Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bayrağımıza uzanan kirli elleri bulup, bunun hesabını soracağız
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri mutlaka bulacağız, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Bakanlıklarımız gerekli tahkikatları başlattı. İhmali kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır" ifadelerini kullandı.
İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
"Aziz milletim, milletvekili arkadaşlarım sizleri en kalbi duygularımla, sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Grup toplantımızın ülkemiz milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Tüm yol arkadaşlarıma buradan selamlarımı sevgilerimi gönderiyorum. Salonlara sığmayan şu muhabbetiniz için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Rabbim dayanışmamızı daim eylesin.
Konuşmamın hemen başında bir hususu dikkatine getirmek istiyorum. Meclis çalışmalarımız oldukça yoğun bir tempoda devam ediyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bizi buraya hak ve hukukunu savunmamız için gönderen aziz milletimizin emanetine sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. Muhalefetin tüm uzlaşmaz, hukuk tanımaz, meclis iç tüzüğüyle bağdaşmayan tavırlarına rağmen sabırlı ve sağduyulu bir şekilde hareket ediyor, milletimize karşı sorumluluklarımızı layıkıyla ifa etmeye çalışıyoruz.
"ŞOV PEŞİNDE KOŞTUKLARINI BENİM MİLLETİM, BENİM EMEKLİM GAYET İYİ BİLİYOR"
CHP jet sosyetesinin ne millet ne devlet ne de emeklilerimizle ilgili bir derdinin olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu gerçeği bizim gibi milletimiz de biliyor. Yönettikleri belediyelerdeki emekçilere düzenli aylık ödemeyenlerin, işçiye maaş yerine harçlık verenlerin, kendi personeli görev yaparken tropikal adalarda keyif çatanların, yolsuzluk, iş bilmezlik ve israf sebebiyle belediyeleri iflasa sürükleyenlerin şov peşinde koştuklarını benim milletim, benim emeklim gayet iyi biliyor.
Milletimiz bizim samimiyetimizi de gayet iyi biliyor. malum en düşük emekli aylığını 20.000 liraya çıkartan kanun teklifimizin Genel Kurul görüşmeleri başladı. Sizlerin de yakın takibiyle inşallah teklifimizin bir an evvel yasalaşacağına inanıyorum. Teklifin yürürlüğe girmesiyle birlikte 3 bin 319 lira artışla 20 bin liraya yükselmiş olacak. Bu rakam göreve geldiğimizde sadece 66 liraydı. 40 dolara tekabül ediyordu. Kasım 2002'de asgari ücret 184 liraydı. Bugün en düşük emekli aylığı asgari ücretin en yüzde 70'ini aşmıştır.
Bunları söylerken her talebi karşıladık iddiasında değiliz. Emeklilerin yaşadıkları her sıkıntının farkındayız. Şunu tüm emeklilerimizin bilmesini arzu ediyorum; emeklilerimiz bizim başımızın tacıdır. Emeklilerimizin taleplerine, şikayetlerine hiçbir zaman kulağımızı tıkamadık. Tam tersine bir kulağımız her zaman emeklilerimizde oldu. Bundan sonra da aynı hassasiyetle davranmaya devam edeceğiz.
Enflasyon düştükçe insanımızın alım gücü daha da artacak. Milletçe yıllardır yaptığımız fedakarlıklarının boşa gitmeyeceğini göreceğimiz bir döneme giriyoruz. Sadece ekonomide değil Türkiye'yi sadece ekonomide değil askeri ve diplomatik olarak da çok farklı bir konuma taşıyacağız. Biz meydanlar emeklilerimize şunu yapacağız diye söz verip işçisine maaş ödeyemeyenlere benzemeyiz. Biz göreve gelince rantçı olanlara da benzemeyiz. Bizim derdimiz, ilkelerimiz, prensiplerimiz var. Bizim Türkiye Yüzyılı vizyonumuz var.
Altını çizerek belirtmek isterim ki millete hizmet yolunda rehavete yer yoktur. İttifak olarak Meclis çalışmalarında da örnek ve lokomotif kadro biz olacağız.
Ülkemizde, bölgemizde, dünya genelinde birbirinden önemli gelişmelere şahit olduğumuz iki haftayı geride bıraktık.
Bunların kapsamlı değerlendirmesine geçmeden evvel, geçtiğimiz günlerde gençlerimize verdiğimiz iki müjdeyi buradan hatırlatmak arzusundayım. Bu müjdelerden ilki kredi ve burs oranlarında yaptığımız artışlar. 2002 yılında üniversite öğrencilerine ödenen burs ve kredi tutarı 45 liraydı. Bu ödemeler hem çok geç başlıyor hem de öğrenciye üç ayda bir veriliyordu. Biz zaman içerisinde hem ödemeleri aydan aya yapmaya başladık hem de burs ve kredi miktarını sürekli iyileştirdik. Sadece geçen yıl burs ve kredi desteği olarak üniversite öğrencilerimize 34 milyar 14 milyon lira ödeme yaptık.
2026 yılında kredi ve burslarda geçen seneye kıyasla yüzde 33 oranında artışa gittik. Böylece burs ve kredi rakamını lisans öğrencilerimizde 4 bin liraya, yüksek lisans öğrencilerimizde 8 bin liraya, doktora öğrencilerimizde 12 bin liraya yükselttik. Bir kez daha gençlerimize ve ailelerine hayırlı uğurlu olsun diyorum.
Bir diğer müjdemiz Gençliğin Üretim Çağı kısa adıyla GÜÇ programıdır. Önümüzdeki üç yılda 3 milyondan fazla gencimizi istihdama kazandıracak 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceğiz. Böylece öğrencilerimizin erken yaşta nitelikli iş deneyimi kazanacağı, meslek liselerimizde okuyan gençlerimizin daha mezun olmadan güvenilir kanallardan iş hayatına yönlendirileceği, eğitim ve istihdam dışı gençlerimizin yeniden sisteme dahil edileceği, yeni mezunlarımızın ilk iş tecrübesinin risk olmaktan çıkacağı bir sistemi gençlerimizin istifadesine sunmuş olacağız.
"BAŞARILI OPERASYONLARINDAN DOLAYI SURİYE HÜKÜMETİNİ, SURİYE ORDUSUNU TEBRİK EDİYORUZ"
Komşumuz Suriye, ülkede birliği sağlamak adına yoğun bir mücadele veriyor. SDG denilen yapı ile geçen yıl 10 Mart'ta bir mutabakat imzalandı. SDG olumlu hiçbir adım atmadı. Mutabakata uymadığı gibi işgal ettiği topraklarda sivil ve askerlere saldırmayı sürdürdü. SDG denilen yapının uzlaşmaz tutumuydu. Tüm taraflara gerekli telkinlerde bulunduk. Krizin sıcak çatışmaya dönüşmemesi için her türlü çabayı gösterdik. Ancak SDG denilen yapının tavrında değişiklik olmadı. Suriye ordusu Ocak ayının ikinci haftasında son derece haklı ve meşru biçimde operasyonlar düzenledi. Öncelikle şunu bir kez daha hatırlatmak isterim; Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği haiz tek bir Suriye Devleti'nin varlığını en güçlü şekilde savunduk. Türkiye'nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza göstermeyeceğimizi de defalarca ilan ettik. Suriye Devleti'nin ve Suriye Ordusu'nun tüm etnik kökenlerin, inançların, mezheplerin yan yana yaşadığı birleşik, tek bağımsız bir Suriye inşa etme mücadelesini komşuları ve kardeşleri olarak yürekten destekliyoruz. Son haftalardaki başarılı operasyonlarından dolayı Suriye hükümetini, Suriye ordusunu ve kardeş Suriye halkını gönülden tebrik ediyoruz. Dün varılan ateşkes anlaşmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz.
"BAYRAĞIMIZA UZANAN KİRLİ ELLERİ MUHAKKAK BULACAĞIZ"
Terör örgütünün sıkıştığı bölgelerde varlığını devam ettirebilmesi zaten mümkün değildir. Bu aşamadan sonra provokasyonlara başvurmanın intihar anlamına geleceği çok çok açıktır.
Terör örgütünün zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla, baskı ve şiddet uygulayarak sahaya sürdüğü sivil insanlarla, dün Nusaybin-Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle burada bir netice alma imkanı kalmamıştır. Dün varılan anlaşmaya riayet ederek silahları bırakmak ve meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur.
Burada şunun da bilinmesinde fayda görüyorum. Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarımız gerekli tahkikatları başlatmıştır. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır.
Suriye sahasında yaşanan tüm bu gelişmeleri çok yakından takip ettik ve ediyoruz. Türkiye'ye yönelik mevcut risklerin bertaraf edilmesi, yeni tehditlerin engellenmesi, Suriye'de barışın ve istikrarın süratle sağlanması için hassas bir süreç yürütüyoruz.
Şunu da özellikle ifade etmek isterim. Suriye'deki Kürtler bizim öz be öz kardeşlerimizdir. Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin önceki zalim rejim altında ne tür baskılara maruz kaldığını kardeşleri olarak en iyi biz biliyoruz. Varlıkları tanınmıyordu, vatandaş kabul edilmiyorlardı. Kendilerine kimlik dahi verilmiyordu. Ana dilleriyle konuşmalarına, kültür ve geleneklerini yaşatmalarına müsaade edilmiyordu. Bu kardeşiniz başbakanken 2008 yılından itibaren yaptığım tüm görüşmelerde bu adaletsizlikleri dile getirdim. Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin haklarını ısrarlı şekilde gündeme taşıdık. Kürtlere temel haklarının teslim edilmesi gerektiğini her fırsatta vurguladık. Kimse bunları ağzına dahi almazken, Suriye'deki Kürtlerin haklarını kimse konuşmazken biz bunları açık açık muhataplarımıza ifade ettik.
Suriyeli muhacirlere kol kanat gerdik. Suriye'de 2011 yılında iç savaşın başlamasıyla Kürt kardeşlerimiz bu sefer de terör örgütlerinin baskısıyla karşılaştılar. Yeni Suriye hükümeti, Suriyeli Kürtlere kucak açmış, çok yapıcı davranmıştır.
Terör örgütü Kürtlerin refahı ve huzuru yerine ölmeyi ve öldürmeyi tercih etmiştir. Bizim hiçbir ülkenin toprakların gözümüz yok, hiçbir ülkenin içişlerine karışmayız. İlk günden beri her türlü riski gözeterek ilgili tüm kurumlarımızla gelişmeleri anbean izliyoruz.
"TRUMP'LA VERİMLİ BİR GÖRÜŞME GERÇEKLEŞTİRDİK"
Dün ABD Başkanı Sayın Sayın Trump'la bu meseleleri ele aldığımız verimli bir telefon görüşmesini gerçekleştirdik. DEAŞ'la ortak mücadele dahil Suriye'nin güvenliğine katkı yapacak birçok kritik konuyu kendisiyle istişare ettik. İnşallah dünkü anlaşmanın uygulanmasıyla en kısa süre zarfında örgütün kontrolü altındaki diğer topraklar ve orada yaşayan siviller de özgürlüklerine kavuşur. Bütüncül bir Suriye, herkesin kendini güvende hissettiği bir Suriye böylece inşa edilmiş olur.
"KİMSE KÜRT KARDEŞİMİN İRADESİNİ İPOTEK ALTINA ALAMAZ"
Burada şunu da önemle vurgulamak durumundayım. Suriye'deki operasyonlar bahane edilerek tamamen yalan ve çarpıtma üzerine kurulu bir propagandayla tüm Kürtlerin kışkırtılmaya çalışıldığını görüyoruz. Özellikle Türkiye'deki Kürt kardeşlerimin bu oyunlara gelmemesi gerektiğini, yapılan çağrıların, yapılan tahriklerin gerçek niyeti görerek suhuletle, sağduyuyla, basiretle, ferasetle davranmaları gerektiğini tekrar hatırlatıyorum. Terör örgütü ayrıdır, benim Kürt kardeşlerim ayrıdır. Kimse ister burada ister orada olsun benim Kürt kardeşimin iradesini ipotek altına alamaz. Kürtlerin tek temsilcisiymiş gibi konuşamaz. Türkler ile Araplar ile Kürtler arasına kimse giremez. Kürt kardeşlerimiz bu tahriklere gelmesinler. Sağduyuyu asla elden bırakmasınlar. Geride bıraktığımız 15 ayda çok önemli adımlar attık. Süreci buraya kadar getirdik. Komisyon nihai raporu kaleme alıyor. Siyaset kuruma yol gösterecek raporun ortaya çıkacağına inanıyorum.
"HİÇ KİMSE ENDİŞEYE KAPILMASIN"
Bakın şunun altını çizerek tüm kalbimle, tüm samimiyetimle bugün bir kez daha ifade etmek istiyorum. Hiç kimse endişeye kapılmasın. Hiçbir kardeşim karamsar olmasın. Tereddüt içinde olmasın. Türkiye Cumhuriyeti buradayken, bu devlet hamdolsun dimdik ayaktayken kimsenin başka hami aramasına, başka dostlar, ortaklar peşinde koşmasına gerek yoktur.
AK Parti varsa, Cumhur İttifakı güçlüyse biz evvelallah Kürt kardeşlerimize haksızlık yapılmasına, onların zarar görmesine asla izin vermeyiz. Kardeşlerim bunu tarih boyunca defalarca yaptık. Halepçe Katliamı'ndan Ayn el-Arap'taki saldırılara kadar en zor zamanlarında Kürt kardeşlerimize biz sahip çıktık. Allah korusun böyle bir durumun tekrar yaşanması halinde hiç tereddüt etmeden aynı tavrı yine sergileriz. Yine yardıma koşarız, yine kardeşlerimizi bağrımıza basarız. Şunu artık herkes görmeli, anlamalı ve kabullenmelidir. Esas olan bölünme değil, birleşmedir. Esas olan dağılma değil, muhabbetle kucaklaşmadır. Esas olan küçük devletçiklere ayrışma değil, birleşerek güç birliği yapmaktır. Türkler, Kürtler, Araplar tarihte olduğu gibi birleşerek, tek yürek olarak, aynı istikamete bakarak bölgemizin sorunlarını birlikte çözeceklerdir. Bizim tek ve ortak bir şemsiyemiz var. O da İslam kardeşliğidir.
Herkesi sorumlu davranmaya davet ediyorum. Şunu milletimizin hiçbir ferdi aklından çıkarmasın; çok kritik günler yaşıyoruz. En küçük bir hatanın ciddi sonuçlar doğuracağı bir sırattan geçiyoruz. Rabbim bizi birbirine düşürmek isteyenlere fırsat vermesin.
Hürriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Bahçeli: Muhalefeti 'soytarı' ve 'fırsat düşkünü kötüler' ilan etti!
"Küllerinden Doğdu Yine, Türkiye'min Gücüne Bak" temasıyla düzenlenen 6 Şubat Depremleri Anma Programı ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni'nde konuşan MHP lideri Devlet ...
'Kayıplarda sorumluluğu olanlar hayatlarına devam ediyor'
Aile Dayanışma Ağı’nın 24. buluşması, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde, Saraçhane Parkı’nda gerçekleştirildi. Buluşmada; İBB Başkanı, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun Sil...
AFAD verilerine göre Erzincan'da 4.9 büyüklüğünde deprem
AFAD verilerine göre Erzincan'da 4.9 büyüklüğünde bir sarsıntı meydana geldi. Elazığ, Trabzon, Adıyaman, Malatya ve çevre illerde şiddetli şekilde hissedilen bir deprem meydana geldi. Afe...
Yavaş'tan Melih Gökçek Başvurusu, Çarpıcı Bülent Arınç Talebi
Melih Gökçek hakkında soruşturma izni verilmemesine yönelik Ankara Büyükşehir Belediyesi, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın soruşturmada tanık olarak dinlenmesi talebiyle Ankara Cumhuriye...
Hatimoğulları, Adıyaman'da mezarlık ziyaret etti
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı nedeniyle Adıyaman'da mezarlık ziyaret etti. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve beraberind...
IBAN bilgisi paylaşanlar dikkat... Bir rica sizi hapse yollayabilir!
Son dönemde ‘benim hesabımda sorun var' bahanesiyle IBAN üzerinden dolandırıcılık olayları artıyor. Yapılan bu işlemin, yasa dışı kumar ve bahis ile bağlantılı hesaplardan paraların aklan...
Erdoğan, konteynerde kalan binlerce yurttaşı unuttu... 6 Şubat'ı böyle andı: 'Sözümüzü tuttuk'
Bugün 6 Şubat depremlerinin 3. yıldönümü... 3 senedir barınmadan altyapıya, eğitimden sağlığa pek çok soruna çözüm bulunmadı. Kentler ‘normalleşmedi.’ AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şuba...
Ekrem İmamoğlu'ndan '6 Şubat' mesajı: 'Unutmadık, unutmayacağız'
6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin üçüncü yılı kapsamında bir anma mesajı paylaşan Ekrem İmamoğlu, "Unutmadık, unutmayacağız…" dedi. İmamoğlu paylaşımında, depremin ardından İBB'nin bölg...
Açılım komisyonunda ‘umut hakkı’ çıkmazı... AKP topu MHP’ye attı
Açılım süreci kapsamında kurulan TBMM araştırma komisyonunda “umut hakkı” tartışması iktidar ortaklarını karşı karşıya getirdi. AKP, net tutum almaktan kaçınarak siyasi riski MHP’ye bırak...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Lvbel C5, konser gelirini depremzedelere bağışlayacak
Türkiye’yi yasa boğan 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında toplumsal dayanışma sürerken, sanat dünyasından anlamlı bir destek geldi. Rap sanatçısı Lvbel C5, şubat ayı içinde vereceği üç b...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Küresel sağlık riskleri artıyor: 2026’da izlenmesi gereken 3 tehlikeli virüs
Bir epidemiyolog, 2026 yılına girerken küresel halk sağlığı açısından risk oluşturabilecek üç virüse dikkat çekti. İklim krizi, nüfus artışı ve küresel hareketlilik, virüslerin daha hızlı yayılmasına zemin hazırlıyor. Pandemi döneminin geride kaldığı düşünülse de bulaşıcı hastalıklar konusunda temkinli olmak hâlâ büyük önem taşıyor.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.