- Dilan Çiçek Deniz'den sosyal anksiyete itirafı
- Galatasaray'ın yeni transferi Yaser Asprilla, imzaya geliyor!
- Türk sinemasının usta ismi Fatma Girik, mezarı başında anıldı
- Özgür Özel Yalova'dan çağrı yaptı: 'Tayyip Bey'i gördüğünüz yerde sorun'
- İzmir Devlet Senfoni Orkestrası sanatçısı Özasker yaşamını yitirdi
Usta sanatçı Haldun Dormen'in unutulmaz eserleri
Türkiye, tiyatro tarihinin en büyük ustalarından birini, sahneye "bedeni ve ruhu" getiren duayen sanatçı Haldun Dormen'i kaybetti. 97 yaşında hayatını kaybeden Dormen, sadece bir oyuncu değil, Türk tiyatrosuna modern kimliğini kazandıran bir vizyonerdi.
Bir süredir enfeksiyon nedeniyle özel bir hastanede tedavi gören usta sanatçı Haldun Dormen, 97 yaşında aramızdan ayrıldı. 1928 yılında dünyaya gelen ve Türk tiyatrosunda "omurga hareketi"nin öncüsü kabul edilen Dormen’in ölümü, sanat dünyasında derin bir boşluk bıraktı.
ŞİŞLİ’DEN SAHNELERE UZANAN BİR ÖMÜR
Haldun Dormen, 1928 yılının Nisan ayında, köklü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Ömer Sait Bey’in işleri nedeniyle kısa bir süre Mersin’de yaşasa da, yaşamının merkezi altı aylıkken taşındıkları İstanbul Şişli oldu. Eğitimini İngiltere’de tamamlayan ve dünya tiyatrosunu yakından tanıma fırsatı bulan Dormen, 1954 yılında Türkiye’ye dönerek efsanevi yönetmen Muhsin Ertuğrul’un yanında profesyonel kariyerine adım attı.
"ANTİÖLÜM" BİR DURUŞ: TİYATRODA OMURGA HAREKETİ
Dormen, Muhsin Ertuğrul ile başladığı yolculuğuna 1957 yılında kendi adını taşıyan Dormen Tiyatrosu’nu kurarak devam etti. Beyoğlu’nda 60 kişilik küçük bir odada başlayan bu serüven, Türk tiyatrosuna yeni bir soluk getirdi.
Şair Cemal Süreya’nın deyimiyle, o zamana kadar el ve yüz hareketlerinden ibaret sanılan oyunculuğa "omurga hareketini" getiren isim Dormen’di. Bacağı, gövdeyi ve tüm bedeni sahneye dahil eden bu "antiölüm" duruş, Türk seyircisine gerçek tiyatro beğenisini aşıladı.
ALTIN ÇAĞ: 15 YILDA 81 OYUN VE SİNEMA BAŞARILARI
1957 ile 1972 yılları arasındaki dönem, Dormen’in üretiminin zirve noktasıydı. Bu kısa süreye sığdırdığı başarılar şöyledir:
75 Oyun Yönetti: Vodvillerden müzikallere kadar geniş bir yelpaze sundu.
81 Oyunda Görev Aldı: Hem oyuncu hem yapımcı olarak sahneyi hiç boş bırakmadı.
Sinemada Ödül Yağmuru: Yönettiği Bozuk Düzen (1965) ve Güzel Bir Gün İçin (1966) filmleriyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi film ödüllerini kazandı.
Dormen Tiyatrosu aynı zamanda bir okuldu. Erol Günaydın, Nisa Serezli, Metin Serezli, Gülriz Sururi ve İzzet Günay gibi dev isimler bu sahnede yetişti veya yıldızlaştı.
TİYATRO SAHNESİNDE DEVLEŞEN YILLAR
Haldun Dormen denilince akla gelen ilk şey, Türk tiyatrosuna kazandırdığı ilkler ve yetiştirdiği sayısız öğrencidir.
İşte sahne tozunu yuttuğu en önemli eserler:
Şahane Züğürtler (Tovarich): Dormen Tiyatrosu’nun efsaneleşmiş oyunlarından biridir. Rusya’daki devrimden kaçan soylu bir çiftin Paris’te uşaklık yapmasını konu alan bu oyundaki performansı hafızalara kazınmıştır.
Hisseli Harikalar Kumpanyası: Türk müzikal tarihinin zirve noktasıdır. Yazıp yönettiği bu eser, Türkiye'nin dört bir yanında kapalı gişe oynamış ve bir kült haline gelmiştir.
Sokak Kızı İrma: Türkiye'de sahnelenen ilk büyük müzikallerden biri olan bu eserle Dormen, müzikal tiyatronun öncüsü olduğunu kanıtlamıştır.
Bit Yeniği: Georges Feydeau’nun bu klasik vodvilini Türkiye’de en iyi yorumlayan ve sahneleyen isimlerin başında gelir.
Amadeus: Peter Shaffer'ın ünlü eserinde Salieri karakterine hayat vererek, dramatik oyunculuktaki yetkinliğini de ortaya koymuştur.
SİNEMA PERDESİNDE HALDUN DORMEN
Bozuk Düzen (1965): Haldun Dormen’in hem yönetmenliğini üstlendiği hem de oyuncu olarak yer aldığı bu film, Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Film" ve "En İyi Senaryo" ödüllerine layık görülmüştür.
Güzel Bir Gün İçin (1967): Yine Dormen tarafından yönetilen ve oynanan bu yapım, güçlü toplumsal gözlemleriyle dikkat çekmiş ve Altın Portakal ödüllü filmleri arasındaki yerini almıştır.
Hüdaverdi - Pırtık (1971): Tiyatrodaki disiplinli duruşunun yanına sinemadaki sempatik yönünü de ekleyen sanatçı, bu filmde başarılı bir karakter oyunculuğu sergilemiştir.
Seni Seviyorum (1983): Sinemaya verdiği aralardan sonra kamera karşısına geçtiği bu yapım, dönemin en önemli romantik dramlarından biri olarak filmografisinde yer almaktadır.
cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Türk sinemasının usta ismi Fatma Girik, mezarı başında anıldı
Türk sinemasının usta ismi Fatma Girik, ölümünün 4'üncü yıl dönümünde Muğla'nın Bodrum ilçesindeki mezarı başında anıldı. Covid-19'a bağlı viral pnömoni tedavisi görürken gelişen çoklu or...
İzmir Devlet Senfoni Orkestrası sanatçısı Özasker yaşamını yitirdi
İzmir Devlet Senfoni Orkestrası başkemancısı Deniz Özasker, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Evinde 19 Ocak'ta beyin kanaması geçiren Özasker, kaldırıldığı Dokuz Eylül Üniversi...
76’ncı Berlin Uluslararası Film Festivalleri’nde güçlü bir Türk seçkisi
76’ncı Berlin Uluslararası Film Festivali’nde Emin Alper’in Kurtuluş ve İlker Çatak’ın Sarı Zarflar filmleri ana yarışmada yer alacak. Festivalin farklı bölümlerinde Türk sinemasından uzu...
İzmirli opera sanatçısı, 30. sanat yılında İzmirliler ile buluştu
İzmirli opera sanatçısı tenor ve şan eğitmeni Levent Gündüz, sanat hayatının 30'uncu yıl dönümünde Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde düzenlenen özel bir konserle sanatseverlerin karşıs...
Oscar adayları açıklanıyor: Favoriler kimler?
Oscar Akademisi, 2026 ödüllerinin adaylarını bugün açıklayacak. "One Battle After Another" ile "Sinners" filmlerinin çok sayıda dalda aday olması bekleniyor. Uzmanlar, iki büyük yapımın d...
İzmir Oda Orkestrası dünyaca ünlü sanatçılarla sahne aldı
İzmir Oda Orkestrası, dünyaca ünlü trompet sanatçısı Lucienne Renaudin Vary ve şef Aziz Shokhakimov ile sahne alarak sanatseverlere unutulmaz bir akşam yaşattı. Konseri İzmir Büyükşehir B...
A. Halim Kulaksız’ın ‘Vahşi ve Özgür’ sergisi Piramid Sanat’ta açıldı
Fotoğraf sanatçısı A. Halim Kulaksız’ın “Vahşi ve Özgür” başlıklı sergisi, atların durdurulamaz kinetik enerjisini mozaist (çoklu imge) tekniğiyle fotoğrafın durağan karesine taşıyor. Pir...
26 yıllık gelenek: “Assos’ta Felsefe” sempozyumu
Aristoteles’in ayak izlerini takip eden “Assos’ta Felsefe” sempozyumu, bu yıl 26. kez kapılarını açıyor. 6-7 Şubat 2026 tarihlerinde gerçekleşecek olan ulusal toplantıda, insanlığın temel...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Dilan Çiçek Deniz'den sosyal anksiyete itirafı
Başarılı oyuncu Dilan Çiçek Deniz, sosyal medya hesabından yaptığı duygusal paylaşımla bir süredir mücadele ettiği ruhsal zorlukları takipçileriyle paylaştı. Deniz, özellikle kalabalık or...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Zona aşısı biyolojik yaşlanmayı yavaşlatıyor!
2026 yılına damga vuran tıp araştırması: Zona aşısı olan 70 yaş üstü bireylerin, DNA seviyesinde daha yavaş yaşlandığı kanıtlandı. Aşının bağışıklık sistemini eğiterek kronik iltihaplanmayı baskıladığını belirten uzmanlar, bu yöntemin sağlıklı yaşlanma stratejilerinde yeni bir dönem başlatabileceğini öngörüyor.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.