Yukarı
422504

Ramazanda sağlıklı kalmak için bu besinlerden uzak durun!

06 Mart 2025 09:11

Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluk, vücudu zorlayabilir. Diyetisyen Serap Güzel, sağlıklı bir Ramazan geçirmek için dikkat edilmesi gereken beslenme kurallarını açıkladı.

İşte uzak durmanız gereken yiyecekler ve sağlıklı alternatifler...

Diyetisyen Serap Güzel yaptığı açıklamada, daha rahat ve sağlıklı bir Ramazan ayı geçirmek için sahur ve iftar vakitlerinde tüketilmesi gereken besinleri ve bu süreçte dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.

Diyetisyen Güzel, “Sahur, ertesi günü enerjik ve rahat geçirebilmemiz için en kritik öğündür. Bu öğün asla atlanmamalı ve bu öğünde muhakkak yeteri kadar su içilmelidir. Bu öğünü atlamak, gün içinde halsizlik, baş ağrısı ve dikkat eksikliği gibi sorunlara yol açabilir. Sahurda sağlıklı ve hafif beslenmemiz önemlidir. Yulaf ezmesi, tam buğday ekmeği gibi lif açısından zengin karbonhidratlar uzun süre tok kalmayı sağlar.

Yumurta, peynir, yoğurt, süt ve az tuzlu lor peyniri gibi besinlerin protein içeriği yüksektir ve uzun süre tokluk hissi sağlar. Muhakkak taze yeşillik soframızda bulundurulmalı. Zeytin, avokado, ceviz, badem ve fındık gibi sağlıklı yağ kaynakları, enerjinizi artırarak oruç tutarken yorgun ve halsiz hissetmenizi engeller. Sahurda bol su içerek gün içinde oluşabilecek susuzluğun etkilerini hafifletebiliriz. Ayrıca, bu öğünde bitki çayları da tercih edilebilir” diye konuştu.

İftarda hızlı ve fazla miktarda yemek tüketmenin, kan şekeri dengesini bozabildiğini ve mide rahatsızlıklarına neden olabildiğini ifade eden Güzel, şunları söyledi:

“Hız ve fazla miktarda yediğiniz yemekler, mide başta olmak üzere sindirim rahatsızlıklarına yol açabilir. Bu nedenle yavaş yemek yemek ve yemeğe kısa aralıklara devam etmek sağlıklıdır. Peki iftarda neler yemeliyiz ve nelerden kaçınmalıyız? Düşük glisemik indeksli besinleri tercih etmeli, yüksek glisemik indeksli beyaz unlu hamur işlerinden kaçınılmalıdır.

Lifli ekmek türleri, bulgur, kepekli pirinç, baklagiller posası yüksek olduğu için kan şekerini yavaş yükseltir ve daha uzun süre tok tutar. Bunların yanında bol sebze ve salata yine bağırsakların çalışmasına yardımcıdır, vitamin ve mineral ihtiyacınızı karşılar. Et, tavuk veya balık protein içeriği yüksek olduğu için tokluk verecek besin grubudur ama pişirme şekline dikkat edilmelidir.

Fırında, ızgara veya az yağlı haşlama şeklinde pişirilmelidir. İftar sonrası tatlı yerine meyve tercih edilmelidir. Sahurda olduğu gibi iftarda da su tüketimine özen göstermeliyiz. İftar sonrası en az 1-1,5 litre olacak şekilde su tüketmeye çalışmalıyız. Çay ve kahve su olarak düşünülmemelidir. Bitki çayları, ayran, süt, kefir gibi besinler sıvı tüketimine katkı sağlayacak ve besin değeri açısından zengin alternatifler olarak iftarda ya da sahurda tüketilebilir.

İftardan sonra hafif egzersizler veya yürüyüş yapmak sindirime yardımcı olur. Ramazan’da özellikle kaçınmamız gereken yiyecekler, hamur işleri, kızartmalar, şerbetli tatlılardır. Hazır, paketli gıdaların yağ, şeker ve tuz içeriği yüksektir. Bunların tüketimi sindirim sisteminizi etkileyebileceği gibi genel sağlığınız için de zararlıdır. Özellikle diyabet, hipertansiyon ve kalp hastalıkları oluşumuna neden olabileceği asla unutulmamalıdır.” DHA



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Her 6 kişiden biri 'sessiz katil' ile yaşıyor!

Dünyanın, bilimsel literatürde ‘Yalnızlık Salgını’ (Loneliness Epidemic) olarak tanımlanan, sessiz ama etkisi çok derin bir salgınla karşı karşıya olduğunu belirten Doç. Dr. Berke Kırıkka...

İdeal uyku süresi belli oldu

Araştırmaya göre, gecede yaklaşık 7 saat 18 dakika uyumak, özellikle bazı önemli sağlık risklerinin azaltılmasına yardımcı olabilir. Bilim insanları bu sürenin, vücudun metabolik dengesin...


Kışın yavaşlayan metabolizmayı uyandırma zamanı

Mevsim geçişlerinde yorgunluk, ödem ve halsizlik artabilir. Metabolizmanın mevsimsel adaptasyon sürecini destekleyen bahar detoksu; doğru beslenme, su tüketimi ve yaşam tarzı düzenlemeler...

Obezite ve Kilo Artışı Hangi Riskleri Taşıyor?

Obezite, yalnızca “kilo fazlalığı” olarak görülmemesi gereken, tüm vücudu etkileyen bir sağlık durumudur. Yağ dokusunun artması; kalp-damar sistemi, solunum sistemi ve sindirim sistemi üz...


Altı anneden birinde doğum sonrası depresyon görülüyor

Doğum sonrası depresyonun önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken İlknur Okay, belirtilerin iki haftadan uzun sürmesi durumunda psikiyatriste başvurulması gerektiğini söyledi...

Toz, akciğer hastalıklarını tetikliyor!

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aygül Güzel, günün büyük kısmını kapalı alanlarda geçiren çalışanların gözle görülmeyen sağlık riskleri ile karşı karşıya kalabileceğini söyledi. Prof....


‘Ramazanda bağırsak tembelliğine karşı pideyi azaltın’

Ramazanda en sık karşılaşılan sorunlar olan kabızlık ve şişkinlikten korunmanın ilk kuralının iftar ve sahur arasında lifli gıda tüketimini maksimuma çıkarmak olduğunu belirten Gastroente...

Ramazan'da böbrek sağlığına dikkat

Ramazan ayında uzun süreli susuzluğun, böbrek taşı şikayetlerinde artışa neden olabileceğini belirten Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cevper Ersöz, “Yeterli sıvı tüketilmemesi idrarın koyulaşması...


'Hurma tüketiminde ölçüyü kaçırmayın'

Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmezi olan hurmanın doğru miktarda ve uygun şekilde tüketildiğinde sağlık açısından pek çok fayda sağlayabileceğini belirten Diyetisyen Çağlasu Al...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Serenay Sarıkaya’ya Vergi Ödülü!

Vergi Haftası kapsamında ünlü oyuncu Serenay Sarıkaya’ya, vergi yükümlülüklerini düzenli ve zamanında yerine getirdiği için teşekkür belgesi verildi. Sarıkaya, gönüllü uyum seviyesi yükse...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Her 6 kişiden biri 'sessiz katil' ile yaşıyor!

Dünyanın, bilimsel literatürde ‘Yalnızlık Salgını’ (Loneliness Epidemic) olarak tanımlanan, sessiz ama etkisi çok derin bir salgınla karşı karşıya olduğunu belirten Doç. Dr. Berke Kırıkkanat, “Araştırmalar, 18–25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60’a ulaştığını gösteriyor. Bu, ‘kimsem yok’ yalnızlığı değil; kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik” dedi. Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu da, yalnızlığın klinik etkilerinin artık görmezden gelinemeyecek düzeyde olduğunu ifade etti.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR