Yukarı
442234

‘Uğultulu Tepeler’ ve ‘Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim’ vizyonda

14 Şubat 2026 10:07

Emerald Fennell, Uğultulu Tepeler uyarlamasında tutku, sınıf çatışması ve şiddeti estetik bir deliriumla yeniden yorumluyor. Mary Bronstein ise “Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim” filminde annelik mitini karanlık bir kara komediyle sarsıyor.

“Gotik türe her zaman takıntılı oldum. Komedi ve korkunun, tiksinti ve arzunun, cinselliğin ve ölümün sonsuza dek iç içe geçtiği, her etkileşimin şiddet, seks, tehditle dolu olduğu bir türdür. Bronte Kardeşler, Daphné du Maurier okuyarak büyüdüm. Kahramanların itici doğası beni büyüledi, ayrıcalık, şehvet, şiddet temaları beni çekti. Uğultulu Tepeler’i okuduğumda 14 yaşındaydım, fiziksel bir tepki verdim. Bu ateşli, korkutucu, derinden etkileyici roman, benim için erotik öykü, yasak aşk, intikam, ölümden söz ediyordu. Romanın hayranı olarak sinemaya uyarlamak, sınırları zorlamak istedim” diyor mücevher tasarımcısı Theo Fennell’le yazar Louise Fennell’in kızları Emerald Fennell.

İngiliz dili ve edebiyatı okuyan yazar, oyuncu, senarist, yapımcı, yönetmen Emerald, ilk filmi Promising Young Woman’da (Yetenekli Genç Kadın, en iyi senaryo Oscar’ı) toksik erkekliği, ayrımcılığı eleştirdi, intikam almak uğruna ölümünü planlayan güçlü bir kadını anlattı. Saltburn’de varsıl sınıfı kınadı, kutsal değerlere saygısızlık, cinsellik, ahlaksızlık temalarıyla izleyiciyi rahatsız etti. Uğultulu Tepeler, Emily Bronte’nin takma adla yazdığı ilk romandır, 1847’de yayımlandığında cesur, kışkırtıcı yönüyle, karakterlerin acımasızlığı, dengesizlikleri, duygusalfiziksel şiddet, etik ikilemlerden ötürü çok sayıda okuru şoke etmişti. Roman genelde trajik aşk öyküsüyle bilinir ama çok daha fazla katman içerir: Sınıf çatışmaları, istismarcı ilişkiler, fiziksel-psikolojik şiddet, cinsellik, eşcinsellik, tahakküm, hükmetme, tutku, aşağılama, kıskançlık, bencillik, toksik saplantı, intikam, ahlaki değerler, acımasızlık, zulüm, yozlaşma.

‘BANA MUSALLAT OL’ 

Yönetmen, açılış sekansını idam, asılma günüyle başlatır. Halk kentin merkezindeki açık alanda idam edilen insanları hazla izler, heyecanlanır. Bu sahne estetik bir manifestoyu, aynı zamanda bir deliriumu çağrıştırır, filmin atmosferini, gidişatını belirler. Parasız Lord Earnsaw yoksul malikânesine sokakta bulduğu yetim Heatcliff’i getirir, kızı Catherine’e “Sana evcil bir hayvan getirdim, onunla istediğin gibi oyna” der. Ayyaş Lord servetini kumarda kaybetmiştir, evlilik dışı ilişkiden doğan üvey ablası Nelly, yetim üvey kardeşi Heathcliff, burjuva, bencil, kontrolcü Catherine birlikte büyürler. Cathy’yi babasının şiddetinden Heathcliff korur, genç kız üvey kardeşini aşağılar, ezer. Yetişkinlikte her şey değişir, karmaşık duygular devreye girer. Heathcliff’in Catherine’e ‘Köpek gibi seni dünyanın sonuna dek takip edebilirim. Her zaman benimle ol, her şekle gir, bana musallat ol, beni çıldırt” sözleri ilişkinin saplantılı boyutunu yansıtır. Catherine varsıl komşusu Edgar Linton’la evlendikten sonra, Heathcliff ortadan yok olur, yıllar sonra intikam için döner. Linus Sandgren’in büyüleyici sinematografisi, Jacqueline Durran’ın özenli kostüm tasarımı, Suzie Davis’in yaratıcı yapım tasarımları, Charlie XCX’in elektronik müziği etkileyicidir. Emerald Fennell’in yorumuyla, Margot Robbie, Jacob Elordi, Hong Chau, Alison Oliver, Martin Clunes, Shazad Latif’in oynadığı son versiyon Uğultulu Tepeler gösterime girdi. Margot Robbie kadın oyuncu dalında Oscar adayı oldu. 

ANNELİK TABUSU

Image

 

Yönetmen-senarist, oyuncu, yönetmen Mary Bronstein’ın “Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim” adlı dramatik kara komedisi Amerikan bağımsız sinemasından ilginç bir örnek. Linda terapistlik işiyle birlikte hasta kızına tek başına bakmak zorundadır. Kızının hastalığını tam olarak bilmeyiz, yüzünü de görmeyiz. Sızıntıdan ötürü evlerinin tavanında büyük bir delik açılınca döküntü bir motelde kalmaya başlayınca kızının ses çıkaran beslenme cihazı Linda’yı uykusuz bırakır, terapistiyle arası açılır, içmeye, uyuşturucu kullanmaya başlar. Yönetmen küçük kızın yüzünü empati kurmamamız için özellikle göstermez, kocasının da sadece sesini duyarız, bu da çiftin iletişimsizliğini irdeler. Işık halkaları, sesler Linda’nın kaçtığı annelik travmasını simgeler. Annelikten bunalmak , çocuktan kurtulmak tabusuna meydan okuyan filmde Rose Byrne, Conan O’Brian, Mary Bronstein, Danielle Macdonald oynuyor. Berlin Film Festivali’nde kadın oyuncu ödülünü alan Byrne Oscar’da kadın oyuncu adayı oldu. 

cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Mersin Devlet Opera ve Balesi 'La Boheme' operasını sahneleyecek...

La Boheme operası Mersin Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenecek. Mersin Devlet Opera ve Balesi (MDOB), İtalyan besteci Giacomo Puccini'nin başyapıtlarından "La Boheme" operasını s...

Antalya'da 'Müzikal Rönesans' konseri sanatseverlerle buluştu

Antalya Devlet Opera ve Balesi "Müzikal Rönesans" konseriyle sahne aldı. DOB'dan yapılan açıklamaya göre, Antalya'da ilk kez seslendirilen Zelenka'nın virtüöz trio sonatlarından Purcell, ...


Rock müziğin efsanesi beyazperdeye taşınıyor...

Efsanevi rock grubu Bon Jovi’nin şöhrete yükseliş hikayesi, Universal Pictures imzasıyla sinema izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. 'It's My Life' gibi unutulmaz eserlere imza atan grub...

Tophane Çeşmesi tahrip edildi: 'Caydırıcı cezalar uygulanmalı'

Tophane Çeşmesi’ndeki tahribatın ardından uzmanlar, Türkiye’de kültürel mirasa zarar verenlere yönelik cezaların caydırıcı olmadığını belirterek koruma politikalarının gözden geçirilmesi ...


Girit’ten öteye geçen yalnız insanlar değil, hafızadır

Mediha Selda Avcı, Remzi Kitabevi tarafından yayımlanan bu ilk romanında, göçün yalnızca toprağı değil, insanın kalbini, evini ve belleğini de yerinden ettiğini anlatıyor. Bazı romanlar v...

15 yıl sonra aynı projede bir araya geliyorlar!

Muhteşem Yüzyıl dizisinin başrol oyuncuları Meryem Uzerli ve Halit Ergenç, bu defa sinema projesi için bir araya geliyor. 15 yıl sonra aynı projede yer almaya hazırlanan Uzerli ve Ergenç'...


Antalya Devlet Opera ve Balesi 'Giselle' balesini sahneleyecek

Antalya Devlet Opera ve Balesi tarafından "Giselle" balesi bu sezon ilk kez sahnelenecek. Antalya DOB'dan yapılan açıklamaya göre, romantik bale türünün önemli eserlerinden "Giselle", 12 ...

Cem Sezgin'den yeni sergi: Zamansız

Cem Sezgin, sanatla kurduğu kişisel bağını bu kez “Zamansız” adlı üçüncü kişisel resim sergisiyle sanatseverlerle buluşturuyor. Cem Sezgin’in yaşamın temposuna adeta meydan okuyarak ürett...


Kadın temsiline sanatla itiraz

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Basmane’deki tarihi Bıçakçı Han’da açılan “İmgeye İtiraz” sergisi, 35 sanatçının eserleriyle kadın temsili ve toplumsal cinsiyet kalıplarını sor...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

83 yaşındaki Harrison Ford'dan yatak odası itirafı!

Hollywood'un efsane aktörü Harrison Ford, katıldığı televizyon programında özel hayatına dair ezber bozan bir itirafta bulundu. 83 yaşındaki yıldız, yatak odasında kendi ikonik film müzik...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Fazla uyku erken ölüm riskini yüzde 34 artırıyor

Bilim dünyası, uyku sağlığına dair yerleşik kanıları sarsan yeni bir araştırmaya imza attı. 13 Mart Dünya Uyku Günü öncesinde yayımlanan verilere göre, her gece 9 saatten fazla uyumak sanıldığı gibi dinlendirici değil; aksine erken ölüm riskini ciddi oranda yükselten bir alışkanlık.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR