Yukarı
439049

'Doğum sonrası depresyon babaları da etkiliyor'

22 Aralık 2025 11:04

Doğum sonrası depresyonun toplumda genellikle annelerle ilişkilendirildiğini ancak babaların da ciddi risk taşıdığının altını çizen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hafize Gülnur Şen, “Yeni baba olan erkekler, özellikle doğumdan sonraki ilk yıl içinde depresyon riski altında bulunuyor. En sık karşılaşılan tetikleyiciler ekonomik kaygılar, artan masraflar ve geleceğe dair belirsizliklerdir. Bunun yanı sıra, ‘iyi baba olma’ baskısı, sorumluluk artışı ve kimlik değişimi de ruhsal yükü artırıyor” dedi.

Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hafize Gülnur Şen, doğum sonrası depresyonun yalnızca anneleri değil, babaları da etkileyebildiğini belirterek erken farkındalığın önemine dikkat çekti.

‘BABALAR DA RİSK ALTINDA’

Doğum sonrası depresyonun toplumda genellikle annelerle ilişkilendirildiğini ancak babaların da ciddi risk taşıdığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Şen, “Yeni baba olan erkekler, özellikle doğumdan sonraki ilk yıl içinde depresyon riski altında bulunuyor. Maalesef ‘babalara depresyon yakışmaz’ gibi önyargılar hem fark edilmesini hem de tedavi sürecini geciktirebiliyor” diye konuştu.

‘RİSKLİ DÖNEMLER VE TETİKLEYİCİ UNSURLAR’

Babaların en çok doğum sonrası ilk 3-12 ay arasında risk altında olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Şen, bu dönemde yaşanan bazı durumların depresyonu tetiklediğini söyledi. Dr. Öğr. Üyesi, şu bilgileri paylaştı:

“Eşin doğum sonrası depresyon yaşaması,

"İlk 3-6 ayda uykusuzluğun yoğunlaşması,

"İşe dönüş ve aile içi rol paylaşımının belirlendiği dönemler.”

Babalarda doğum sonrası depresyonun çok faktörlü bir yapıya sahip olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Şen, “En sık karşılaşılan tetikleyiciler ekonomik kaygılar, artan masraflar ve geleceğe dair belirsizliklerdir. Bunun yanı sıra ‘iyi baba olma’ baskısı, sorumluluk artışı ve kimlik değişimi de ruhsal yükü artırıyor. Ebeveynlik baskısı ve performans kaygısı, eş ile ilişki dinamiklerinde değişim, yakınlığın azalması, uykusuzluk ve fiziksel yorgunluk gibi faktörler de önemli tetikleyicilerdir. Toplumsal beklentiler de erkeklerin duygularını ifade etmelerini engelleyerek tedaviyi geciktirebiliyor” ifadelerini kullandı.

‘BELİRTİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ’

Babalarda depresyonun bazen tipik belirtiler göstermediğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Şen, şunları dile getirdi:

 

“Aşırı sinirlilik, öfke patlamaları, içe kapanma ve sosyal geri çekilme, uyku düzensizlikleri, keyif aldığı aktivitelerde azalma, dikkat ve odaklanma sorunları görülebilir. Artan alkol veya sigara kullanımı, gerginlik, huzursuzluk ve sabırsızlık, eş ve bebekle bağ kurmada zorlanma babalarda sık görülen belirtiler arasında yer alıyor.”

GÖRÜLME SIKLIĞI VE RİSK FAKTÖRLERİ

Güncel çalışmalara göre annelerde doğum sonrası depresyon oranının yüzde 10-20 arasında seyrettiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Şen, babalarda ise bu oranın yüzde 8-10 civarında olduğunu söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Şen, “Yani her 10 babadan en az biri bu dönemde depresyon yaşayabilir. Üstelik eşinde depresyon olan babalarda risk 2-3 kat artıyor” dedi.

‘ERKEN FARK ETMENİN ÖNEMİ’

Erken tanı ve destekle hem babaların hem de aile sisteminin korunabileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Şen, “Bebeğin duygusal gelişimi, güvenli bağlanma süreci, aile içi iletişim ve eşin ruh sağlığı, babanın depresyonu ile doğrudan etkilenebilir. Depresyon ilerledikçe işlevsellik azalır ve tedavi süreci uzar. Bu nedenle belirtileri fark etmek, normalleştirmek ve zamanında destek almak büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.

PROFESYONEL DESTEK GEREKEN DURUMLAR

Dr. Öğr. Üyesi Şen, babaların aşağıdaki durumlardan herhangi birini yaşaması halinde bir uzmana başvurması gerektiğini ifade etti:

"Belirtilerin 2 haftadan uzun sürmesi,

"İş, aile veya sosyal yaşamın belirgin şekilde etkilenmesi,

"Alkol veya madde kullanımının artması,

"Sosyal ilişkilerden tamamen uzaklaşma,

"Kendine zarar verme düşüncelerinin ortaya çıkması,

"Eş ile ilişki çatışmalarının yoğunlaşması."

EVDE UYGULANABİLECEK ADIMLAR

Doğum sonrası depresyon belirtileri gösteren babalar için evde uygulanabilecek basit yöntemleri de paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Şen, “Uyku düzenini sağlamak, gece sorumluluklarını paylaşmak, günde en az 30 dakika açık havada yürüyüş yapmak, günlük sorumlulukları küçük parçalara bölmek, güvendiğiniz biriyle duygularınızı paylaşmak, partnerinizle düzenli ‘çift zamanı’ ayarlamak ve sosyal destek almak ruh sağlığı için çok önemlidir. Aile, arkadaş veya baba gruplarından destek almak da fark yaratır” dedi.

TOPLUMSAL ÖNYARGILARIN ETKİSİ

‘Babalara depresyon yakışmaz, erkek adam güçlü olur’ gibi kalıp yargıların tedavi sürecini olumsuz etkilediğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Şen, “Bu önyargılar belirtilerin gizlenmesine, tedaviye geç başvurulmasına ve aile içi iletişimde kapanmalara yol açıyor. Toplumsal baskının kırılması ve erkeklerin duygusal ihtiyaçlarının normalleştirilmesi tedavi sürecini ciddi şekilde kolaylaştırıyor” diye konuştu.

YENİ BABA OLAN ERKEKLERE ÖNERİLER

Dr. Öğr. Üyesi Şen, yeni baba olacak erkeklere şu önerilerde bulundu:

"Mükemmel baba olmak zorunda değilsiniz; ‘yeterince iyi baba’ olmak yeterlidir,

"Eşinizle açık iletişim kurun; zorlanıyorsanız bunu söylemek güçsüzlük değil, olgunluktur,

"Uykusuzluğun etkisini küçümsemeyin, düzen yaratın,

"Destek istemekten çekinmeyin: aile, arkadaş veya profesyonel destek fark yaratır,

"Kendinize vakit ayırın: günde 20 dakika bile olsa ‘kişisel zaman’ ruh sağlığı için önemlidir,

"Gerekirse psikoterapi desteği alın; depresyon tedavi edilebilir bir durumdur,

"Eşinizle birlikte ‘ortak ebeveynlik planı’ yapın, yükü tek başınıza taşımaya çalışmayın."

DHA



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Küresel sağlık riskleri artıyor: 2026’da izlenmesi gereken 3 tehlikeli virüs

Bir epidemiyolog, 2026 yılına girerken küresel halk sağlığı açısından risk oluşturabilecek üç virüse dikkat çekti. İklim krizi, nüfus artışı ve küresel hareketlilik, virüslerin daha hızlı...

Duşta aşırıya kaçanlar dikkat: Cilt sağlığına zarar verebilir

Uzmanlara göre duş alışkanlıkları herkes için aynı olmamalı. Fazla duşun cilt sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olabileceği uyarısı yapılıyor. Duş almak çoğu kişi için günlük rutinin vazg...


'Erken teşhiste başarı oranı yüzde 90'ın üzerinde'

4 Şubat Dünya Kanser Günü’nde Türkiye’nin kanser haritasını değerlendiren uzmanlar, erken teşhisin hayati önemine dikkat çekti. Akciğer, meme ve jinekolojik kanserlerde cerrahi başarının ...

Uykuyu depolamak mümkün mü?

Hafta sonları alarm kurmayıp yatakta birkaç saat daha fazla zaman geçirmek için güzel bir fırsat sunuyor. Bu lüksten faydalanma imkanı olanlar, hafta içi yeterince alamadıkları uykuyu bu ...


Uzmanından 'vitamin' uyarısı: Kontrolsüz kullanıldığında...

Son yıllarda vitamin ve mineral takviyelerinin kullanımında artış yaşandığını söyleyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Necip Çetiner, “Toplumda, ‘ne kadar çok vitamin, o kadar sağlık’ g...

Yarasalardan bulaşan ölümcül virüse karşı uyarı!

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, Hindistan’da yarasalardan bulaşarak yayılıp, ölümcül risk taşıyan ‘Nipah virüsü’ne ilişkin, "Türkiye için bir tehdit veya risk şu anda yok...


Bitmeyen yorgunluğa dikkat: Altında ciddi nedenler yatabilir!

Halsizlik ve yorgunluğun ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sebahattin Karahan, “Toplum temelli çalışmalarda erişkin bireylerin yaklaşık y...

‘Katkısız beslen’ sağlıklı yaşa

Tüketicinin farkındalığı ve sağlıklı yaşam isteği, imkanları ölçüsünde onun beslenme alışkanlıklarını değiştiriyor. Diyetisyen Yasemin Güzel, "etiket okur yazarlığı"nın farkındalığının da...


Menopoz beyni nasıl etkiliyor, demans ve alzheimer riskini artırıyor mu?

İngiltere'de yapılan kapsamlı bir araştırma, menopozun beyinde, Alzheimer hastalığında görülenlere benzer değişikliklerle bağlantılı olduğunu ortaya çıkardı. Araştırmacılar, beyinde hafız...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Lvbel C5, konser gelirini depremzedelere bağışlayacak

Türkiye’yi yasa boğan 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında toplumsal dayanışma sürerken, sanat dünyasından anlamlı bir destek geldi. Rap sanatçısı Lvbel C5, şubat ayı içinde vereceği üç b...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Küresel sağlık riskleri artıyor: 2026’da izlenmesi gereken 3 tehlikeli virüs

Bir epidemiyolog, 2026 yılına girerken küresel halk sağlığı açısından risk oluşturabilecek üç virüse dikkat çekti. İklim krizi, nüfus artışı ve küresel hareketlilik, virüslerin daha hızlı yayılmasına zemin hazırlıyor. Pandemi döneminin geride kaldığı düşünülse de bulaşıcı hastalıklar konusunda temkinli olmak hâlâ büyük önem taşıyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR