- CHP’li Bakan süreç komisyonunda isyan etti! ‘Kürt sorunu tarihsel olarak cumhuriyetle birlikte başlamadı’
- Özgür Özel'den canlı yayında kritik açıklamalar… İBB tahliyelerine sert çıkış: ‘Arkadaşlarımıza ‘pardon’ diyorlar’
- Tutanak ilk kez okundu: İşte İmralı'da konuşulanlar
- İBB Soruşturmasında 19 Kişiye Tahliye
- Başkan Mutlu’dan yılın son meclisinde peş peşe müjdeler geldi
Osmanlı mirası yeniden hayat buldu
500 yıl önce Mimar Sinan tarafından inşa edilen Zeyrek Çinili Hamam, 13 yıllık arkeolojik kazı süreciyle restore edilerek İstanbul'daki Zeyrek semtine yeniden kazandırıldı. Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk kaptan paşası Barbaros Hayreddin Paşa'nın mirası olan bu tarihi hamam, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Zeyrek semtinin en değerli yapılarından biri olarak hizmete açıldı.
Restorasyon ekibinin başındaki Mimar Cengiz Kabaoğlu, çalışmanın bilinmeyenlerini anlattı.
Kabaoğlu, "Çinili Hamam'ın meşhur çinilerinin büyük bir kısmının aslında toprak altında olduğunu keşfettik. Kazı sırasında 3 bin çini, 37 ayrı desen ortaya çıktı, heyecan vericiydi. Çinilerin titizlikle temizlik ve bakımları yapıldı. Böylece projeye 'çini müzesi' ekleyelim fikri oluştu. Müzede Osmanlı'nın meşhur kırmızısı çıkmadan önce üretilen mavi- beyaz renklerde, çok güzel ve yalın renkte çiniler yer alıyor" dedi.
Osmanlı Donanması’nın Kaptan-ı Deryası Barbaros Hayreddin Paşa tarafından yaptırılan ve 1530-1540 yılları arasında, Mimar Sinan tarafından inşa edilen hamam, 13 yıl süren restorasyon çalışması sonucunda şehre bir kültür mirası olarak yeniden kazandırıldı.
Kazı sonrası, Zeyrek Çinili Hamam bir komplekse dönüşerek, bulunan çiniler sonrasında müze kuruldu. Müzede Osmanlı’da yıkanma kültürü ve ritüellerini merkezine alan hamamın 500 yıllık dokusunu yaşatılıyor.
Mimar Sinan tarafından tasarlanmış su ve ısıtma sistemlerini açıklayan şema ve maketlerin misafirleri karşıladığı müze, 3 bin parçalık mavi-beyaz İznik çini parçalarından oluşan seçkinin sergilendiği ve restorasyon sürecinin çıktılarını anlatan bölüm ile devam ediyor.

Hamam ritüeli ile özdeşleşmiş havlular, taslar, değerli metaller ve sedeflerle süslenmiş nalınlar gibi tarihi hamam objelerini içeren özenle hazırlanmış seçkinin sergilendiği bir diğer bölüm ise Osmanlı dönemi hamam kültürünü ziyaretçilerine anlatıyor.
Her hafta çarşamba günü Zeyrek Çinili Hamam Müzesi'nde hem Türkçe hem de İngilizce olarak gerçekleşen rehberli turlara, ek bir ücrete gerek olmadan müze bileti ile katılma seçeneği sunuluyor. Zeyrek Çinili Hamam kompleksi içinde yer alan müzede, İstanbul Arkeoloji Müzeleri denetiminde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan Roma, Bizans ve Osmanlı dönemine ait eserler sergileniyor.
Atelier Brückner'in ödüllü tasarımıyla hayata geçen müze, teknoloji ve interaktif sergileme yöntemlerini birleştirerek, ziyaretçileri Bizans döneminden bugüne dek uzanan bir yolculuğa çıkarıyor.
Müze pazartesi hariç hafta içi her gün, 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlıyor. Perşembe günü ise ücretsiz olarak müzeye girilebiliyor. Müzede, her çarşamba İngilizce ve Türkçe rehberli turlarla, perşembe günleri ise ücretsiz ziyaret imkanı sunuluyor.

‘HAMAM SADECE MİMARİ DEĞİL, TARİHİ DEĞERE DE SAHİP’
Mimar Cengiz Kabaoğlu, “Hamamın en önemli özelliklerinden birisi öncelikle Barbaros Hayrettin Paşa tarafından Mimar Sinan’a inşa ettirilmesi. İki isim de Türkiye tarihi için çok önemli isimler. Hamam sadece mimari değil, tarihi değer de taşıyor. Mimar Sinan’ın birçok eseri var ama burası özellik sade ve yalın bir çizgide mekansal düzenleme yapılmış. İkiz hamam klasik dönemde yapılmış ve çok güzel bir yapı. Zeyrek Çinili Hamam, dönemin klasik mimarisinin en iyi örneklerinden. Çok etkileyici buluyorum.
Hamam 500 yılda birçok yangın deprem geçirmesine rağmen olduğu gibi sağlam duruyordu. Yapı bugüne dek özelliklerini korumuş. Hamam konumu bakımından da önemli, Dünya Miras Listesi’nde yer alıyor. Ayrıca, tarihi bölgede ve koruma altında alınmış. Hem hamamlar bölgesinde hem de Bizans’tan kalan su sarnıçları üzerine kurulmuş. Büyük su yollarının üzerinde olması nedeniyle suyun bol olduğu bir yere inşa edilmiş” dedi.

‘ÇİNİLERİN LOUVRE MÜZESİ GİBİ BİRÇOK ÜNLÜ MÜZEYE DAĞITILMASI BÜYÜK SES GETİRDİ’
Hamamda, dantel gibi incelikle çalışarak bu günkü haline getirildiğini söyleyen Kabaoğlu, “Restorasyonda birçok kurul süreci oldu. Parçalar halinde birçok yerde yapılan kazı çalışmalarında buluntular çıktı. İstanbul Arkeoloji Müzeleri denetiminde gerçekleşen kazıda birçok çini bulundu. Bugün bu kazı çalışmasında çıkanlar ile de hamam içerisinde müze kuruldu ve çok önemli bir müze oldu.
Osmanlı döneminde yaşayan bir vatandaş izin alarak, burada bulunan çinileri söküp, yurt dışına satmış. Müzelerin özel koleksiyonlarına dağıtmış. Biz bunların peşine düştük. Bina içinde de kazıda çini izlerini aradık. Belirli yerlerde çinileri bulduk. Burada çiniler için kurulan özel ekiple, çok emek isteyen bir çalışma gerçekleştirdik. İzlerden hareketle 4 tip çini izi ve 37 ayrı desen bulduk.
Kazıda çıkan çiniler üzerine ise müze yapma fikrini bulduk. Tüm çinilerin temizlik ve tamirleri yapıldı. Ardından müzede sergilendi. Buraya ait çok güzel bir çini müzesi kurmuş olduk. Osmanlı’nın meşhur kırmızısı çıkmadan önce üretilen mavi- beyaz renklerde, çok güzel ve yalın renkte çiniler yer alıyor. Çinilerin Louvre Müzesi gibi birçok ünlü müzeye dağıtılması büyük ses getirdi. Yurt dışında da basın tarafından büyük ilgi gördü. Kazıdan 3 bin civarında parça bulduk.
Ekibimizle adeta bir dedektif gibi çalışarak müthiş bir işe imza atıldı. Desenlerin çıkartılması gerçekten heyecan vericiydi. Duvarlardan ise farklı dönemlere ait 4-5 katman çıktı. Çinilerin zamanla üzerine farklı duvar resimleri yapılmış. Tarihi yapılar bir kişi ile onarılmamalı, işin ehli insanlar ile yapılmalı. Zeyrek Çinili Hamam’da da iyi bir ekiple başarılı bir proje süreci yaşandı.”

‘RESTORASYON AŞAMASI ARKEOLOJİK BİR KAZIYA DÖNÜŞTÜ’
Zeyrek Çinili Hamam’ın Müze Müdürü Beril Gür Tanyeli, “Zeyrek Çinili Hamam 3 yıl sürmesi beklenen projeydi. Hamamın orijinal işlevine dönerek, hamam olarak kullanılması amaçlanmıştı. Fakat restorasyon aşamasında bu süre 13 yıla uzayarak, arkeolojik bir kazıya dönüştü. Çinili Hamam’ın meşhur çinilerinin aslında büyük bir kısmının toprak altında olduğu ortaya çıktı.
Bununla birlikte projeye bir müze eklendi. Kazıdaki birçok seçkinin müzede sergilenmesine karar verildi. Şu an çifte hamam olarak kadınlara ve erkeklere hizmet veriyor. Bir yandan da müzemiz ziyaretçilerini ağırlıyor. Ayrıca çok farklı etkinliklere ev sahipliği yapıyoruz. Kazıda, Bizans dönemine ait sarnıç da bulundu ve bu sarnıç günümüzde güncel sanat sergilerine ev sahipliği yapıyor.
Yapıda, etkinlik bahçemiz ve müze içinde hediye dükkanımız yer alıyor. Tüm restorasyon sürecini anlatan hem Türkçe hem İngilizce basılmış ‘Barbaros’un Çinili Hamamı: Sinan’dan Bir Başyapıt’ kitabımız var. O da müzemizin dükkanında ve online olarak satışa sunuldu. Müzede suyun nereden geldiği, su ısıtma sistemleri gibi farklı temalar bulunuyor. Ayrıca müzede çocuklar için de atölyeler düzenliyoruz. Yakında yetişkinler için de etkinliklerimiz olacak” diye konuştu.
DHA
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Dünya Türk Kahvesi Günü’ne özel etkinlik
Arçelik, 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü’ne özel bir etkinlik gerçekleştirdi. Arçelik Türkiye Genel Müdürü Can Dinçer’in ev sahipliğinde
Nuri Alço'nun dedesi torunundan daha ünlüymüş...
Yeşilçam'ın kötü karakteri olarak hafızalara kazınan Nuri Alço, bu kez dedesiyle gündeme geldi. Usta oyuncunun dedesinin meğer adını altın harflerle Türk spor tarihine yazdıran efsanelerd...
15. Suç ve Ceza Film Festivali'nde ödül gecesi
Pınar Altuğ’un sunduğu törende Altın Terazi Yarışmaları’nın ödülleri açıklandı. Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nı Sudanlı yönetmenler Anas Saeed, Rawia Alhag, Ibrahim Snoopy, Tim...
Türkiye'nin görsel hafızası koruma altında
Bülent Eczacıbaşı Vakfı bünyesinde kurulan Fotoğraf Araştırma Merkezi (BEVFAM) risk altındaki fotoğraf arşivlerini koruma altına alıp dijitalleştirerek araştırmacıların ve kamuoyunun eriş...
Attilâ İlhan, doğumunun 100. yılında anılıyor
Usta şair, romancı ve düşünce insanı Attilâ İlhan, doğumunun 100. yılında “An Gelir: Attilâ İlhan Anma Günü” başlıklı özel bir programla anılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür, S...
Usta oyuncu, Nebahat Çehre'nin 20 yıllık sırrı ortaya çıktı
Güzelliği, zarafeti ve fit görünümüyle yıllara meydan okuyan Türk sinemasının efsane isimlerinden Nebahat Çehre, hem tarzı hem de enerjisiyle adından söz ettirmeyi sürdürüyor. Modaya olan...
Sabrina Carpenter’dan Beyaz Saray’a müzik tepkisi
Sabrina Carpenter, ICE operasyonunu içeren videoda şarkısının kullanılmasına karşı çıkarak Beyaz Saray’ı “müziğimi gündeminize alet etmeyin” sözleriyle eleştirdi. Amerikalı şarkıcı Sabrin...
'Kadın görünür olursa toplum dönüşür'
Sakıp Sabancı Müzesi’nde Suzanne Lacy’nin ‘Sessiz Sorular’ performansı, kadınların görünürlüğü ve toplumsal eşitlik üzerine sessiz ama güçlü bir diyalog başlatıyor. Ziyaretçiler, şiddet, ...
ADOB’dan yılın son tango konseri
Antalya Devlet Opera ve Balesi, yılın son tango konseri ‘Aspendos Ensemble’ ile sahnede tutkuyu ve ritmi buluşturuyor. Antalya Devlet Opera ve Balesi (ADOB), yılın son tango konseri “Aspe...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Fatih Ürek'in sağlık durumundaki iddia...
Ekim ayında geçirdiği kalp krizi sonrası yoğun bakımda tedavisi süren Fatih Ürek hakkında, sosyal medyada “öldü” iddiaları yayıldı. Ünlü sanatçının menajeri, sağlık durumunun hâlâ kritik ...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Her gün yiyoruz meğer sağlığa zararlıymış
Simitten tatlıya kadar pek çok gıdada bulunan susam aşırı tüketildiğinde ciddi sorunlara yol açabiliyor. Uzmanlar, alerji artışından mide sorunlarına kadar uzanan etkileri nedeniyle susamın tüketiminde porsiyon kontrolü yapılması konusunda uyardı.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.