Yukarı
449120

Devlet Bahçeli'den yeni 'CHP' açıklaması! Hem Özgür Özel'e hem Kılıçdaroğlu'na seslendi: 'Yeni parti isimleri zikredilmekte...'

12 Haziran 2026 10:27

MHP lideri Devlet Bahçeli, CHP’deki mutlak butlan tartışmalarına ilişkin hem Kemal Kılıçdaroğlu’nu hem de Özgür Özel’i eleştirerek, yaşanan sürecin parti içi bir mesele olmanın ötesinde devlet ve millet açısından da önem taşıdığını söyledi. Bahçeli, CHP’de uzlaşı yerine ayrışmanın derinleştiğini savunarak taraflara özeleştiri yapma ve ortak çözüm zemini oluşturma çağrısında bulundu.

Mahkemenin Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) yönelik mutlak butlan kararının ardından başlayan tartışmalar devam ederken, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli yeni açıklamalarda bulundu.

Bahçeli, "Ne Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ne de Sayın Özgür Özel söylem ve eylemleriyle CHP’nin tarihsel sorumluluğuna uygun bir görüntü ortaya koyamamaktadır. Unutulmamalıdır ki CHP’nin iç sorunu gibi görünen meseleler aynı zamanda devlet ve milletin de sorunudur. Toplumsal huzuru bozan, siyasal istikrarı tehlikeye atan, hukuka güveni sorgulayan bu tavır sürdürülebilir değildir" dedi.

"SÜREKLİ YENİ PARTİ İSİMLERİ ZİKREDİLMEKTE VE YENİ ADRESLER ARANMAKTA"

Türkgün'den Yıldıray Çiçek'e açıklamalarda bulunan Bahçeli, CHP'deki tartışmaları değerlendirdi.

Özel ve Kılıçdaroğlu'nun uzlaşması gerektiğini belirten Bahçeli, "Sayın Özel ve Sayın Kılıçdaroğlu’na düşen şapkalarını önlerine koyarak samimi bir özeleştiri yapmak ve hakikati perdelemeden soruna çözüm bulmaya çalışmaktır. Lakin şu ana kadar yaşanılanlar göstermektedir ki bir uzlaşı arayışı, bir konsensüs zemini oluşturma çabasından daha ziyade adım adım bölünme gerçekleşmekte, sürekli yeni parti isimleri zikredilmekte ve yeni adresler aranmaktadır" değerlendirmesini yaptı. 

"CHP hakkında mutlak butlan kararı verildiği andan itibaren tarihi bir sorumluluk ile sağduyu ve itidal çerçevesinde hareket edilmesi konusunda açıklamalarda bulunduk. Fakat bu meselenin akla, mantığa ve hukuka uygun bir biçimde çözüme ulaştırılmaktan ziyade parti içindeki bölünmeyi her geçen gün daha da derinleştirdiği görülmektedir" ifadelerini kullanan Bahçeli, "Oysa CHP’nin Cumhuriyetle yaşıt olduğu gerçeği dikkate alındığında bu söylem sadece bir meşruiyet arayışı ve siyasi avantaj sağlama aracı olarak dillendirilmiyorsa CHP’nin toplumsal ve siyasal hayatta birleştirici ve bütünleştirici bir rolü olduğu göz ardı edilmemelidir. Dile getirilen tarihsel iddiaya rağmen CHP bugünkü durumuyla kurucu kodlarından çok uzakta bulunmakta, tarihi sorumluluğunu yüklenememektedir" diye konuştu.

 

"BU YOL DOĞRU YOL DEĞİLDİR"

Bahçeli, şunları kaydetti:

"Ne Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ne de Sayın Özgür Özel söylem ve eylemleriyle CHP’nin tarihsel sorumluluğuna uygun bir görüntü ortaya koyamamaktadır. Hatta tavır, tutum ve kullandıkları üslup ile sosyolojilerini kendi içlerinde kutuplaştırmaktadır. Zaman bölünme değil birleşme vakti olsa da sürecin seyri ayrışmanın somut adımlarıyla şekillenmektedir.

Sayın Özel’in Yargıtay’ın kesin kararını beklemeden CHP’nin içinde bulunduğu krizi sürekli olarak derinleştirmesi hukuki süreci baltaladığı gibi kurucu değerleri de aşındırmaktadır. Her ne kadar Sayın Özel, hukuki bir meseleyi, siyasi bir mesele şeklinde tartışıp yaşanılanları araçsallaştırarak kendi lehine menfaat sağlama amacı gütse de bu yol doğru yol değildir.

Millete ait olan değerleri, ortak aklımızdan süzülerek gelen ve maddi somut varlıklarımız olan hafıza mekânlarını, müşterek kimliğimizi ve kişiliklerimizi amacı için araçsallaştırmak hiç kimsenin hakkı olmadığı gibi haddi de değildir. Mahkeme kararları elbette ki eleştirilebilir, hukuki yollardan değiştirilmeye de çalışılabilir. Ancak aksi karar çıkıncaya kadar mahkemenin verdiği kararlara her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının uyma zorunluluğu vardır. Dolayısıyla ilgili mahkemeler yeni veya farklı bir karar verinceye kadar CHP’nin Genel Başkanı’nın Sayın Kılıçdaroğlu olduğu unutulmamalıdır. Bu bağlamda sağduyu ile hareket edip ortak bir anlayış ile parti içerisindeki arınma ve durulmanın bir an önce gerçekleştirilmesi gerekirken, görünen o ki kendi içlerindeki hizipleşme günbegün artmaktadır."

"CHP’NİN İÇ SORUNU GİBİ GÖRÜNEN MESELELER AYNI ZAMANDA DEVLET VE MİLLETİN DE SORUNUDUR"

"Siyasetçi kamunun iyiliğini, devletin istikrarını gözettikçe kıymetlidir. Düşünceler aklın mayasıyla yoğruldukça anlamlıdır. CHP’de filmlerde veya kumar masalarında şahit olunabilecek, “restine rest” replikleri sorun çözme kabiliyetinden uzak, sanal ve gerçeği birbirine karıştıran, kitleleri manipüle etmeye yarayan, mahkemenin verdiği kararları hafife alan algı yönetimi ve propaganda faaliyetinden başka bir şey değildir.

Unutulmamalıdır ki CHP’nin iç sorunu gibi görünen meseleler aynı zamanda devlet ve milletin de sorunudur. Toplumsal huzuru bozan, siyasal istikrarı tehlikeye atan, hukuka güveni sorgulayan bu tavır sürdürülebilir değildir. Bunun için devlet ve milleti ilgilendiren her konu gerçekliğin ve sağduyunun zemininde tartışılmalı, istikrar ön planda tutulmalıdır. Siyaset kurumu, toplumsal meselelere çözüm üretme sorumluluğunu göz önünde bulundurmalı, kabiliyetini ve buna sarf etmesi gereken enerjisini boşa harcamamalıdır. Meselenin sebeplerine eğilmeden, olayın seyrini göz önünde bulundurmadan sadece sonuç üzerinden yel değirmenleri ile kavga etmek ancak hakikati örtmenin ve saklamanın bir yöntemi olarak görülebilir."

"SAYIN ÖZEL VE SAYIN KILIÇDAROĞLU’NA DÜŞEN..."

"Ortada duran soruna cevap veremeyen iddialar sadece temelsiz değil, aynı zamanda zihni bir kopuşu da ifade eder. Her iki taraf açısından da hayali kurbanlar belirleyip suçu kurbana yükleyerek ve gerçekliği reddederek varılacak yer yalnızca hüzündür. CHP aktörleri tarafından negatif bir dil üzerinden, asıl olana şiddetli bir hücum ile ayrışmanın meşruiyetine zemin hazırlanmaya çalışılmış, kurumsallık zayıflatılmış, bu da bölünmeyi hızlandırarak, istikrarı imkânsızlaştırmıştır.

Oysa meşru ile gayri meşru, yasal ile yasa dışı olan arasında yapılmayan sağduyulu analiz meselenin bu boyuta ulaşmasının ana nedenidir. Güvensizliği, belirsizliği, emniyetsizliği sürekli ve olağan bir durum haline getirmek, buradan 'bir toplumsal muhalefet üreteceğine' inanarak siyaset yapmak ancak olgunlaşmamış bir aklın heyecanıdır. Hep ifade edilegelmiştir, 'Bir oyunun birinci perdesinde duvarda asılı bir tüfek varsa, o tüfek üçüncü perdede mutlaka ateşlenmek zorundadır.' Sürekli olarak bize operasyon yapıldı demek yerine biz birinci perdede ne yaptık sorusu çözüm için daha iyi bir kılavuz olacaktır.

Sayın Özel ve Sayın Kılıçdaroğlu’na düşen şapkalarını önlerine koyarak samimi bir özeleştiri yapmak ve hakikati perdelemeden soruna çözüm bulmaya çalışmaktır. Lakin şu ana kadar yaşanılanlar göstermektedir ki bir uzlaşı arayışı, bir konsensüs zemini oluşturma çabasından daha ziyade adım adım bölünme gerçekleşmekte, sürekli yeni parti isimleri zikredilmekte ve yeni adresler aranmaktadır."



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

CHP'li isim, Bakan Kacır'a BYD'yi sordu: 'Teşvikler geri alınacak mı?'

CHP İstanbul Milletvekili Sibel Yanıkömeroğlu, BYD'nin Manisa’da planlanan fabrika yatırımının askıya alındığı yönündeki açıklamalara ilişkin Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır...

Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümünde yeni gelişme

2009 yılında Muhsin Yazıcıoğlu’nu helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan soruşturma, yetkisizlik kararı ile Ankara C...


Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na atanan isim belli oldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Aykut Çelik, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na atandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanan isim belli oldu.  İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Ay...

'İstismar etmediğiniz bir tek milli takım kalmıştı!'

Milli Futbol Takımı için AKP tarafından hazırlanan şarkının klibi, Milli Futbol Takımlar'nın resmi hesabından paylaşıldı. Sık sık AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve savunma sana...


Kılıçdaroğlu yönetiminden 'Silivri Belediyesi' açıklaması

CHP'li Silivri Belediyesi’ne yapılan operasyon üzerine Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminden yapılan açıklamada "hukukun üstünlüğü" ve "adil yargılanma hakkı" hatırlatıldı, sürecin "tarafsız" ş...

MEB'den milyonlarca aileyi ilgilendiren karar

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yeni eğitim öğretim yılında okul öncesi ve birinci sınıfa başlayacak öğrencilerin velileri için bir haftalık zorunlu “Ebeveyn Okulu” programı planlandığın...


Beyaz et sektöründe 13 şirkete kayyım atandı

Bakan Akın Gürlek, beyaz et piyasasında haksız fiyat artışlarına yol açıldığı gerekçesiyle başlatılan soruşturma kapsamında 8 ilde operasyonda düzenlendiğini açıkladı. Gürlek, operasyonda...

CHP’de seçilmiş yönetim ile butlan yönetimi arasında ‘ihraç’ tartışması alevlendi: Seçilmiş yönetim tüzüğe işaret ediyor

CHP’de butlan yönetiminin ihraçlara başlaması üzerine seçilmiş yönetim ile butlan yönetimi arasında “tüzük - yetki” tartışması başladı. Bu kapsamda gazetemiz Cumhuriyet’e konuşan CHP YDK ...


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Ünlülere yönelik 'uyuşturucu' soruşturmasında yeni gelişme: 9 kişi tutuklandı

Uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan ünlüler serbest bırakıldı. Aynı soruşturma kapsamında da 9 kişi tutuklandı. Ünlülere yönelik 'uyuşturucu' soruşturmasında şüphelilerden...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

LGS ve YKS'ye sayılı günler kaldı: Uzmanlardan sınav uyarısı

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı 13 Haziran’da, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ise 20-21 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek. Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Pınar Aylin Kaya ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, sınav öncesi öğrencilere önerilerde bulundu.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR