Yukarı
457230

‘Bu Festival Bizim’de dinlenme sayılarından önce sanatçının özgünlüğü önemli

06 Kasım 2026 08:57

“Bu Festival Bizim”, Kreşendo tarafından 12-14 Kasım tarihlerinde 5. kez müzikseverlerle buluşacak. Kreşendo’nun kurucusu Beril Sarıaltun; festivalin müzik sektöründeki cinsiyet temsiliyeti ve bağımsız sahne üzerindeki dönüştürücü etkisini, ana akım ile bağımsız dengesinin nasıl kurulduğunu, bağımsız bir kültürel etkinliği ayakta tutmanın ekonomik zorluklarını ve bu yılın en merakla beklenen isimlerini anlattı.

Kreşendo tarafından düzenlenen “Bu Festival Bizim”, bu yıl 12-14 Kasım tarihlerinde 5. kez müzikseverleri ağırlayacak. Sahnede dünya çapında da önemli bir hayran kitlesi bulunan Melody’s Echo Chamber’ın yanı sıra Güneş, Lady Shaka, Dilan Balkay, aisu ve Stella and the Longos gibi bağımsız ve ana akım sahnenin özgün temsilcileri yer alıyor. Festivalde konserlerin dışında söyleşi ve atölyeler yapılacak, ayrıca pop-up market alanı da bulunacak.

 İlk yılından bugüne izleyiciye farklı bir deneyim yaşatmak isteyen festivali, Kreşendo’nun kurucusu Beril Sarıaltun ile konuştuk.

- İlk festivalden bu yana katettiğiniz yola baktığınızda, festivalin müzik sektöründeki cinsiyet temsiliyeti ve bağımsız sahne üzerindeki etkisine ilişkin geri dönüşler alıyor musunuz?

Alıyoruz. Bazen bir konserin ardından yanımıza gelen bir dinleyiciden, bazen festivalden sonra bize yazan genç bir müzisyenden. Ama en kıymetli geri dönüşler çoğu zaman bir cümleyle değil, yıllar içinde izlediğimiz yollarla geliyor. Beş yıl, bir müzisyenin ilk sahnesinden bugününe kadar neler olduğunu görebilmek için yeterince uzun bir süre. Bir festivalin etkisini de bence en iyi o sahneye çıkanların sonrasında nereye vardığına bakarak anlayabiliyorsunuz.

İlk festivalimizde Elif Dikeç’in şefliğinde özel bir orkestra projesi yapmıştık. O orkestrada gitar ve bas gitar çalan İpek Ektaş ve Seda Kireççi bugün çok farklı yerlerde. İpek kendi projelerinin yanında Melike Şahin’le çalışıyor, Seda’yı pek çok müzisyenle sahnede görebilirsiniz. İlk festivalimizde sahneye çıkan Dilan Balkay bu yıl yine bizimle. Bir müzisyeni beş yıl boyunca büyürken izlemek bu işin en güzel geri bildirimi.

Bugün bize gelen en sık geri bildirim de festivalin “başka türlü bir program mümkün” dediğini görmek oluyor. Ama bunu abartmak da istemem. Festival programları cinsiyet temsili konusunda hâlâ büyük ölçüde sınıfta kalıyor, sahne arkası ise çok daha yavaş değişiyor. Biz bu tablonun küçük bir parçasını değiştirmeye çalışıyoruz.

‘KONSERDEN İBARET DEĞİL’ 

- Her sene sanatçılar belirlenirken nasıl bir denge gözetiliyor? Ana akım ile bağımsız sahne, yerel ile uluslararası isimler nasıl belirleniyor?

 

Bizim için ana ölçü ölçek değil, ses. Bir sanatçının ne kadar dinlendiğinden önce, kendine ait bir sesi olup olmadığına bakıyoruz. Aleyna Tilki’yle The Space Lady’yi aynı festivalin parçası yapabilmemizin nedeni de bu. Biri ana akım pop’un tam ortasından geliyor, diğeri yıllarca sokakta çalmış, sonradan kült olmuş bir isim. İkisini de aynı ciddiyetle ağırlıyoruz. Bu yıl her gün kendi hikâyesini anlatıyor. Bir gün rüya ve gece, diğer gün yeni pop’un İstanbul’u. Denge de biraz bu farklı dünyaları yan yana koyabilmekten geliyor.

- Festival zihnimizi açma ve kalıpları esnetme hedefini gerçekleştirmek için neler yapıyor?

Bence en etkili yol insanları tanımadıkları bir şeyle karşılaştırmak. Birine bir sanatçı için gelip festivalden hiç bilmediği başka biriyle ayrılan dinleyici, bizim için festivalin amacına ulaştığı an. Programı bu yüzden tek bir türe ya da kitleye göre kurmuyoruz. Bunun yanında festivali yalnızca konserlerden ibaret görmüyoruz. Bu yıl iki söyleşimiz var: Biri müziğin içerikle ilişkisini, diğeri kulüp kültürünün bugününü tartışıyor. Bir de yaşadığımız zamanla ilgili bir derdimiz var. Her şeyin birbirine benzediği, bir şarkının ilk on beş saniyede yargılandığı bir dönemde, insanların telefonu bırakıp gerçekten dinlediği birkaç an yaratabilirsek kalıpları biraz da olsa esnetmiş oluruz.

- Türkiye’de bağımsız bir kültür-sanat etkinliği ve festival sürdürmenin ekonomik koşulları pek parlak değil. Festivalin sürekliliğini sağlamakta ne gibi stratejiler izliyorsunuz?

Parlak değil, saklamaya gerek yok. Yabancı sanatçı ücretleri döviz üzerinden belirleniyor, prodüksiyon maliyetleri her yıl artıyor, dinleyicinin bir konsere ayırabileceği bütçe ise daralıyor. Her festival bizim için başlı başına bir mali risk. Bu riski tek başımıza taşımamaya çalışıyoruz. Küçükten büyüğe her ölçekte işbirliği kurmak, Kreşendo’nun başından beri en önemli stratejisi oldu. Mekân ortaklarımızla, başka festivallerle ve organizasyonlarla, kurumlarla birlikte çalışıyoruz. Ücretsiz modelden biletli festivale geçmek de bu yolda verdiğimiz önemli bir karardı. Kültürel bir işin de sağlam bir iş modeline ihtiyacı olduğunu bugün çok daha net görüyorum. Ama hangi model olursa olsun bir şey değişmiyor: Küratöryel kararlar bize ait.

- Bu yıl festivalde yer alacak müzisyenlerden kişisel olarak özellikle izlemek istediğiniz isimler var mı?

Açıkçası iki günde de herkesi çok merak ediyorum. Festival boyunca koşturmanın arasında olabildiğince müziği dinlemeye çalışıyorum. Ama seçmem gerekirse 13 Kasım’da Dilan Balkay ve Melody’s Echo Chamber’ı arka arkaya izlemek istiyorum. İkisinin müziğinde de insanı kendi iç dünyasına çeken, rüya gibi bir taraf var. Bir de gecenin sonunda Lady Shaka’yı çok merak ediyorum. Dans etmemenin mümkün olmadığı bir set olacak. Bir şansım da var: 12 Kasım’da Komünite’deki açılış o kadar hengameli bir gün olmayacak. O gün Stella and the Longos’u çok temiz dinleyeceğim bence.

Cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

TEMA Vakfı’nın “Yavaş Ölüm” Belgeseli Yayında

Afşin-Elbistan Ovası’nda 40 yılı aşkın süredir devam eden kömür madenciliği faaliyetlerinin doğa, insan sağlığı ve yaşam üzerindeki etkilerini bölge halkının tanıklıklarıyla anlatan Yavaş...

Sinema salonlarında bu hafta: 10 yeni film vizyona girecek

Sinema salonlarında bu hafta farklı türde 10 yeni film izleyiciyle buluşacak. Haftanın öne çıkan yapımları arasında, dünya prömiyerini Toronto Uluslararası Film Festivali Platform bölümün...


Ömer Koç’tan Londra’daki görkemli sergi açıklaması

Koç Holding’in katkılarıyla Victoria and Albert Müzesi’nde hayata geçirilen “Konstantinopolis’ten İstanbul’a: Bir Şehir, İki İmparatorluk” sergisi, 7 Kasım’da Londra’da kapılarını açıyor....

Jamie Foxx ve Alyce Huckstepp çiftinin bebekleri dünyaya geldi

Oscar ödüllü oyuncu Jamie Foxx ile 2022'den bu yana ilişki sürdüren fitness eğitmeni Alyce Huckstepp, ilk ortak çocuklarını dünyaya getirdi. Bu bebek, daha önceki ilişkilerinden iki yetiş...


Karikatürist sanatçısı Kemal Aratan yaşamını yitirdi

Gırgır, Limon, Avni ve Leman gibi mizah dergilerinde eserleri yayımlanan, Galip Tekin ile birlikte hazırladığı “Vah Vahap Vah” karakteriyle tanınan karikatürist ve çizgi roman sanatçısı K...

Ara Güler’in yeni sergisi açıldı: Ustanın dünyasından

Ara Güler’in 1962’de “Master of Leica” unvanıyla anılmasının izini süren sergi, Bomontiada’daki Ara Güler Müzesi’nde ziyarete açıldı. Sanatçının Leica makineleriyle çektiği renkli ve siya...


Tiyatro festivalinde Gülriz Sururi- Engin Cezzar Teşvik Ödüllü oyun

Güney Afrikalı doğumlu Nobel ödüllü yazar J.M. Coetzee’nin Romancının Romanı adlı romanından E. Efe Çakmak çevirisiyle Saim Güveloğlu’nun uyarlayıp yönettiği, dramaturjisini Nagihan Gürka...

Thomas Ostermeier imzalı ‘Değişim/ Dönüşüm’ prömiyer yaptı

Timuçin Esen ve Funda Eryiğit’i aynı sahnede buluşturan ‘Değişim / Dönüşüm’, Zorlu PSM’de kapalı gişe gerçekleşen prömiyerinde tiyatroseverlerden büyük ilgi gördü. Dünyaca ünlü yönetmen T...


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Serenay Sarıkaya ile Ajda Pekkan düet yaptı

Netflix'in Türkiye'deki 10. yıl kutlamasında Ajda Pekkan ve Serenay Sarıkaya aynı sahneyi paylaştı. İkilinin birlikte şarkı söylediği anlar sosyal medyada gündem olurken; Sarıkaya'nın 201...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Kızıl Gezegen'in altında ne var?

Mars'ın yüzeyinde tespit edilen yeni çatlaklar ve atmosferindeki gizemli gaz, Kızıl Gezegen'in derinliklerinde volkanik faaliyetlerin devam ediyor olabileceğine işaret etti. Bilim insanları, gezegenin iç kesimlerinden sızdığı düşünülen gazın geçmişte yaşamı destekleyebilecek koşullarla bağlantılı olabileceğini belirtti.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR