Yukarı
441556

Devlet Bahçeli'den çok konuşulacak sözler: 'Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvaya dönene kadar...'

03 Şubat 2026 11:00

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Devlet Bahçeli, konuşmasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “erken seçim” çağrısını bir kez daha reddetti. Bahçeli, "Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir. Erken seçim diye bir şey asla gündeme alınmayacaktır" dedi.

Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci adı altında devam ettirilen süreçte terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın verdiği sözleri yerini getirdiğini belirterek "Madem maksat hasıl oldu o halde bize düşen de PKK’nın kurucu önderliğine, DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir" dedi.

MHP liderinin sözlerini "Aziz dava arkadaşlarımız Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir!" diyerek tamamlaması dikkat çekti. 

Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkan mesajları şöyle:

"FOLLUĞUMUZDA KULUÇKAYA YATIP BAŞKA KÜMESLERDE YUMURTLAYANLAR..."

Kararlılıkla ifade etmem gerekirse, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, bütün Türkiye’nin, bütün Türk milletinin, hatta ve hatta Türk-İslam dünyasının siyaset kutbudur. Buna ilave olarak diyeceğim şudur: Üç hilal, sadece bugünün değil, yarınların da partisi, geçmişle geleceği birbirine bağlayan fazilet, feraset ve fikir köprüsü, ezcümle milli umutların düşmeyecek sancağıdır. Bizim folluğumuzda kuluçkaya yatıp başka kümeslerde yumurtlayanların, çıraklık dönemini aramızda geçirip gıcırdayan başka kapı diplerinde ustalık taslayanların Milliyetçi-Ülkücü Hareket’i hakkıyla idrak, layıkıyla ifade etmeleri neredeyse imkânsızdır.

 

'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' MESAJLARI

“Terörsüz Türkiye”, “Terörsüz Bölge” hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız ve fasılasız sahip çıkma hamlesidir. Kim veya kimler bu hedeflere dudak büküyorsa; kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır. Kim veya kimler söz ve eylemleriyle bu hedefleri baltalama amacındaysa maksatlıdır, marazlıdır, mahsurludur, maşadır. Kim ve kimler, makesin yerine makusu tercih ediyor, gülün yerine çamura başvuruyor, bu suretle “Terörsüz Türkiye”, “Terörsüz Bölge” hedeflerini sekteye uğratmak için tetikte bekliyorsa, ülke ve millet aleyhine tertip içinde olan güdümlü işbirlikçidir. Sözün doğru olması kadar millete mensubiyet ve sadakat hissiyatının da ağır basması, ağırlığınca da mücevher gibi parlaması usulen de, esasen de gerek ve yeter şarttır. SURİYE'DE YENİ BİR YAPI OLUŞMUŞTUR Suriye’deki malum olayları Türkiye’ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur ve olamayacaktır. Kürt kardeşlerimizle terör örgütü YPG’yi yan yana getirmek, üst üste örtüştürmek fahiş bir gafilliktir. Suriye Cumhuriyeti’nde yeni bir denklem, yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluşmuştur. Bu durum beklenen, olması gereken gayedir, ayrıca devletin egemenlik haklarıyla, siyasal, toplumsal ve toprak bütünlüğüyle ilişkilidir, aynı zamanda bunu destekleyen, tescilleyen gelişmedir. 30 Ocak 2026 tarihinde, Şam yönetimi ile SDG/YPG arasında, 10 Mart Mutabakatı ile 18 Ocak Mutabakatı temelinde kapsamlı bir ateşkes ile askeri ve idari yapıların Suriye Cumhuriyeti’ne aşamalı entegrasyonu hususunda anlaşmaya varmışlardır. Bu gelişme Suriye’nin egemenliğinin güçlendirilmesi ve uzun vadeli istikrarın sağlanması açısından belirleyici ve memnuniyet verici bir kavşak noktasıdır.

"KURUCU ÖNDERLİK VERDİĞİ TÜM SÖZLERİN ARDINDA DURDU"

27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu önderliği tarafından yapılan “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” 337 gün sonra Suriye’de de müspet karşılığını bulmuş ve çok önemli bir etap böylelikle geçilmiştir. Onun bunun saçma sapan telkin ve tazyikine kapılmadan, su katılmamış bühtanlara aldırış etmeden elimizi vicdanımıza koyup düşünelim ve sorgulayalım: PKK’nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı. 27 Şubat çağrısı PKK’yla birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat hasıl oldu, o halde bize düşen de PKK’nın kurucu önderliğine DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir.

ÖZEL'E 'SEÇİM' VE 'ŞARA' YANITI

CHP Genel Başkanı’nın Suriye devletinin terörle mücadelesini endişe verici bulması, Sayın Ahmet eş Şara’nın Suriye’nin tamamını temsil etmediğini dile getirmesi hüsran verici bir hezeyandır. Esad’ı kalbinde taşıyan, aklını ve gönlünü de YPG’ye kaptıran bu zatın ne sözü söz, ne de siyaseti mert ve millidir. “HTŞ’ye kravat takmakla olmaz” demiş. Anlayacağınız halt etmiş, gene çuvallamış. Sen de YPG’nin kravatını takabilirsin, Mazlum Abdi’yle el ele verebilirsin, dağ taş gezerek fesat/nifak üretimi yapabilirsin. Sayın Özel, zırvayı bırak sadede gel. Gürültü patırtı çıkarmanın siyaset olmadığını, laf ola beri gele türünden konuşmaların seni komik durumlara düşürdüğünü anla ve kabullen. Dilinin altındaki baklayı çıkar, Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğünü sağlamasından dolayı uykularının kaçtığını da itiraf et. Merhum Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sözlerinden esinlenerek diyorum ki: Dünyaya baktığın zaman ayrı görüyor, kendi kendine kaldığın zaman ayrı düşünüyorsun. Yığınlarca tezat içinde biteviye çırpınıyorsun. Ahlaken sorunlu siyaset zar atmaktan farksızdır; gelecek olan de her zaman hep yektir. CHP Genel Başkanı’nın erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasi ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir. Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır. CHP Genel Başkanı, seçim kapısını arala diye mırıldansa da, bizim Cumhur İttifakı olarak aralayacağımız kapı Türk ve Türkiye Yüzyılının cümle kapısıdır. Başka kapılara yüz sürmek, başka kapılardan medet ummak CHP’nin beklentisi ve dileği olsa da, Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhur İttifakı’nın böyle ucuz ve bayat gündemlerin peşinden savrulması, o kapı bu kapı gezip dolaşması siyasi akıl ve mantık dışıdır. CHP Genel Başkanı merak etmesin, seçim günü gelip çattığında Türk milleti yüksek iradesiyle istismarcı, inkarcı, rüşvetçi, kumarcı, komisyoncu, vurguncu organize yolsuzluk çetesine Türkiye’nin kaç bucak olduğunu muhakkak gösterecektir.

EPSTEİN BELGELERİ

Tam bunlar oluyorken, birden bire asrın sapıklığı ve ahlaksızlığı olarak değerlendirilmesi gereken ve 3 milyon sayfanın üzerinde olan Epstein belgeleri dünya kamuoyuna oturmuştur. Skandal itiraflar, dehşet verici çarpıklıklar ne hikmetse ABD’nin Suriye’de SDG/YPG’ye sırt dönüp Ahmet eş Şara’yı desteklediği, ayrıca İran’a yönelik saldırı planlarının ortaya çıktığı bir zamana tesadüf etmiştir. İşkence gören çocuklardan taciz ve tecavüze uğrayan reşit olmayan kız çocuklarına varıncaya kadar kan donduran iğrençliklerin yaşanması, pek çok siyasetçi, devlet adamı ve meşhur ismin karıştığı ve katıldığı skandallar furyası insanım diyen herkesin midesini bulandırmaktadır. Cinsel istismar suçlusu milyarder Jeffrey Epstein’e ilişkin olarak yayımlanan belgelerin zamanlama itibariyle manidar bir dönemde deşifre edilmesi hem tuhaf hem de akılları karıştıran soru işaretleriyle doludur. İnsanlık ayıplarının, insani felaketlerin, kirli ilişkilerin merkezinde yer aldığı bu tehdit mekanizmasının organize halde siyasi ve stratejik hedefleri gözettiği kanaatimce çok mümkündür. İnsani değer ve mirasın ayaklar altında çiğnenmesi, çocukların bu faciada kullanılmaları nice çatıları uçuracak, nice şöhretli insanı rezil edecek kırattadır. Biz temiz siyaseti ve temiz toplumu yalnızca Türkiye için değil, tüm dünya adına da istiyoruz.

"ÖCALAN UMUDA, AHMETLER MAKAMA, DEMİRTAŞ YUVAYA..."

Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı nereden kaynaklanırsa kaynaklansın küçük siyasi hesapların kendi ayaklarına pranga vurmasına izin vermeyecektir. Hiçbir Türkiye sevdalısı buna göz yummayacaktır. Bilakis, her gün biraz daha kenetlenip büyüyerek Süper Güç Türkiye yolundaki yürüyüşümüz devam edecektir. Bu aziz vatan hepimizindir, temel varoluş sebebimizdir. Bunun için her şeyimizdir, her şeyden de azizdir. Milliyetçi Hareket Partisi böyle bir anlayışın samimi temsilcisi, yürekli savunucusudur, can pahasına olsa bile ülkesinden ve ülkülerinden taviz vermeyecektir. Değerli dava arkadaşlarım, Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi noktalarken hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, en iyi dileklerimi sunuyorum. Ama aziz dava arkadaşlarım, Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir.

Cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

CHP'li Zeybek'ten Bahçeli'nin açıklamasına sert tepki!

MHP lideri Bahçeli'nin "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" açıklamasına tepki gösteren CHP'li Gökan Zeybek "Huzur baskıyl...

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları'ndan gözaltılara tepki!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, sabah saatlerinde yapılan gözaltılara tepki göstererek, "İktidarın sosyalistlere ve muhaliflere yönelik sürdürdüğü baskı politikasının açık...


Erdoğan, bakanlarla birlikte Suudi Arabistan'a gitti

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın daveti üzerine Suudi Arabistan'a gitti. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht...

CHP'den, Sorbonne Üniversitesi'nin 'diploma' kararına ilk yorum

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte diploması iptal edilen Prof. Dr. Naciye Aylin Ataay Saybaşılı’nın Sorbonne Üniversitesi’nden aldığı doktora "diplomasına yönelik iptal tale...


Meteoroloji açıkladı: Kuvvetli yağış ve kuvvetli rüzgar alarmı!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 3 Şubat Salı gününe ilişkin hava durumu raporunu yayımladı. Rapora göre; Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ve İç Anadolu'nun doğusun...

CHP lideri Özel, grup toplantısını bugün Kahramanmaraş’ta düzenleyecek!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü nedeniyle haftalık grup toplantısını bugün Meclis’te değil, depremlerin merkezi Kahramanmaraş’ta gerçekleştirecek. Bu hafta ...


Açılım sürecinde kritik aşama: Geçiş süreci kanunu gündemde

Meclis’te açılım süreci kapsamında kurulan araştırma komisyonu, ortak rapor çalışmalarında sona yaklaştı. Rapordan sonra geçiş sürecine ilişkin kanun teklifi gündeme gelecek. Sürecin, ter...

Survivor'dan Dönen Barış Murat Yağcı Havalimanında Gözaltına Alındı

'Uyuşturucu' operasyonu kapsamında hakkında yakalama kararı olan Barış Murat Yağcı, Dominik'te gerçekleşen Survivor adlı TV yarışmasından diskalifiye edildikten sonra Türkiye'ye döndü. Ya...


Depremzedelerden kış ortasında tahliyeye tepki

6 Şubat depremlerinin ardından oluşturulan Malatya İkizce Geçici Konaklama Merkezi’nde konteynerlerde yaşayan depremzedelere, 9 Şubat tarihine kadar konteynerleri boşaltmaları yönünde teb...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Yavuz Bingöl: Rap müzik yapabilirim

Yavuz Bingöl rap şarkı yazdığını ve bir rap’çiyle düet yapabileceğini açıkladı: “Kendimce bir çalışma yaptım rap müzikle alakalı. Acaba ben de modaya uysam mı, uyumasam mı diye düşünüyoru...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Uykuyu depolamak mümkün mü?

Hafta sonları alarm kurmayıp yatakta birkaç saat daha fazla zaman geçirmek için güzel bir fırsat sunuyor. Bu lüksten faydalanma imkanı olanlar, hafta içi yeterince alamadıkları uykuyu bu şekilde alıyor. Ama ya bu sistem tersinden işliyorsa? Yoğun dönemlerden önce bolca uyuyup uyku depolamak, uykusuz gecelerle başa çıkmayı kolaylaştırabilir mi?

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR