CHP’li Bakan’dan Çiftçi’ye uyuşturucuyla mücadelede ‘Yerlikaya’ uyarısı
CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi uyuşturucuyla mücadele konusunda ‘Ali Yerlikaya dönemi’ ile ilgili uyardı, “Ali Yerlikaya döneminde; tüm ihtisas alanlarında olduğu gibi narkotikte de tecrübeli narkotik yöneticileri başka görevlere kaydırıldı, uzman kadrolar tasfiye edildi, kurumsal hafıza zayıflatıldı. Bu tercihler ciddi bir kapasite kaybına yol açtı” dedi.
Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı’nın bir buçuk yıldır asaleten yönetilmediğine dikkat çeken CHP’li Bakan, İçişleri Bakanı Çiftçi’yi uyardı: “Gerçek mücadele; Finansal ağların çökertilmesiyle başlar, kara para zincirinin kırılmasıyla ilerler, uluslararası bağlantıların çözülmesiyle derinleşir, lojistik ve transit güzergâhların kapatılmasıyla sonuç verir, organize suç baronlarının tasfiyesiyle kalıcı hâle gelir, uyuşturucu tüketimini azaltacak sosyal ve önleyici politikalarla tamamlanır. Sokaktaki torbacıya operasyon yapmak kolaydır. Asıl mesele parayı takip etmektir. Narkotik Başkanlığı uzun süredir asaleten yönetilmiyorsa, uzman kadrolar tasfiye edildiyse, bakanlıklar arası koordinasyon sağlanamıyorsa ve devletin en kritik operasyonlarında bakan devre dışı kalıyorsa, ortada basit bir yönetim hatasından fazlası vardır. Hiç umudum yok ancak Mustafa Çiftçi’yi de takip edeceğiz.”
CHP’li Bakan açıklamasında şunları söyledi:
“Operasyon sayıları yalnızca istatistiktir”
“‘Düşene vurulmaz’ denir ama geçmişi bilmeden geleceği inşa etmek de mümkün değil. O yüzden Ali Yerlikaya dönemi ile ilgili bu değerlendirmeleri yapmak zorundayım. Ali Yerlikaya uyuşturucuyla mücadeleyi kamuoyuna büyük ölçüde operasyon sayıları üzerinden sundu. Ancak operasyon sayısındaki artış, başarı anlamına gelmez. Operasyon sayısının artması; uyuşturucu ekonomisinin çöktüğü, baronların tasfiye edildiği, uluslararası ağların kırıldığı anlamına gelmez. Eğer finans zinciri yerinde duruyorsa, eğer para akışı devam ediyorsa, eğer transit hatlar işlemeye devam ediyorsa, operasyon sayıları yalnızca istatistiktir.
“Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı bir buçuk yıldır asaleten yönetilmiyor!”
Asıl meseleye gelelim; Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı bir buçuk yıldır asaleten yönetilmiyor. Bu görev halen Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ömer Urhal tarafından yürütülüyor. Türkiye’nin uyuşturucu trafiğinde hem transit hem de hedef ülke konumuna geldiği bir dönemde, en kritik birimin bu şekilde yönetiliyor olması ciddi bir zafiyet göstergesidir. Vekâlet idare-i maslahattır, geçici çözümdür. Stratejik güvenlik birimleri geçici statüyle uzun süre yönetilmemelidir. Ali Yerlikaya döneminde; tüm ihtisas alanlarında olduğu gibi narkotikte de tecrübeli narkotik yöneticileri başka görevlere kaydırıldı, uzman kadrolar tasfiye edildi, kurumsal hafıza zayıflatıldı. Bu tercihler ciddi bir kapasite kaybına yol açtı. Ali Yerlikaya’nın vizyon eksikliğini ve kadro tercihlerini çok sert eleştirdim. Ancak Süleyman Soylu gibi birilerine tuzak kuran ya da planlı sabotaj yapan bir profil olduğunu da düşünmüyorum.
“İçişleri Bakanı kendi bürokrasisine hâkim değil ya da devre dışı bırakıldı”
İspanya açıklarında yakalanan 10 ton kokainle ilgili süreçte ortaya çıkan tablo ise daha vahim. Adalet Bakanlığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen operasyon sürecinde, İçişleri Bakanı’nın operasyondan haberdar olmadığı; hatta operasyondan bir gün önce kamuoyuna ‘Türkiye ile ilgisi yoktur’ yönünde açıklama yaptığı görüldü. Bu durum üç ihtimale işaret eder: 1. İçişleri Bakanı kendi bürokrasisine tam anlamıyla hâkim değildi. 2. Adalet Bakanlığı ve kendi bakanlığı içindeki bazı unsurlar tarafından devre dışı bırakıldı. 3. İkisi birden. Eğer Adalet Bakanlığı, savcılık ve kolluk birimleri koordinasyonsuz hareket ettiyse bu bir devlet krizidir. Eğer İçişleri Bakanı’na bilgi verilmeden süreç yürütülmüşse ki öyle olmuştur. Bu açık bir siyasi operasyondur. Bu mesele yalnızca bir bakanın hatası olarak görülemez. Bu mesele, devletin güvenlik mimarisindeki koordinasyon sorununun en somut örneklerinden biridir. Uyuşturucu, organize suç ve terörle mücadele başlıkları birbirinden kopuk değildir. İçişleri, Adalet, savcılık, emniyet ve jandarma arasında tam ve şeffaf koordinasyon olmadan bu mücadele yürütülemez.
“Sokaktaki torbacıya operasyon yapmak kolaydır. Asıl mesele parayı takip etmektir!”
Buradan mevzuya çok uzak olan ve bu değerlendirmeyi okuduğunda ‘bunlar neden bahsediyor’ diyeceğini düşündüğüm Mustafa Çiftçi’ye de uyuşturucuyla mücadelenin nasıl yapılması gerektiğini anlatalım: Önce işe kurmay zekaya sahip deneyimli kadroları asaleten atayarak başlayacaksın. Bu kişiler seküler mi değil mi, milliyetçi mi, muhafazakar mı, sosyal demokrat mı diye bakmayacaksın; işi ehline vereceksin. Gerçek mücadele; Finansal ağların çökertilmesiyle başlar, kara para zincirinin kırılmasıyla ilerler, uluslararası bağlantıların çözülmesiyle derinleşir, lojistik ve transit güzergâhların kapatılmasıyla sonuç verir, organize suç baronlarının tasfiyesiyle kalıcı hâle gelir, uyuşturucu tüketimini azaltacak sosyal ve önleyici politikalarla tamamlanır. Sokaktaki torbacıya operasyon yapmak kolaydır. Asıl mesele parayı takip etmektir. Narkotik Başkanlığı uzun süredir asaleten yönetilmiyorsa, uzman kadrolar tasfiye edildiyse, bakanlıklar arası koordinasyon sağlanamıyorsa ve devletin en kritik operasyonlarında bakan devre dışı kalıyorsa, ortada basit bir yönetim hatasından fazlası vardır. Hiç umudum yok ancak Mustafa Çiftçi’yi de takip edeceğiz.”
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Selçuk’ta mağarada 9 saatlik kurtarma seferberliği
İzmir’in Selçuk ilçesindeki Sütini Mağarası’nda düzenlenen eğitim etkinliği sırasında yaklaşık 5 metre yükseklikten düşerek yaralanan 26 yaşındaki üniversite öğrencisi, 9 saat süren zorlu...
Narlıdere Belediyesi’nden Şiddete Karşı Sıfır Tolerans
Narlıdere Belediye Başkanı Erman Uzun, çalışma yaşamında şiddet, taciz ve ayrımcılığı sona erdirmeyi hedefleyen “Şiddete Karşı Tutum Belgesi”ni imzaladı. Başkan Erman Uzun, “Biz imzaladığ...
Pazardan talaşa, topraktan geleceğe döngüsel bir adım
Bornova Belediyesi’nin düzenlediği “Kendi Kompost Kovamı Yapıyorum, Kendi Kompostumu Üretiyorum” atölyesinde, pazar ve marangoz atıkları komposta dönüştürülerek döngüsel ekonomiye kazandı...
Ramazan’ın Manevi İklimi Kemalpaşa Halilbeyli’de Hissedildi
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve Kemalpaşa Belediye Belediye Başkanı Mehmet Türkmen, Ramazan ayının manevi iklimini Kemalpaşa Halilbeyli’de vatandaşlarla birlikte yaşa...
İzmir’e sarı kod uyarısı
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, akşam saatlerinden itibaren etkili olması beklenen rüzgar ve yağış nedeniyle İzmir’in de aralarında bulunduğu 8 il için sarı kodlu uyarı yayımladı. Yapılan de...
Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli Adli Tıp'a sevk edildi
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamında ifadeye çağırılan Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli'nin ifade vermek Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne geldi. Denizli, Adli Tıp Kurum...
Bayraklı Uluslararası Robot Olimpiyatı’na Ev Sahipliği Yapıyor
Bayraklı, 21–22 Şubat tarihlerinde uluslararası ölçekte önemli bir teknoloji organizasyonuna ev sahipliği yapacak. Fibonacci Uluslararası Robot Olimpiyatları 2026 Ege Bölge Turnuvası, Mus...
Torbalı’da Dayanışma ve Ramazan Coşkusu
Torbalı Belediyesi, Ramazan boyunca hem sosyal yardımları artıracak hem de Ramazan ruhunu yaşatacak çeşitli etkinlikler düzenleyecek.
CHP'li Gökçen'den gençler için adalet çağrısı: Erdoğan’ı eleştirdikleri için tutuklular
“Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla tutuklu bulunan 4 gencin yargılandığı davanın duruşması öncesi İzmir Adliyesi önünde bir araya gelen siyasi parti temsilcileri basın açıklaması yapt...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Bir Dönemin Çok Konuşulmuştu: ‘Filozof Atakan’ Yıllar Sonra Görüntülendi
Yapılan resmi açıklamada, "Bir çocuğumuzun gelişim özellikleri üzerinden yürütülen tartışmalar üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur. Her çocuğun pedagojik gelişim hı...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
'Reflüsü olan kişiler hemen uyumamalı'
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, Ramazan ayında artan öksürük şikayetlerine ilişkin, "Ramazan ayında orucun başlamasıyla beraber öksürükle gelen epeyce hastamız oluyor. Buna, 'ramazan ya da sahur öksürüğü' diyebiliriz. Aslında bu öksürüğü tetikleyen en büyük mekanizma reflüdür. Özellikle sahur yemeği gece geç vakitte yenilip, ardından hemen yatılıyor. Yemekte 2-3 saat geçtikten sonra reflüsü olan kişilerin hemen yatmaması lazım” dedi.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.