Çerçeve yasanın tartışmaları sürüyor: Mutlak yetki Erdoğan’da
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, PKK’nin silah bırakmasına ilişkin sahadaki tespitlerin ardından sürecin MGK’ye taşınacağını, nihai aşamada ise kararın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kalacağını söyledi. Erdoğan’ın yeniden adaylık ve iktidar hesabına işaret eden Çömez, “Acaba Sayın Erdoğan o gün geldiğinde elindeki bu yetkiyi ve salahiyeti siyasi pazarlık için kullanabilir mi? Umuyorum olmaz ama böyle bir risk her zaman için var” dedi. Çömez, Suriye’nin kuzeyindeki YPG yapılanmasının silah bırakmasının ise artık iktidar tarafından konuşulmadığını belirterek, bu durumu sürecin “büyük açmazlarından ve zaaflarından biri” olarak değerlendirdi.
Açılım süreci kapsamında Meclis’ten geçen ‘çerçeve yasa’ henüz Resmi Gazete’de yayımlanmazken, yasanın işlevselleşmesi için terör örgütünün silah bıraktığı ve kendini feshettiğinin teyidini içeren Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) kararının yayımlanması beklenecek. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, PKK’nin silah bırakmasına ilişkin yürütülen süreçte bundan sonraki aşamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Silah bırakmanın sahadaki karşılığını incelemek üzere oluşturulacak heyete işaret eden Çömez, söz konusu yapının nasıl oluşturulacağının henüz netleşmediğini ancak MGK ile uyumlu ve paralel biçimde çalışmasının öngörüldüğünü söyledi.
Sahadan gelecek tespitlerin ardından kararın MGK’ye taşınacağını ifade eden Çömez, sürecin burada da tamamlanmayacağını, nihai aşamada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iradesinin belirleyici olacağını söyledi.
Çömez, “PKK ile ilgili çalışmayı sahada yürütecek olan bir kurul ya da heyet olacak ya da bir ekip olacak. Şimdilik bu ekibin nasıl tanzim edileceğini henüz bilmiyoruz ama bu ekip MGK ile uyumlu ve paralel bir çalışma yürütecek ve nihayetinde kararı MGK verecek. MGK onayı verdikten sonra Sayın Erdoğan, MGK’nın başı olarak sürece start verecek ya da vermeyecek” ifadelerini kullandı.
‘BU YETKİ SİYASİ PAZARLIK İÇİN KULLANILABİLİR Mİ?’
Sürecin son aşamasının Erdoğan’ın kararına bırakılmasının siyasi açıdan risk barındırdığını savunan Çömez, Erdoğan’ın yeniden adaylık hedefi ile yürütülen süreç arasında ilişki kurulabileceğine işaret etti. Çömez, “Burada temel mesele şu, acaba Sayın Erdoğan o gün geldiğinde elindeki bu yetkiyi ve salahiyeti siyasi pazarlık için kullanabilir mi? Umuyorum olmaz ama böyle bir risk her zaman için var” dedi.
Erdoğan’ın gelecek dönemde koltuğunu korumak, yeniden aday olmak ve seçilmek istediğini söyleyen Çömez, sürecin nihai kararının Cumhurbaşkanının iradesine bağlı olmasının bu nedenle kaygı yarattığını belirtti. Çömez, “Çünkü şu anda Sayın Erdoğan’ın önümüzdeki dönem için koltuğunu koruyabilmek, yeniden aday olabilmek ve seçilebilmek gibi bir amacı, niyeti, arzusu ve iştiyakı var. Bu itibarla verilecek kararın nihayet olarak Erdoğan’ın imzasına dayalı olması bir anlamda beraberinde bu kaygıyı da getiriyor” diye konuştu.
‘SURİYE’NİN KUZEYİNDEKİ YAPI NE OLACAK?’
Çömez, PKK’nin silah bırakmasına ilişkin tartışmalar yürütülürken Suriye’nin kuzeyindeki YPG yapılanmasının durumunun gündemden çıkarıldığını da söyledi. Suriye’deki yapının PKK’den bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten Çömez, bölgede yaklaşık 100 bin kişilik silahlı bir güç bulunduğunu ifade etti. Çömez, “Öte yandan Suriye’nin kuzeyinde yaklaşık 100 bine yakın bir terör ordusu kuruldu. Yıllardan beri, 2011 yılından beri bu terör ordusu başta Amerika olmak üzere pek çok emperyalist ülke tarafından beslendi, desteklendi, eğitildi, donatıldı, bir orduya dönüştü ve bunların kökeni, temeli PKK’ya dayanıyor” dedi.
Yapının başındaki ismin de PKK terör örgütünün elebaşı Abdullah Öcalan ile geçmişteki ilişkisine dikkat çeken Çömez, “Bu yapının başındaki isim terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın yanında yetişmiş, ‘benim evladım’ dediği bir isim” ifadelerini kullandı.
‘ŞİMDİ BUNDAN BAHSEDEN YOK’
Sürecin başında Suriye’nin kuzeyindeki silahlı yapıların da silah bırakmasının gündeme getirildiğini anımsatan Çömez, gelinen aşamada bu başlıkta sessizlik olduğunu söyledi. “Şimdi bundan bahseden yok” diyen Çömez, “Yani Suriye’nin kuzeyindeki bu yapının silah bırakıp bırakmayacağı konusunda hiç kimse bir yorum, bir değerlendirme yapmıyor. Kaldı ki bir süre önce buna dair önemli yorumlar yapılıyordu” ifadelerini kullandı.
AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in daha önce Suriye’deki yapının da silah bırakmasının şart olduğunu söylediğini anımsatan Çömez, bu söylemin son dönemde gündemden kaldırıldığını savundu. Çömez, “AKP’nin sözcüsü onların da silah bırakması şart diyordu. Buna dair pek çok açıklamalar, yorumlar yapılıyordu. Ancak geçtiğimiz günlerden itibaren bu tamamen unutuldu ve rafa kaldırıldı” dedi.
‘BELLİ Kİ PYD-YPG SİLAH BIRAKMAYACAK’
Çömez, gelinen noktada PYD-YPG’nin silah bırakmayacağı yönünde bir tablo ortaya çıktığını savunurken Irak ve İran’daki PKK bağlantılı yapılara ilişkin de benzer bir durum bulunduğunu belirtti. “Belli ki PYD-YPG terör ordusu silah bırakmayacak” diyen Çömez, “Yanı sıra Irak’taki PÇDK, keza İran’daki PJAK silah bırakmayacak” ifadelerini kullandı. İktidarın sürecin başlangıcındaki söylemi ile bugün ortaya çıkan tablo arasında fark bulunduğunu belirten Çömez, başlangıçta “koşulsuz” silah bırakma vurgusu yapıldığını ancak ilerleyen süreçte PKK’nin talep ve dayatmalarıyla karşılaşıldığını ifade etti.
Çömez, “Halbuki yola çıkarken önce koşulsuz diyorlardı. Ondan sonra PKK’nın pek çok talep ve dayatmasına maruz kalındı ve şimdi PYD-YPG’nin silah bırakmasıyla ilgili herhangi bir adım atılmadığını görüyoruz” dedi. Çömez, Suriye, Irak ve İran’daki yapıların silah bırakmasına ilişkin ortaya çıkan tablonun iktidarın yürüttüğü sürecin temel sorunlarından biri olduğunu belirterek, “Bu da sürece dair AKP iktidarının büyük açmazlarından ve zaaflarından biri” değerlendirmesinde bulundu.
‘HUKUKSAL DEĞİL, SİYASAL MEKANİZMA’
Av. Erkan Doğan ise çerçeve yasanın MGK ile ilgili düzenlemesine değinerek; “Bir defa yasanın 1. maddesi silah bırakma ve teslim etme tespitini yapıp Resmi Gazete’de yayınlama görevini Milli Güvenlik Kurulu’na veriyor. 2017 anayasa değişikliği ile getirilen başkanlık rejiminde anayasanın 118. maddesi üçüncü fıkrasına göre MGK’nin gündemi; Cumhurbaşkanı yardımcıları ve Genelkurmay Başkanı’nın önerileri dikkate alınarak Cumhurbaşkanı’nca düzenlenir. Keza aynı maddeye göre MGK’ye Cumhurbaşkanı başkanlık eder. Dolayısıyla meselenin gündeme alınıp alınmayacağına ya da ne zaman gündeme alınacağına karar verecek olan dahi Erdoğan’dır. Tüm süreç MGK’nin bu kararıyla başlayacağına göre, Erdoğan’ın bu kararı MGK gündemine aldıracağı zamanlamanın siyasal beklentilerine göre tahkim etmesi gayet olasıdır. Keza yasanın 7. maddesine göre sürecin takip, koordinasyon ve uygulaması için kurulması öngörülen kurul da Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında ilgili bakanlar, MİT Başkanı ve MGK Genel sekreterinden oluşacak. Anayasa 118 uyarınca MGK Genel Sekreterliği Cumhurbaşkanı Kararnamesiyle belirlendiği, 106. maddesi ile bakanların her birinin Cumhurbaşkanı tarafından atandığı, 2937 sayılı yasaya göre de MİT Başkanının Cumhurbaşkanı tarafından atandığı göz önüne alınınca, ilgili kurulun da tüm inisiyatifinin Erdoğan’da olduğu görülmektedir. Başkaca hiçbir kolektif mekanizma, siyasal ya da toplumsal muhalefetin temsil edildiği bir organ olmadığı, tüm sürecin icrasında Erdoğan gerçekte tek adam olmaktadır. TBMM’nin ise tavsiye vermekten başka bir yetkisi yasaya göre yoktur. Dolayısıyla mevcut yasa, ‘Ben bir hukuksal mekanizma değil, siyasal mekanizma öngörüyorum’ demektedir” dedi.
cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Erdoğan, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Yıldırım'ı kabul etti
Cumhurbaşkanlığı'nın resmi X hesabından yapılan paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve Yönetim Kurulunu Cumhurbaşkanlığı...
Bahçeli'den dikkat çeken 'çerçeve yasa' açıklaması
2. Açılım Süreci kapsamında hazırlanan ve Meclis'ten geçen 'çerçeve yasa' için konuşan MHP lideri Devlet Bahçeli "467 oyu ben de beklemiyordum" dedi. Bahçeli, tartışmaya açılan Cumhurbaşk...
Arif Ahmet Denizolgun'un doktorunun ifadesi ortaya çıktı
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, tutuklanan doktoru Nurettin Demirkol ifadesinde, “Olay günü ben mi aradım, başkası mı aradı hatırlam...
Özgür Özel Edirne'de Selimiye Camii'ni ziyaret etti... Özel: "Restorasyonla ilgili bilgiler aldık"
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Selimiye Camii ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada "Bundan sonra 100 yıl süreyle bu restorasyonun, caminin ziyarete açık kalmasına katkı sağlayaca...
İstanbul Boğazı'ndaki köprüler, otoyollar ve çevreyolları özelleştiriliyor!
İstanbul Boğazı'ndaki 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile pek çok otoyol ve çevreyolu için özelleştirme kararı alındı. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ...
Meteoroloji: Hava sıcaklıkları yurt genelinde mevsim normallerinin 2-4 derece üzerinde seyredecek
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yapılan açıklamaya göre, hava sıcaklıklarının yurt genelinde mevsim normallerinin 2-4 derece üzerinde seyretmesi bekleniyor.
Üsküdar Belediyesi'nde seçim günü: Bina polis ablukasında
Üsküdar Belediye Meclisi'nde bugün yapılması beklenen Üsküdar Belediye Başkanvekilliği seçimi "salt çoğunluğun sağlanamaması" nedeniyle ertelendi.'Mutlak butlan' yönetimindeki CHP'nin söz...
Erdoğan imzaladı... 12 ülkeye büyükelçi ataması kararı Resmi Gazete'de
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yapılan büyükelçi atamalarına ilişkin kararlar, Resmi Gazete'de yayımlandı.
Berhan Şimşek CHP'deki görevinden istifa etti
Butlan CHP'sinin yönetici isimlerinden Berhan Şimşek, kadına şiddet görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından hakkındaki davalar sonuçlanana kadar CHP MYK üyeliğinden istifa ettiğini açık...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Nebahat Çehre ile Meryem Uzerli buluştu
Bir döneme damga vuran 'Muhteşem Yüzyıl' dizisinde birlikte rol alan Nebahat Çehre ve Meryem Uzerli, uzun bir aranın ardından yeniden bir araya geldi. İki ünlü oyuncunun sosyal medyada pa...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Uzmanından ailelere 'uyku düzeni' uyarısı
Tatil döneminde geç saatlerde yatmaya alışan çocukların uyku düzeninin okul başlamadan bir anda değiştirilmemesi gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayberk Özkavaklı, “Çocuğun biyolojik saatinin yeniden uyum sağlaması için yatış ve özellikle sabah kalkış saatlerini kademeli olarak erkene çekmek daha doğru. Her gün 15-30 dakikalık değişiklikler çoğu çocuk için yeterli oluyor” dedi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.