- Meclis Başkanı Kurtulmuş'tan dikkat çeken 'süreç' açıklaması: 'Bu iş başarısız olursa...'
- Manisa’da İftar Bereketi Binlerce Vatandaş Aynı Sofrada Buluştu
- 19 İl İçin Sağanak ve Fırtına Uyarısı
- Netanyahu Öldürüldü mü? Herkesin Beklediği Açıklama Geldi
- Bergama’nın iftar sofrası Tıp Bayramı'nda doktor başkanları buluşturdu
'Üç Bakanlık da ‘ben görmedim, duymadım, bilmiyorum’ oynuyor'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, İliç faciası davasını izlemek üzere Erzincan’a geldi. Yavuzyılmaz, "Denetimi doğru düzgün yapmayarak asli kusurlu hale gelen ancak bu kusurları buharlaştırılan, kamu görevlileriyle ilgili de mutlaka bu soruşturmanın yapılması gerekiyor. Bundan ne Enerji Bakanlığı ne Çevre Bakanlığı ne de Çalışma Bakanlığı yetkilileri kaçabilir" dedi.
Erzincan'ın İliç ilçesinde Çöpler Altın Madeni'nde 13 Şubat 2024 tarihinde meydana gelen liç yığının çökmesi sonucu Adnan Keklik, Kenan Öz, Ramazan Çimen, Uğur Yıldız, Abdurrahman Şahin, Fahrettin Keklik, Mehmet Kazar, Şaban Yılmaz ve Hüseyin Kara yaşamını yitirmiş, İsa Taşdelen ve İshak Demir ise yaralanmıştı. Olayla ilgili açılan davanın ilk duruşması bugün yapılıyor.
CHP, DEM Parti ve TİP’li milletvekilleri, davayı izlemek üzere Erzincan’a gitti. Burada duruşma öncesi açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, şunları söyledi:
“13 Şubat 2024 tarihinde İliç’te Anagold şirketinin işlettiği altın madeni sahasında bir felaket yaşandı ve 9 işçimiz hayatını kaybetti. Bu felaket olduğu andan itibaren bölgede hep birlikte bu olayın üzeri örtülmesin diye büyük bir mücadeleye girdik. Aynı zamanda burada verilen mücadelenin buna benzer bir başka felaketin de gerçekleşmesine engel olması için hep birlikte mücadele ettik. Hazırlanan bilirkişi raporları, bilimsel raporlar, daha önce bu altın maden sahasında yapılan usulsüzlükler, buna benzer felaketlerin habercisi olarak yaşanmış olan olaylar dikkate alındığında, buradaki felaketin, doğal bir afet olmadığı açık ve net bir şekilde görülüyor.
Burada bu maden sahasının nihayet ÇED raporları hazırlanırken, bu raporlar yetkililer tarafından imzalanıp, onaylanırken ve sahada altın maden üretimi bu doğrultuda yapılırken bu felakete giden yolun taşlarının bir bir döşendiğine şahitlik ediyoruz. 2021 yılında altın maden sahasının ikinci kapasite artışına ÇED onayı veren yetkililer bilirkişi raporlarında asli kusurlu sayıldı. Ve bu yetkililerin başında da dönemin Çevre Bakanı Murat Kurum'un geldiğini resmi belgelerle kanıtladık. Bu kanıt ortaya konduktan sonra dönemin Çevre Bakanı, kurtarılmak istendi ve bu doğrultuda bir bilirkişi oyunu yapılarak önce bilirkişi değiştirildi, ardından yeni bir bilirkişi heyeti raporu hazırlatıldı ve başta Murat Kurum olmak üzere yetkililerin asli kusuru buharlaştırıldı. Ancak bu işlem yapılırken de AK Partili üst düzey yetkililer yine bu durumu da ellerine, yüzlerine bulaştırdı. Çünkü hazırlanan fezlekeye göre sadece ikinci kapasite artışı değil, aynı zamanda 2020 bir yılında onayları alınıp sahada üretime geçilen Faz 4B adı verilen bir başka kapasite artışının daha yapıldığı tespit edildi. Biz de Faz 4B ile ilgili projeleri yine Çevre Bakanlığı yetkililerinin onayladığını belgesiyle tespit ettik.
Fezlekeye göre Faz 4B kapasite artışı ve bu artışa sebep veren projelerdeki hatalar ve onay süreçleri de dikkate alındığında, bu yaşanan felaketin kök nedenlerinin başında geliyor. Faz 4B kapasite artışı onayının altında da Bakan adına atılmış imzalar var. Yani yine şu anda Çevre, Şehricilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yeniden adeta ödüllendirilerek getirilen Murat Kurum’un imzası var.
"Felaket göz göre göre geliyor"
Fezlekede aynı zamanda buradaki bu faciaya giden yolun sebepleri bir bir anlatılıyor ve çarpıcı bir tespit olarak ortaya konuyor ki, 2022 yılı itibarıyla Anagold şirketi İliç Altın Maden Sahası'nda bir üretim stratejisi değişikliğine gidiyor. Bu değişikliği de fezlekedeki tablolarla gösterildiği üzere kaymanın yaşandığı yığın liç sahasında serilen malzeme ve bu malzemenin içinde kullanılan solisyonun oranında değişik yapılıyor. Ve bu yığın liç sahasında kullanılan sıvı miktarı en yüksek seviyeye getiriliyor. Dolayısıyla da sıvılaşma artıyor, buradaki kayam yığın liç malzemesi artık durağanlılığını kaybediyor ve felaket göz göre göre geliyor.
"Bundan ne Enerji Bakanlığı, ne Çevre Bakanlığı ne de Çalışma Bakanlığı yetkilileri kaçabilir"
Ne kadar çok solüsyon kullanılırsa, o kadar çok altın üretildiğini biliyoruz. O nedenle de bu sahada bir üretim baskısı yapıldığını, bir zorlamanın yapıldığını, karlılık hırsıyla tedbirlerin alınmadığını görüyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan İliç Faciasını Araştırma Komisyonu’nda ortaya çıktı ki; Bakanlıkların hiçbiri sorumluluk kabul etmiyor. Çevre Bakanlığı yetkililerine soruyorsunuz, diyorlar ki ‘biz kaymanın yaşandığı yağın liç sahasından sorumlu değiliz, biz bunu denetlemekle sorunlu değiliz. Biz sadece yığın liç sahası ve zemin arasındaki membrandan sorumluyuz’ diyor. Enerji Bakanlığına soruyoruz,’biz sadece üretilen altından sorumluyuz. Bizim yılın liç sahasında denetim sorumluluğumuz yok’ diyor. Çalışma Bakanlığı diyor ki; ‘biz altın maden sahasının her yerinden sorumluyuz. Ancak yığın liç sahasından sorumlu değiliz’ diyor. Üç Bakanlık da ‘ben görmedim, duymadım, bilmiyorum’ oynuyor. Biz de soruyoruz; altın maden sahasının içindeki kaymanın yaşandığı yığın liç sahasından hangi Bakanlık sorumlu? Milli Eğitim Bakanlığı mı sorumlu? Dışişleri Bakanlığı mı sorumlu? Ve bugüne kadar da kamu yetkilileriyle ilgili doğru düzgün denetim yapması gerektiği halde sadece bölgeye turistik ziyaret için gelip giden ve bu denetimi doğru düzgün yapmayarak asli kusurlu hale gelen ancak bu kusurları buharlaştırılan, kamu görevlileriyle ilgili de mutlaka bu soruşturmanın yapılması gerekiyor. Bundan ne Enerji Bakanlığı, ne Çevre Bakanlığı ne de Çalışma Bakanlığı yetkilileri kaçabilir.
Acılı ailemizin yüreğindeki acısını paylaşıyoruz. Bugüne kadar gösterdikleri dirayetli ve kararlı bu duruş için şükranlarımızı sunuyoruz. Çünkü İliç faciasının acısının yaşatılması, hep birlikte bu mücadelenin verilmesi, bugüne kadar Türkiye'de gerçekleşebilecek pek çok maden felaketinin gerçekleşmesine engel olmuştur. Bu duruşmayla ilgili mücadelemiz, duruşma süresince de duruşma bittikten sonra da devam edecek." ANKA
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Öğrenciler tepkili: Kampüse yalnızca davetliler alınacak
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’nde katılacağı iftar programı öncesinde kampüste geniş güvenlik önlemleri alındı. Üniversite yönetimi ta...
Bahçeli'den İlber Ortaylı için taziye mesajı
MHP lideri Devlet Bahçeli, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı için taziye mesajı yayımladı. Bahçeli, Ortaylı'nın ölümünden 1 ...
Ankara Barosu’na bağlı 5 avukat Bakan Akın Gürlek’in ataması hakkında Danıştay’da dava açmıştı: Ret değil, esastan inceleme kararı verildi!
Ankara Barosu’na bağlı 5 avukat; Akın Gürlek’in bakan olarak atanması hakkında ilgili yasaya ve anayasa hükümlerine aykırı olması gerekçesiyle Danıştay’da dava açmıştı. Danıştay 12. Daire...
14 Mart Tıp Bayramı'nda sağlıkçılardan Anıtkabir ziyareti
Birlik ve Dayanışma Sendikası üyesi aile hekimleri, ebe, hemşire ve sağlık çalışanları 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında Anıtkabir’i ziyaret etti. Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Genel B...
TSK'den ihraç edilen teğmenlerden Deniz Demirtaş görevine başladı
Kara Harp Okulu'nda 30 Ağustos 2024'te yapılan "kılıçlı" yemin töreninin ardından ihraç edilen beş teğmen arasında bulunan Deniz Demirtaş, Ankara 21. İdare Mahkemesi kararıyla görevine ba...
EMEP'ten Fidan'a 'ABD üssü' sorusu: 'Kapatılması ve ülkeden
EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na sunduğu önergede, "Türkiye’nin NATO üzerinden bir bölgesel savaşın par...
Baykar'dan Savunma Teknolojisinde Yeni Adım
Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, maliyet etkin savunma çözümleri geliştirme stratejisi kapsamında Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen K2 Kamikaze İHA, otonomi, yapay z...
Türkiye'den Irak'a seyahat uyarısı
Türkiye'nin Bağdat Büyükelçiliği, Türk vatandaşlarının zaruri neden olmadıkça Irak'a seyahat etmekten kaçınmasının uygun olacağını bildirdi. Bağdat Büyükelçiliği, sosyal medya platformund...
Yargıtay üyeliklerine seçilen isimler Resmi Gazete'de yayımlandı
Yargıtay üyeliklerine 8 yeni ismin seçilmesi hakkındaki karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığı'ndan Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre; Yargıtay Biri...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
“Delikanlı” dizisinde dikkat çeken benzerlik
Başrolünde Mert Ramazan Demir’in yer aldığı ve "Yusuf" karakterine hayat verdiği Delikanlı dizisi, ilk fragmanının yayınlanmasıyla birlikte dijital platformlarda dikkat çekti. Yapım aşama...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Belirti vermeden ilerleyen hastalık...
Dünya Glokom Haftası kapsamında uyarılarda bulunan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Faruk Kaya, "Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokom, Türkiye'de yaklaşık 2 milyon insanı tehdit ediyor. Ancak sinsi ilerleyen hastalık nedeniyle birçok hasta durumun farkında değil. Hasar oluştuktan sonra geri dönüş yok, 40 yaş sonrası her yıl kontrol şart" dedi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.