini sürekli yeniden değerlendiren, strateji ve taktiğini belirleyen bir süreçtir. Ben, bu toplantımızı Demokratik Entegrasyona bir giriş toplantısı olarak değerlendiriyorum. Bu vesileyle Sırrı Süreyya arkadaşımızı büyük bir saygı ile anıyorum. Bana göre bir müjde ve çok değerli bir arkadaşımızdı."

Cumhuriyetin kuruluşuna giden sürecin Türk ve Kürt birlikteliği üzerine inşa edildiğini belirten Öcalan şöyle devam etti:

"Sonradan değiştirilmiş olsa da bütün belgelerde bunun izleri görülebilir. Kurtuluş Savaşı'nda, kongrelerde, cumhuriyetin ilanında bu husus kabul gördü. Mustafa Kemal’in kendisi 17 Ocak 1921 İzmit basın toplantısında Kürtlere dair tespitlerde bulunuyordu. Bu cumhuriyet kesinlikle Kürtsüz inşa edilmedi. Bunu inkâr edenler, her gün sivri ve tahripkar bir dille her sözü söylüyorlar. Cumhuriyetin mayasında, temelinde Kürtler de vardır. Sonrasındaki hukuksal metinlerin Kürtleri dışlaması, Kürtlüğü ve Kürtçeyi yasaklaması inkârı ve isyanı üretmiştir. İçinde bulunduğumuz süreç, inkârı ve isyanı sona erdirme sürecidir. Biz artık nasıl bir araya geleceğimizi ve barış içinde bir arada yaşayacağımızı tartışmak istiyoruz.

Orta Çağ’da dinsel birliktelik üzerine kurulu bir ilişki vardı ve mirlikler düzeni böyle inşa edilmişti. Günümüzde ise uygun çağdaşlık ölçüleri temelinde ve rasyonalitesi olan bir şekilde cumhuriyetle bütünleşeceğiz. Bunun bir mimarisinin olması gerek. Kürt varlığının inkâr edilmemesi, mimarinin kurulması anlamına gelmez. Mimari, yasasız ve ilkesiz olmaz. Meseleyi birkaç ceza hukuku maddesi değişikliğine indirgemek de doğru olmaz. Bu mimarinin ana unsurları, yani entegrasyonun temel ilkeleri 27 Şubat bildirgesinde var. Bu bir siyasi programdır."

VATANDAŞLIK TANIMI

Vatandaşlık tanımı tartışmalarına da değinen Öcalan şunları kaydetti:

"Bir vatandaşlık tanımı meselesi var. Vatandaşlık, devletle kurulan bağı ifade eder. Vatandaşlık; etnisiteye, dile, inanca, düşünce sistemine bakılmaksızın devletle bağlılığı anlatır. Mesela sosyalist mi, kapitalist mi, Müslüman mı, Hıristiyan mı, Kürt mü, Arap mı fark etmez. Hepsi devlete vatandaş olabilir.

Ben özgür yurttaş demeyi tercih ediyorum. Anayasal vatandaşlık da denebilir ama özgür yurttaşlık, bundan daha geniştir. Dininde özgür olacak, milliyetinde özgür olacak, düşüncesinde özgür olacak. Türkiye’deki vatandaşlık tanımı bunu karşılıyor mu? Biraz muğlaktır. Dinsel, ideolojik ve milliyetsel, ulusal anlamda varlığını özgürce ifade edecek ve örgütleyecek. Bu da demokratik sınırlarda ve devletin bütünlüğünü esas alan bir şekilde yapılacak.

Özgür yurttaş dinini, mezhebini, düşüncesini ifade ederken ne kadar özgürse ulusal aidiyetini ifade ederken de o kadar özgür olmalıdır. Başkasına dinini ve dilini empoze edemiyorsan, milliyetini de etmemelisin. Herkes kendi milliyetini, kimliğini özgürce ifade edebilmeli.

Biz Demokratik Toplum olarak yaşamak istediğimizi söyledik ve başına da “Barış”ı koyduk. Demokratik toplum, toplumsal hüviyetini özgürce inşa edebilmeyi ifade eder. Toplumun kültürel unsurları vardır; sağlık kurumları, eğitim ve spor kurumları, hastaneleri, ekonomi kurumları olur. Toplum bunları özgürce inşa edebiliyorsa demokratik bir nitelik kazanır. Güçlü devlet bunun esnekliğini gösteren devlettir.

Bunlar entegrasyonumuzun ana ilkeleri ve örgütlenme modelidir. Burada üniter devlet de dahil milliyetçilik, dincilik anlamına gelecek bir şey yoktur. Demokratik toplumun kurumlarından ve inşasından söz ediyoruz. Şüphesiz burada şiddete hiçbir şekilde yer yoktur. Demokratik Cumhuriyete entegrasyon Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli. Bütün çalışmalarımızı Demokratik Cumhuriyet esprisi ile yürütüyoruz. Kürtlerin entegrasyonu, Cumhuriyet’in en temel ayaklarından biri olacaktır. İki yüz yıldır baş aşağı giden kardeşliği, ayakları üzerine kaldırıyor ve kardeşlik hukukunun gereğini yapıyoruz. Bu, yeni yüzyılın, hatta yeni bin yılın inşasıdır."

SURİYE İÇİN ÖNERİ

Öcalan, Suriye'deki entegrasyon tartışmalarına ilişkin ise şunları söyledi:

"Demokratik bütünleşmenin ruhuna uygun olan, bir yerel demokrasinin varlığı ve kurumsallaşmasıdır. Suriye için de önerdiğimiz de budur. Yerel demokrasi dediğim şu: Bir kent ya da köy olabilir, bunların kendilerini özgürce ifade etme ve kendilerini yönetme hakkı olmalıdır. Yerel yönetimin şartları belli. Ayrı devlet, bölge demiyorum. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın toplumsal gerçekliğimizle uyumlu ve genişletilmiş bir hali de buna güçlü bir dayanak olur.

Bu öneriler, bulundukları yerlerde sadece Kürtlerin de bütün diğer halkların ve inanç topluluklarının da varlığını ve hukukunu gözetir. Tarih, Kürtleri bir kenara bırakarak yapılmadı. Kürdistan’ı ilk ilan eden Sultan Sencer’di. Kanuni sırtını oraya yasladığını söylüyordu. Kürt korkusuna dayalı bir siyasetten, Kürtleri bir fobi ve korku halinde görme siyasetinden çıkmak gerekir."

'SİYASET YAPACAĞIZ'

"Bizim meselemizin bir güvenlik boyutu vardır, fakat ondan daha geniş kapsamda siyasi bir boyutu vardır" diyen Öcalan şöyle devam etti:

"Çünkü biz siyaset yapacağız. Silah ve şiddet terk edilmiştir. Müthiş bir demokratik siyaset yürüteceğiz. Toplumumuzun ekmek ve su kadar buna ihtiyacı var. Her şey güvenliğe boğulmamalıdır. Güvenlik siyaseti, siyaset de güvenliği esas almalı. Biz siyasi bir topluluk olacağız: Demokratik siyaset topluluğu.

Kürtlerin birliği meselesinde gerek Kürtlerin kendi içinde gerek parçalı Kürtlerin kendi aralarındaki ilişki biçimine benim önerim “Demokratik Birlik”tir. Bu, ayrı bir devlet değil, kapsamlı bir demokratik yönetim ilkesidir.”

GERÇEK GÜNDEM



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

AKP'li Osman Gökçek'ten Akın Gürlek'e ziyaret

TBMM'de CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal'a saldırısı ile gündeme gelen AKP Ankara Milletvekili Osman Gökçek, Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek'e ziyarette bulundu. AKP Ankara...

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den 'Ara tatil kaldırılacak mı?' sorusuna yanıt

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Ara tatil kaldırılacak mı?" sorusuna, "Bu yılki alan araştırmasından sonra bir karar vermiş oluruz" dedi. Ara tatillere ilişkin bir soruya yanıt veren Te...


Dışişleri'nden 'NATO'da 74'üncü yıl' mesajı

Ankara 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenlenecek NATO Zirvesi'ne evsahipliği yapacak. Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin NATO’ya üyeliğinin 74. yıl dönümü nedeniyle ittifaka bağlılığına ve ...

Ankara'da terör operasyonu: Çok sayıda gözaltı var!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından terör örgütü IŞİD ve FETÖ/PDY'ye yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında, 10 şüpheli gözaltına alındı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Su...


AKP’de oy kaybı tedirginliği: Düşen oylar sonrası ‘saha’ formülü

AKP’de oy kaybının durdurulamaması, gözleri yeniden teşkilatlara çevirdi. Parti yönetimi değişimleri zamana yayarak yönetmeye çalışırken, ramazan ayı ve kapı kapı ziyaretler “son çare” ol...

Akın Gürlek'ten Devlet Bahçeli'ye 'teşekkür' mesajı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından Adalet Bakanlığı'na atanan Akın Gürlek, MHP lideri Devlet Bahçeli'ye parti grup toplantısında kendisi için yaptığı 'destek' konuşması nedeniyle teşekk...


CHP'den 'Medeni Kanun' açıklaması: 'Dokundurtmayız'

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilişinin 100'üncü yılına ilişkin olarak, "Medeni Kanun, beşikten mezara hepimizin hayatının güvencesidir. Şiddete ...

Enver Aysever hakkında istenen ceza belli oldu

Sanal medya hesabından paylaştığı videodaki sözleri nedeniyle 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçundan tutuklanan gazeteci Enver Aysever hakkında iddianame hazırlandı. Aysever' hakkında ...


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Röportaj Adam'dan 'Mahsun J' açıklaması: Yeni sezon gelecek mi?

Kamuoyunda "Röportaj Adam" olarak bilinen Mahsun Karaca, "Mahsun J" dizisi hakkında yaptığı açıklamada, "Mahsun J dizisi bitti. Yeni sezon maalesef gelmeyecek" ifadelerini kullandı. Kamuo...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

'Kronik hastalığı olanlar dikkat etmeli'

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde görevli diyetisyen Dr. Nilgün İstek, ramazan ayının gelmesiyle vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu. İftar saatlerinde çok ağır ve yağlı yiyeceklerin sindirim sorununa yol açabileceğini belirten Dr İstek, "Özellikle kronik hastalığı olanlar dikkat etmelidir. Öncelikle suyla oruç açılmalı, bir veya iki adet hurma ve zeytinle devam edilmelidir. Çorba içtikten sonra ise doğrudan ana yemeğe geçilmemeli" dedi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR