- YKS maratonu başladı: Sonuçlar ne zaman açıklanacak?
- Soma'da termik santralde 'üretimin durması' endişesi: 'Bu tesis Soma ekonomisinin de can damarı'
- Reuters: 'Devrim Muhafızları'nın kasasına milyarlarca dolar girebilir...'
- Paraguay basınından flaş Türkiye yorumu: 'Sözde güçlü takım'
- Özgür Özel'den Burdur'da dikkat çeken sözler: 'CHP'yi elimizden almak, iktidar yürüyüşümüzü durdurmak istiyorlar'
Kılıçdaroğlu'nun canlı yayındaki açıklamalarına CHP'den tepki
CHP’li hukukçu Gül Çiftci, Kemal Kılıçdaroğlu’nun belediyelere yönelik soruşturmalar ve kurultay sürecine ilişkin açıklamalarını sert sözlerle eleştirdi. Çiftci, Kılıçdaroğlu’nun masumiyet karinesini göz ardı ettiğini ve iktidarın yargı operasyonlarına meşruiyet kazandıran bir tutum sergilediğini söyledi.
Cumhuriyet Halk Partili hukukçu Gül Çiftci, "mutlak butlan" kararıyla genel başkanlık görevine "atanan" Kemal Kılıçdaroğlu'nun canlı yayında yaptığı değerlendirmeleri "çelişkili" bulduğunu belirterek, "Büyük bir çelişki olmasını geçtim, masumiyet karinesini de açıkça yok sayıyor" dedi.
Çiftci, SZC TV'ye konuk olan Kılıçdaroğlu'nun değerlendirmeleri hakkında sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu.
"BÜYÜK BİR ÇELİŞKİ OLMASINI GEÇTİM..."
Gül Çiftci, şu ifadeleri kullandı:
"Bir yandan 'yargı bağımsız değildir' diyor, diğer yandan aynı yargının CHP’li belediye başkanları, parti yöneticileri ve seçilmiş temsilcileri hakkında yürüttüğü soruşturmaları peşinen doğru kabul ediyor.
Bir yandan 'bu iddianamelerin tamamını okumadım' diyor, diğer yandan okumadığını söylediği dosyalardan kesin hükümler çıkarıyor. Bir yandan 'ben hukukçu değilim' diyor, diğer yandan yargı süreci devam eden dosyalarda mahkeme kararı varmış gibi konuşuyor.
Bir yandan 'karşı dava açılsın' diyor, diğer yandan iftirayı, etkin pişmanlık baskısını, çıplak aramayı, ailelerle tehdidi ve siyasi operasyon düzenini görmezden geliyor. Büyük bir çelişki olmasını geçtim, masumiyet karinesini de açıkça yok sayıyor."
"EN VAHİM CÜMLELERİNDEN BİRİ..."
"Masumiyet karinesi, soyut bir hukuk ilkesi değildir. Hukuk devletinin, adil yargılanma hakkının ve tüm yurttaşların hukuk güvenliğinin temelidir. Bir kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı yoksa, hele ki o kişi siyasallaşmış bir yargı düzeninin hedefindeyse, 'rüşvetçi', 'kirli', 'arınması gereken unsur' gibi ifadeler kullanmak hukukla da vicdanla da bağdaşmaz.
Bugün Sözcü TV yayınında CHP’li belediye başkanları ve parti yöneticileri hakkında iktidar yargısının iddiaları esas alınarak konuşulmuştur. Oysa aynı yargının Can Atalay, Selahattin Demirtaş, Osman Kavala kararlarında siyasi saikle hareket edildiği kabul edilmektedir. Aynı yargı, diploma iptalinde siyasaldır; aynı yargı, Gezi’de siyasaldır; ama sıra CHP’li belediye başkanlarına gelince birden 'itirafçı beyanı', 'banka hareketi', 'dava açılmadıysa kabuldür' denilerek dosyalar meşrulaştırılmaktadır.
En vahim cümlelerinden biri, 'Bunlar siyasi dava değil' sözüdür. Türkiye’de yargı bağımsız değilse, iktidar yargı eliyle muhalefeti dizayn etmeye çalışıyorsa, yalnızca CHP’li belediyelere operasyon yapılıyorsa, belediye başkanları tutuklu yargılanıyorsa, insanlar etkin pişmanlığa zorlanıyorsa, aileleriyle tehdit ediliyorsa, bu davalara 'siyasi değil' demek iktidarın kurduğu hukuksuz zemini kabullenmektir."
"HEM BİLMİYORUM DİYECEKSİNİZ, HEM DOSYANIN TARAFI DEĞİLİM DİYECEKSİNİZ..."
"'Dava açmıyorsa kabuldür' sözü de hukuken kabul edilemez. Ceza hukukunda ispat yükü suçlanan kişide değildir. Hiç kimse masumiyetini kanıtlamak zorunda bırakılamaz. Suç isnadında bulunan iddiasını kanıtlamak zorundadır. Hele ki itirafçı beyanlarının, baskı altında alınan ifadelerin, duyuma dayalı anlatımların ve siyasi operasyon dosyalarının tartışıldığı bir zeminde, 'dava açmadıysa kabul etmiştir' demek hukuk devleti mantığını tersine çevirmektir.
Bu anlayışa göre, iktidar bir kişiye iftira atacak, yargı dosyası açacak, medya eliyle itibarsızlaştıracak, sonra da o kişiye 'kendini akla' denilecek. Bu, masumiyet karinesi değil, siyasi linç düzenidir.
Kurultay sürecine ilişkin açıklamalar da aynı çelişkiyi taşımaktadır. 'Ben bu davanın tarafı değilim' denilirken mahkeme kararının siyasi sonucu kabullenilmektedir. 'Davayı ben açmadım' deniliyor, ama davanın yarattığı sonuç meşru görülüyor. Hem bilmiyorum diyeceksiniz, hem dosyanın tarafı değilim diyeceksiniz, hem de CHP’nin seçilmiş yönetimini şaibe, kirlilik ve arınma kavramlarıyla hedef alacaksınız. Bunun adı tutarlılık değildir."
"BUGÜN AYNI HATAYI YENİDEN SAVUNMAK, SİYASAL BASİRETSİZLİKTEN ÖTE BİR MESELE"
Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı:
"'Ben dokunulmazlığımın kaldırılmasını isterdim' sözü de Türkiye’nin yakın siyasi hafızası açısından son derece ağırdır. Bu yaklaşımın ne sonuçlar doğurduğunu Türkiye geçmişte yaşamıştır. Siyasallaşmış yargı düzeninde dokunulmazlıkların kaldırılması, hukuk önünde aklanma zemini yaratmaz, muhalefetin yargı eliyle tasfiye edilmesinin kapısını açar. Bugün aynı hatayı yeniden savunmak, siyasal basiretsizlikten öte bir meseledir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin ahlaki üstünlüğü, iktidarın iddianamelerine yaslanarak kendi yol arkadaşlarını suçlamakla korunmaz. Ahlaki üstünlük, masumiyet karinesini savunarak korunur. Ahlaki üstünlük, seçilmiş belediye başkanlarına, yöneticilere ve örgüte sahip çıkarak korunur.
Bugün bize düşen görev, iktidarın yargı operasyonlarına meşruiyet kazandırmak değildir. Görev, millet iradesine sahip çıkmak, seçilmişleri savunmak, hukuku ve demokrasiyi ayakta tutmaktır."
Cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Erdoğan imzaladı, 5 ildeki taşınmazların satışı onaylandı!
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararına göre; Antalya, Eskişehir, Kırklareli, Kocaeli ve Manisa'da bulunan çok taşınmazına satışına onay verildi. Öz...
Kılıçdaroğlu'nun 'Demirtaş' çıkışı sonrası, Özel'in 'özrü' gündemde
CHP'nin başına "atanan" Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin “Pişman değilim” açıklaması, CHP lideri Özgür Özel’in 4 Kasım 2025’te TBMM’...
Özgür Özel'e yakın isimlerden 'Mansur Yavaş' çıkışı: 'Bir ay sonrayı bekleyin...'
CHP lideri Özgür Özel’e yakın isimler, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı önündeki diploma engeline dikkat çekerek cumhurbaşkanlığı için en güçlü seçeneğin ABB Başkanı Mansur...
TİP Genel Başkanı Erkan Baş'tan NATO Zirvesi'ne sert tepki
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ne tepki göstererek ittifakı savaş, yıkım ve sömürü politikalarının temsilcisi olmakla suçladı. Baş, zirve n...
YKS nedeniyle meydanlarda milli maç yayını yapılmayacak
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 81 il valiliğine gönderdiği yazıda, yarın yapılacak YKS nedeniyle gürültü kirliliğini ve ulaşım aksamalarını önlemek amacıyla, meydanlarda maç yayını yapıl...
Tanju Özcan: 'Cuntayı sökerseniz koşarak dönerim'
CHP’de butlan yönetiminin disipline sevk ettiği tutuklu Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, partiden istifa dilekçesini teslim etmek üzere Bolu İl Başkanlığı’na gönderdi. Özcan “Cuntayı pa...
Özgür Özel'den 'Erdoğan' ve 'tutuklanma' yanıtı: 'Partilerini baraj altı yapmak isteyenler böyle şeylere kalkışabilir'
Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel, kendisiyle ilgili 'tutuklanacağı' yönünde ortaya atılan iddialar üzerine "Şimdi beklemiyorum. Beni ne diye tutuklayacaklar?" diye konuştu. İktid...
Butlan yönetiminden operasyonlara ilişkin ilk açıklama!
'Mutlak Butlan' yönetiminin sözcüsü Müslim Sarı, CHP’li Adalar ve Silifke belediyelerine yönelik düzenlenen operasyona ilişkin sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. Sarı, "Operasyon...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Usta oyuncu Kızılcık Şerbeti'nin kadrosuna dahil oldu
Fenomen dizi Kızılcık Şerbeti'nin kadrosunda, yeni sezonda usta oyuncu Laçin Ceylan da yer alacak. Ceylan'ın 'Devrim Hala' karakterine hayat vereceği öğrenildi. Ekranların sevilen dizisi ...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Sınav stresi reflü ve gastriti tetikleyebilir!
Bu hafta sonu milyonlarca öğrencinin gireceği üniversite sınavı öncesinde artan stresin yalnızca zihni değil, sindirim sistemini de yorabileceğini belirten Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, stresin mide üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi. Uzm. Dr. Coşkun, “Sınav kaygısı mide yanması, şişkinlik, hazımsızlık ve reflü şikayetlerini artırabilir” dedi.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.