- Karşıyaka Belediyesi ‘Mükemmellik’ yolunda
- Özgür Özel'den YENİ Parti İl Başkanları Toplantısı'nda mesaj: 'Bu hareketin tapusu ne Ankara'ya ne Özgür Özel'e kayıtlı'
- Sarıgöl Ayan Mahallesi’nde Taşkın Riskine Karşı 1.200 Metrelik Hat
- Çelik: Belediyeleri hizmet edemez hale getirmeye çalışıyorlar
- Bolu Belediyesi soruşturması: Gözaltındaki 4 kişi adliyede
Bülent Arınç'tan basın özgürlüğü çıkışı: Erdoğan'ın sözlerini hatırlattı
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, ev hapsindeki gazeteci İsmail Saymaz ve cezaevinde bulunan gazetecilere ilişkin açıklama yaptı. AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Ne mutlu ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var" sözlerini hatırlatan Arınç, gazetecilerin de eleştiri ve araştırmalarına anlayış gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Eski TBMM Başkanı ve eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada gazetecilere yönelik yargı soruşturmalarına tepki göstererek basın özgürlüğü çağrısında bulundu.
Ev hapsinde bulunan gazeteci İsmail Saymaz'ın durumuna dikkat çeken Arınç, Saymaz'ın bir televizyon programına evinden katıldığı görüntüleri "trajik" olarak nitelendirdi.
Arınç, Saymaz'ın elektronik kelepçeyle evinden çıkamadığını ancak televizyon programlarına katılıp yazılarını sürdürebildiğini belirterek, "Bu durum beni gerçekten üzüyor ve utandırıyor" dedi.
ERDOĞAN'IN SÖZLERİNİ HATIRLATTI
Açıklamasında AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın partisinin grup toplantısında kullandığı sözlere de yer veren Arınç, Erdoğan'ın "Ne mutlu ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var" ifadesini hatırlattı.
Arınç, bu yaklaşımın gazetecilerin eleştirileri, araştırmaları ve haberleri için de geçerli olması gerektiğini belirterek, "Yurttaşların haber alma özgürlüğünün bu tür uygulamalarla kısıtlanması kesinlikle kabul edilemez ve doğru değildir" ifadelerini kullandı.
"EN GENİŞ YORUMUYLA KULLANDIRDIK"
Arınç'ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle:
"Ben, 2009-2016 yılları arasında beş yıl başbakan yardımcılığına ilâveten tüm medya ile ilişkilerden de sorumluydum. TRT, Anadolu Ajansı, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, RTÜK ve bağlantılı kuruluşlar hep bana bağlıydı. Onlarla ilkeler çerçevesinde dürüst ilişkiler kurdum. Selefim olan Devlet Bakanı Prof. Dr. Beşir Atalay döneminde çıkarılan Basın Kanunu her yönüyle mükemmeldi. Ben de o kanunun gerekçelerine uygun şekilde hareket etmeye çalıştım.
Bir taraftan da 1994 yılında çıkan RTÜK Kanunu’nun pek çok maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş, kanun adeta bütünlüğünü kaybetmişti. Bütün paydaşlarla birlikte 2012 yılında örnek bir RTÜK kanunu yaptık.
Biz, basın mensuplarına ve gazetecilere Anayasa'da tanınan basın özgürlüğünü en geniş yorumuyla kullandırdık. Onların yaptıkları haberleri takdirle karşıladık. Basın özgürlüğü esas olmalıdır; çünkü bu, doğrudan ifade özgürlüğü ile ilişkilidir. Biz de göreve geldiğimiz ilk yıllarda AB standartlarında ifade özgürlüğünü ve habercilik anlayışını son noktasına kadar götürdük ve bu konuda çok geniş yorumlar yaptık.
Burada esas olan, ceza kanunlarında özgürlükçü bir yaklaşımı benimsemektir. Bu özgürlükçü yaklaşımda eleştiri ile hakaretin farkını, haberlerdeki doğruluğu, dürüstlüğü ve etik anlayışı göz ardı etmemek gereklidir.
O sıralarda dikkatimi çeken bir gelişme oldu. Yurt dışındaki bazı basın kurumları bize bir liste göndererek 5 veya 6 civarındaki gazetecinin neden tutuklu olduğunu sordular. Benim kayıtlarımda böyle bir durum yoktu. Arkadaşlarıma, 'Bu konuyu araştırın,' dedim. Önümüze gelen liste beni ferahlattı; çünkü bu listede ismi geçen insanların, bir gazetenin veya haber ajansının muhabir kartını taşımaktan öte bir özelliği yoktu. Bunlar daha çok o zamanki terör örgütleriyle bağlantılı gazete veya haber sitelerinden gazeteci kimliği kartı almış insanlardı ve banka soygunu ya da gasp gibi adi suçlardan hükümlü veya tutukluydular.
Bunları yurt dışındaki kurumlara aktarınca bu açıklamadan çok memnun oldular; bizi tebrik ve takdir ettiler. Şimdi buradan günümüze gelelim.
Sadece Ergenekon sürecinde gazeteciler ve bilim insanları da yargılanmaya başlayınca, ben özellikle gazeteci olarak bildiğim Nedim Şener ve Mustafa Balbay'a doğrudan sahip çıktım. Bunların herhangi bir şekilde suçlanmaması gerektiğini söyledim. Aynı şekilde dört yıl içeride kalmış değerli bir bilim insanı olan Sayın Mehmet Haberal’a bu sürecin her aşamasında sahip çıktım. Bu haklı davranışımız geç de olsa karşılık buldu ve hepsi beraat etti.
"BEREKET Kİ AĞZI BANTLANMAMIŞ..."
Şimdi buradan şunu söylemek istiyorum: Geçtiğimiz günlerde bir haber kanalında Sayın İsmail Saymaz'a bağlanmışlardı. Sayın Saymaz evinden bazı konular hakkındaki düşüncelerini ifade ediyordu. Bu görüntü trajiktir: Yıllardır fikirleriyle objektif bir yazar ve gazeteci olan İsmail Saymaz, adli kontrol şartıyla evinden dışarı çıkamamaktadır. Bazı arkadaşları da maalesef cezaevindedir. Bu görüntü aynı zamanda komiktir; Sayın Saymaz ayaklarına takılan kelepçe yüzünden evinden dışarı çıkamıyor ancak bereket ki ağzı bantlanmamış, televizyona bağlanıp konuşabiliyor ve gazetesine yazılarını gönderebiliyor. Bu hâliyle Nasrettin Hoca'nın türbesi gibi dört tarafı açık ama kapısında büyük bir kilit var. Bu durum beni gerçekten üzüyor ve utandırıyor.
Bunun da ötesinde, gazeteciler görevlerini yaparken özgür, basın ise tam anlamıyla hür olmalıdır. Iktidarı desteklesin ya da muhalif olsun, toplum olarak bizlerin her görüşten gazetecinin doğru ve dürüst haberciliğine ihtiyacı vardır. Yurttaşların haber alma özgürlüğünün bu tür uygulamalarla kısıtlanması kesinlikle kabul edilemez ve doğru değildir.
Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz günlerde yaptığı partimizin grup toplantısında konuşmasını 'Ne mutlu ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var.' cümlesiyle bitiriyor. Bu bakış açısı nazarı ile gazetecilerin de eleştirileri, araştırmaları ve haberleri anlayışla karşılamamız gerekmektedir."
cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Çelik: Belediyeleri hizmet edemez hale getirmeye çalışıyorlar
YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Bakırköy Belediyesi'ne yapılan operasyona ilişkin, "Fon vurgunuyla milleti soyanlar, halkın belediyelerini her yeni güne bir operasyonla ne yaz...
Bolu Belediyesi soruşturması: Gözaltındaki 4 kişi adliyede
Bolu Belediyesi'ne yönelik ‘İhaleye fesat karıştırma’ ve ‘Zimmet’ soruşturması kapsamında gözaltına alınan, aralarında Belediye Başkan Yardımcısı Rasim Özdemir’in de bulunduğu 4 kişi adli...
YENİ Parti Mekke Anlaşması’na “hayır” diyecek
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında, parti genel merkezinde yapılan dış politika konulu toplantıda, bugün TBMM Dışişleri Komisyonu'nda görüşülecek Mekke Anlaşması’nın uygun ...
CHP'den istifa eden 242 belediye başkanı YENİ Parti'ye katıldı
YENİ Parti’nin kurulmasının ardından CHP’den istifa eden 258 belediye başkanından 242’sinin YENİ Parti’ye katıldığı bildirildi. CHP’nin 3 bin 650 belediye meclis üyesinin de dörtte üçü YE...
Meteoroloji’den 27 il için kuvvetli yağış uyarısı!
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 27 Ekim Salı günü için birçok bölgede kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı yaptı. İstanbul’un da aralarında bulunduğu Marmara Bölgesi’nde kuvvetli sağanak beklen...
TBMM'de bu hafta grup toplantıları yapılmayacak
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) bu hafta siyasi partilerin olağan grup toplantıları gerçekleştirilmeyecek. Genel Kurulun “aç-kapa” yöntemiyle çalışması beklenirken, Meclis'te grub...
Üstel, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ile bir araya geldi
KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Ankara’da görüştü. Görüşmede, yaklaşık 30 milyar TL kaynak içermesi öngörülen 2027 Yılı İktisadi ve Mali İş Birliği A...
Bakan Yusuf Tekin'i istifaya çağıran pankart üniversiteye asıldı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i istifaya çağırdıkları bir pankart asmalarının ardından tutuklanan üniversite öğrencileri Nehir Dizdar ve Nevin Tekin için Galatasaray Üniversitesi'nde ey...
'Millî Eğitim Bakanı’nı istifaya çağırmak marjinalleştirilemez'
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in pankart asarak protesto eden iki öğrencinin tutuklanmasına "Çocukların MESEM projesi kapsamında kölelik koşullarında...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Bengü: Evliliğimde başarısız oldum
Selim Selimoğlu ile evliliği 2024 yılında sona eren Bengü ayrılığın kendisinde yarattığı hayal kırıklığını anlattı: “Evlilikte başarısız oldum. Çocuklarımın babası sevdiğim biri. Ama evli...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Maydanozda demir ıspanaktan fazla
Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Handan Çipil, uzun süren yorgunluğun nedenlerinden birinin demir eksikliği olabileceğine dikkat çekti. Çipil, bitkisel demir kaynaklarına işaret ederek en yüksek demir içeren besinlerin maydanoz ve baklagiller olduğunu vurguladı; çayın demir emilimini azaltabileceği uyarısında da bulundu.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.